Elazığ’da yaşayan 41 yaşındaki iki çocuk annesi Aysun Alpsoy, çalıştığı bakım merkezinde bir hastanın müdahalesi sonucu kırılan burnunu tedavi ettirmek için geçirdiği operasyonların ardından mağdur olduğunu öne sürdü. Dört yıl içerisinde 4 kez ameliyat olduğunu belirten Alpsoy, burnunda yırtık, yanık izi ve şekil bozukluğu meydana geldiğini iddia ederek doktor hakkında şikayetçi oldu ve konuyu yargıya taşıdı.
Alpsoy’un burnu, 4 yıl önce Eyşan Özgü Bakım Merkezi’nde çalıştığı sırada bir hastanın ani hareketi sonucu darbe alarak kırıldı. Bunun üzerine merkezin yönlendirmesiyle plastik cerrahi uzmanı Dr. İ.B.’ye başvuran Alpsoy, burnundaki hasarın giderilmesi için tedavi sürecine başladı.
İddiaya göre ilk 3 operasyon doktorun kendi kliniğinde lokal anestezi altında gerçekleştirildi. Son ameliyat ise Elazığ Medikal Hospital’da genel anesteziyle yapıldı.
Ancak burnunun düzelmesi amacıyla ameliyat olan Alpsoy, operasyonların ardından beklediği sonucu alamadığını ve zaman içerisinde farklı sorunlarla karşılaştığını ileri sürdü.
"HER AMELİYATTAN SONRA BURNUM DEĞİŞTİ"
Yaşadığı süreci anlatan Alpsoy, dört ayrı operasyon geçirmesine rağmen burnundaki sorunların devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
“4 yıl önce bu sıkıntıları yaşamaya başladım. Burnumun kırılmasından sonra hocaya gittim. 4 defa burnumu yaptı ama bir türlü verim alamadık. Her seferinde farklı bir burun ortaya çıktı. En son burnumun yapılmasına kadar burnumda kıkırdak erimesi oldu ve burnum sanki ölmüştü.”
Son operasyonun ardından burnunda yanık izi ve şekil bozukluğu oluştuğunu iddia eden Alpsoy, ameliyattan sonraki sabah yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Son olarak Elazığ Medikal Hospital'da ameliyata alındım. Ertesi gün sabah hoca gelip burnumdaki bandı açtığında burnumun bir ucu farklı diğer ucu farklı şekildeydi. Aynı zamanda burnumun üstü yanmıştı.”
Burnunda yanık ve dikiş izlerinin bulunduğunu, ayrıca yırtık oluştuğunu öne süren Alpsoy, burun deliklerinin de birbirine göre orantılı olmadığını söyledi.
"TEKRAR AMELİYAT OLMAYA GÜVENEMİYORUM"
Yaşadığı sorunların ardından kendisine yeniden tedavi önerildiğini belirten Alpsoy, dört operasyonun ardından aynı doktora tekrar güvenemediğini ifade etti.
Alpsoy, “Bunları söyleyince bana tekrar tedaviye alalım seni dediler. 4 tane operasyondan sonra ben nasıl güvenip size geleyim. Ben hocaya benim paramı verin, ben başka bir yere gidip ameliyat olayım dedim, onu da kabul etmedi, ben yapacağım dedi. Yaptığı burun budur” diye konuştu.
Geçirdiği operasyonlar için farklı tarihlerde ödeme yaptığını belirten Alpsoy, ilk iki operasyonda altın, üçüncü operasyonda 7 bin lira, son ameliyatta ise yaklaşık 23-25 bin lira ödeme yaptığını iddia etti.
"İNSANLARIN YÜZÜNE BAKMAYA UTANIYORUM"
Burnundaki değişikliklerin sosyal hayatını da etkilediğini söyleyen Alpsoy, esnaf olduğunu ve insanlarla iletişim kurmakta zorlandığını dile getirdi.
Alpsoy, yaşadığı psikolojik etkileri şu sözlerle anlattı:
“Birisi benim yüzüme bakınca utancımdan yüzümü çeviriyorum, konuşmak istemiyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Ben resmen hayattan koptum.”
Başka doktorlardan da yardım almak istediğini ancak burnundaki mevcut durum nedeniyle bazı hekimlerin operasyonu üstlenmek istemediğini öne süren Alpsoy, bu nedenle daha önce aynı doktora başvurmak zorunda kaldığını belirtti.
"DOKTORDAN ŞİKAYETÇİ OLDUM DAVA AÇTIM"
Burnundaki ilk hasarın bakım merkezinde çalışırken meydana geldiğini anlatan Alpsoy, olayın hastaları molaya çıkardıkları sırada gerçekleştiğini söyledi.
Alpsoy, “Burnum kırıldı fakat tam bir kırık yoktu, çatlak vardı. Hocaya gittikten sonra istersen burnunun ön tarafını kaldırabilirim, benim de hoşuma gidince ikisini bir arada çıkartırım diye düşündüm” ifadelerini kullandı.
Yaşadığı sorunların ardından doktorla uzlaşmaya çalıştığını ancak sonuç alamadığını belirten Alpsoy, “Hocaya, medyaya düşmek istemedim, ücretim neyse verin burnumu düzelteyim, iki tarafta huzurlu olsun dedim. Sonuçta burnumu siz böyle yaptınız, ben yapmadım deyince kabul etmediler. Ben de kabul etmedikleri için dava açtım” dedi.
Alpsoy, olayın ardından doktordan resmi olarak şikayetçi olduğunu ve hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.





