ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde Beyaz Saray’ı sarsan Epstein dosyaları krizine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. New York Times'ta yer alan kapsamlı analize göre, Trump yönetimi Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin baskıyı kontrol altına almak için aylar boyunca Beyaz Saray’ın en güvenlikli alanlarından Situation Room’da kriz toplantıları düzenledi.

Krizin merkezinde, Adalet Bakanlığı ve FBI’ın Temmuz 2025’te yayımladığı ve Epstein’ın “müşteri listesi” olduğuna dair kanıt bulunmadığını belirten not yer aldı. Yönetim, bu açıklamayla dosya üzerindeki baskının azalmasını beklerken, sonuç tam tersi oldu. Özellikle Trump’ın siyasi tabanında dosyaların saklandığına dair tepki büyüdü.

VANCE: BU BÜYÜK BİR SORUN

ABD-İran hattında tansiyon yükseliyor
ABD-İran hattında tansiyon yükseliyor
İçeriği Görüntüle

Analize göre, 17 Temmuz 2025 akşamı Trump’ın üst düzey kurmayları, Başkan olmadan Situation Room’da toplandı. Toplantıya Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, hukuk danışmanları, iletişim ekibi, Adalet Bakanlığı yetkilileri ve FBI yönetimi katıldı.

Toplantıda Vance’in, Epstein dosyalarının MAGA koalisyonunu böldüğünü ve krizin büyüdüğünü söylediği aktarıldı. Vance’in dosyaların mümkün olan en geniş biçimde açıklanmasını savunduğu, aksi halde sızıntılar ve parça parça çıkan bilgilerle krizin aylarca süreceğini düşündüğü belirtildi.

Vance’in, Trump hakkında dosyalarda yer alan doğrulanmamış iddiaların da yönetim tarafından açıklanmasının daha doğru olacağını savunduğu ifade edildi.

TRUMP DOSYALARIN AÇIKLANMASINA SICAK BAKMADI

Habere göre, Trump ise Epstein meselesinin kapatılmasını istiyordu. Başkan’ın dosyalarla ilgili şeffaflık baskısından rahatsız olduğu, danışmanlarının da bu konuyu kendisiyle konuşmaktan kaçındığı aktarıldı.

Trump, daha önce dosyaların açıklanabileceğini ima etse de, özel görüşmelerde bazı bilgilerin kendi çevresindeki kişilere zarar verebileceğini söyledi. Dosyalarla ilgili tartışmaları ise siyasi olarak kendisine zarar vermek için üretilmiş bir “aldatmaca” olarak nitelendirdi.

WALL STREET JOURNAL HABERİ KRİZİ BÜYÜTTÜ

Beyaz Saray’daki kriz toplantılarından biri, Trump’ın Epstein’la geçmiş ilişkisine dair yeni bir haberin yayımlanacağı bilgisi üzerine yapıldı.

Habere göre, Trump söz konusu haberin yayımlanmasını engellemek için medya yöneticileriyle temas kurdu ancak bunu başaramadı. Yazı yayımlandığında Beyaz Saray ekibine Situation Room’da basılı kopyalar getirildi.

Söz konusu haber, Trump’ın 2003’te Epstein için hazırlanan doğum günü kitabına gönderdiği öne sürülen bir kartı gündeme taşıdı. Trump ise iddiaları reddetti ve sosyal medya hesabından, Adalet Bakanı Pam Bondi’den Epstein’a ilişkin büyük jüri kayıtlarının açıklanmasını istemesini talep ettiğini duyurdu.

MAXWELL SEÇENEĞİ MASAYA GELDİ

Toplantılarda, Epstein’ın uzun yıllar birlikte hareket ettiği ve seks ticareti suçlarından hüküm giyen Ghislaine Maxwell’in dinlenmesi de tartışıldı.

Bazı isimler Maxwell’in konuşmasının Trump’a yarayabileceğini düşünürken, Maxwell’e af ya da ceza indirimi verilmesi ihtimali gündeme geldi. Ancak bu seçenek, Beyaz Saray iletişim ekibi ve bazı hukukçular tarafından büyük bir siyasi risk olarak görüldü.

Yetkililer, Maxwell’e herhangi bir avantaj sağlanması halinde bunun kamuoyunda “karşılığında Trump lehine konuştu” algısı yaratabileceğini değerlendirdi.

BONDİ’NİN “EPSTEİN DOSYALARI” ÇIKIŞI TERS TEPTİ

Krizin önemli dönemeçlerinden biri Adalet Bakanı Pam Bondi’nin daha önce yaptığı açıklamalar oldu. Bondi, Fox News’teki bir röportajda Epstein dosyalarıyla ilgili “masamda incelenmek üzere duruyor” anlamına gelen ifadeler kullanmıştı.

