Hakan Fidan, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 2025 yılının diplomasi açısından fevkalade yoğun geçtiğini belirten Bakan Fidan, yeni yılın ilk günlerinde ortaya çıkan küresel krizlerin, 2026'nın çok daha hareketli bir dönem olacağını gösterdiğini vurguladı.
Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Biz bunu baştan beri söylüyoruz. İlgili birimlerimiz, istihbaratımız, diplomatlarımız, askerlerimiz bu konuyu muhataplarıyla konuşuyorlar. SDG'ye iletiyorlar, Suriyelilere iletiyorlar. Ama burada maalesef baştan da öngördüğümüz gibi bir değişiklik olmadı ve bugün şu anda Halep'ten başlayan süreci de yaşamaya başladık maalesef. Ben burada sürecin inşallah yakın zamanda bitip oradaki paralel yapının da ortadan kalkıp Halep'te tek bir devletin bütün vatandaşlarına tek bir devlet kurumları üzerinden hizmet vermeye başlayacağı anın geleceğine inanıyorum. Olması gereken de budur. Devlet hizmetinde teklikdir ama vatandaşa da kuşatıcılıktır."
SDG ARTIK DURMALI
Bölgedeki ülkelerin isteklerinin farklı olduğunu belirten Bakan Fidan, "Amerika'nın istediği bir resim var; bunlar örtüşüyor. Sadece İsrail burada örtüşmüyor. İsrail "böl, parçala, yönet" taktiğiyle kendi güvenliğini sağlayan, kandan beslenen bir entite durumunda şu anda. Onu bir kenara bırakırsanız ki SDG'nin bunu bırakması lazım artık. Bu toprakların insanlarına sahici bir değer dönüşü yapmak istiyorsa... Yıllardır zaten bu topraklardaki insanların dinini, değerlerini küçümsemişsin. Daha sonra politika yapma adına değer sahiplenmesine başlamışsın. Kimsenin anlamadığı kavramları halka uzun yıllar anlatmışsın" açıklamasında bulundu.
İKİNCİ AŞAMAYA GEÇMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Bakan Fidan, 2025 yılında Türkiye'nin enerjisinin büyük bir kısmını yakın coğrafyadaki çatışmaları sonlandırmaya harcadığını belirtti. Özellikle Gazze'deki duruma dikkat çeken Fidan, şunları kaydetti; "Filistin meselesi bizim için fevkalade önemli. Oradaki soykırım hem milletimizin vicdanında hem de devletimizin stratejik zihninde kanayan bir yaraydı. Bunu durdurmak için elimizden geleni yaptık. 2025 yılında atılan önemli diplomatik hamlelerle nihayetinde, ağır aksak da olsa, bir ateşkese ulaşıldı. Şimdi bunun ikinci aşamasına geçmek için çalışacağız."
BİRÇOK KONUDA GÖREV ALMAYA HAZIRIZ
'Gazze barış planının hayata geçmesi için Türkiye üzerine ne görev düşüyorsa yapmaya hazırdır ve yapacaktır' diyen Fidan, şöyle konuştu: "Bu bir irade. Şimdi bunun hangi alanda nasıl hayata geçeceği meselesi diğer ortaklarımızla beraber daha önce mutabık kalınmış kararlarla beraber yapılacak hususlar var. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çıkarken belli konuların hayata geçirilmesinde sınırdaş iki ülkenin onayının veya koordinasyonunun alınması şartını getiriyor. Sınırdaş iki ülke Gazze'ye biliyorsunuz biri Mısır, biri İsrail. Bunlarla ilgili bir şeye ihtiyaç var. Amerika'nın Türkiye'nin oradaki gerekliliği üzerinde bir anlayışı var, bu konuda bir talebi var. İsrail'in şimdilik deklare ettiği buna bir karşı duruşu var. Bu nereye evrilecek, nasıl olacak bunu göreceğiz. Ama dediğim gibi biz insani yardım, yeniden yapılanma dahil olmak üzere barış gücü de dahil olmak üzere birçok konuda görev almaya hazırız ama şu anda netleşmiş değil. Temaslar, görüşmeler, bu noktadaki koordinasyon toplantıları devam ediyor.





