İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırılmasına yönelik tepkiler sürüyor. İstanbul Barosu, eğitim-öğretim yılının sona ermesine kısa süre kala alınan karara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
İçeriği Görüntüle

Baro, kararın üniversite özerkliği ve eğitim hakkı açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, uygulamanın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.

“HUKUK DEVLETİ İLKESİYLE BAĞDAŞMIYOR”

İstanbul Barosu açıklamasında, gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlanan kararın hiçbir gerekçe içermediğine dikkat çekti.

Baro, tek cümlelik kararın Anayasa’nın güvence altına aldığı üniversite özerkliği, eğitim hakkı ve hukuk devleti ilkesiyle uyuşmadığını belirtti.

Açıklamada, üniversitelerin Anayasa’nın 130’uncu maddesi uyarınca bilimsel özerkliğe sahip anayasal kurumlar olduğu hatırlatıldı.

“ÜNİVERSİTELER ANCAK KANUNLA KAPATILABİLİR”

İstanbul Barosu, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlara da atıfta bulundu.

Açıklamada, faaliyet izninin kaldırılmasının fiilen üniversitenin kapatılması sonucunu doğurduğu, bu nedenle üniversitelerin ancak kanunla kapatılabileceğinin Anayasa Mahkemesi tarafından ortaya konulduğu ifade edildi.

Baro, buna rağmen üniversitelerin varlığının yürütmenin tek taraflı idari tasarrufuna bağlı hale getirildiğini savundu.

“YASAMA YETKİSİ GASP EDİLİYOR”

İstanbul Barosu, kararın yasama yetkisinin yürütme tarafından tek imzalı işlemlerle kullanılmasının yeni bir örneği olduğunu ileri sürdü.

Açıklamada, kamu düzenini ve temel hakları doğrudan ilgilendiren meselelerin demokratik meşruiyetten uzak biçimde tek kişi iradesine tabi kılındığı belirtildi.

Baro, bu durumun Anayasa’nın yetki sınırlarını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelediğini kaydetti.

ÖĞRENCİLER VE AKADEMİSYENLER İÇİN BELİRSİZLİK

Kararın zamanlamasına da tepki gösteren İstanbul Barosu, eğitim-öğretim yılının sona ermesine bir ay kala alınan kararın öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları açısından ağır sonuçlar doğurduğunu açıkladı.

Baro, binlerce öğrencinin eğitim hakkının, akademisyenlerin bilimsel üretiminin ve üniversite emekçilerinin çalışma güvencesinin göz ardı edildiğini belirtti.

Açıklamada, üniversitelerin siyasal müdahale alanı değil; düşünce özgürlüğü, bilimsel üretim ve demokratik toplumun güvencesi olduğu vurgulandı.

BARO’DAN DAYANIŞMA MESAJI

İstanbul Barosu, açıklamasının sonunda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin akademisyenleri, öğrencileri ve emekçileriyle dayanışma içinde olduğunu duyurdu.

Baro, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, bilimsel özerklik ve eğitim hakkından yana olduklarını belirterek, anayasal kurumların tek kişi iradesine tabi kılınmasına karşı olduklarını bildirdi.

Kaynak: ANKA