Daha sonra Beyaz Saray’da sağcı sosyal medya etkileyicilerine “Epstein dosyaları” başlığıyla dosya klasörleri dağıtıldı. Ancak bu klasörlerdeki bilgilerin büyük bölümünün daha önce kamuoyuna açık olduğu ortaya çıktı.

Bu gelişme, Trump tabanında “şeffaflık” beklentisini daha da artırdı ve yönetimin dosyaları sakladığına dair eleştirileri büyüttü.

FBI VE ADALET BAKANLIĞI ARASINDA GERİLİM

Habere göre, Epstein krizinin ardından FBI yönetimi ile Adalet Bakanlığı arasında da ciddi gerilim yaşandı. FBI Direktörü Kash Patel ve yardımcısı Dan Bongino’nun, Adalet Bakanlığı’nın “müşteri listesi yok” açıklamasından rahatsız olduğu belirtildi.

Bongino’nun, Bondi’yi dosya sürecini baştan yanlış yönetmekle suçladığı ve toplantılarda sert çıkışlar yaptığı aktarıldı. Bongino’nun bir ara istifa etmeyi düşündüğü, ancak Trump’a zarar vermemek için görevde kalmaya ikna edildiği ifade edildi.

BEYAZ SARAY DOSYALAR İÇİN İNTERNET SİTESİ PLANLADI

Trump yönetimi, artan baskıyı azaltmak için Epstein’a ilişkin büyük miktarda belgenin yayımlanacağı bir internet sitesi hazırlamayı da gündeme aldı.

Ancak bu plan, dosyalarda Trump’la ilişkilendirilebilecek doğrulanmamış ve siyasi açıdan zarar verici iddiaların da arama sonuçlarında görünme ihtimali nedeniyle riskli bulundu.

Beyaz Saray ekibi, özellikle sivil davalardan gelen bazı belgelerin kamuya açık bir veri tabanında yer almasının, doğrulanmamış iddialara hükümet onayı verilmiş gibi algılanabileceğinden endişe etti.

KONGRE BASKISI KRİZİ BÜYÜTTÜ

Epstein dosyalarının açıklanması için Kongre’de iki partiden de destek bulan bir girişim başlatıldı. Cumhuriyetçi Thomas Massie ve Demokrat Ro Khanna tarafından sunulan Epstein Files Transparency Act, yönetim üzerindeki baskıyı artırdı.

Başlangıçta Beyaz Saray ve Adalet Bakanlığı dosyaların sınırlı biçimde açıklanmasını hedefledi. Ancak süreç ilerledikçe Kongre’deki baskı büyüdü ve Trump yönetiminin dosyaları kontrol ederek açıklama stratejisi zora girdi.

Kasım ayında yasa Kongre’den geçerken Trump, kaçınılmaz hale gelen düzenlemeyi imzalamak zorunda kaldı.

MİLYONLARCA SAYFALIK DOSYA YAYIMLANDI

Yeni yasa, Epstein’la ilgili milyonlarca sayfalık belgenin açıklanmasının önünü açtı. Analize göre, yayımlanan dosyalarda Trump, ailesi ve Mar-a-Lago gibi Trump’la bağlantılı yerler on binlerce kez geçti.

Trump yönetimi dosyalarda kendisine yönelik suçlayıcı bir unsur bulunmadığını savunurken, Epstein meselesi Trump tabanında dahi yönetimin güvenilirliğini zedeleyen bir krize dönüştü.

“EPSTEİN MESELESİ KAPANMADI”

Haberde, Trump’ın yaz aylarında Epstein dosyalarını “kapanmış bir mesele” olarak göstermeye çalıştığı ancak kendi ekibinin bile bu krizin seçmenler üzerinde etkisini sürdürdüğünü gördüğü aktarıldı.

Trump’ın anketçileri tarafından hazırlanan iç değerlendirmelerde, Epstein dosyalarının seçmenlerin gündeminde kalmaya devam ettiği ve bazı seçmenler açısından yönetim için ciddi bir olumsuzluk oluşturduğu belirtildi.

Analizde, Trump’ın yıllardır siyasi krizleri savuşturmakta kullandığı yöntemlerin Epstein dosyaları karşısında aynı ölçüde işe yaramadığı değerlendirmesi yapıldı.

Epstein dosyaları, Trump’ın ikinci döneminde yalnızca hukuki ve siyasi bir tartışma değil, aynı zamanda MAGA hareketinin kendi içinde güven krizine dönüştüğü en büyük başlıklardan biri haline geldi.

Kaynak: Yeniçağ gazetesi