Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesine yönelik soruları da yanıtlayan Arınç, Sümeyye Erdoğan’ı seçim çalışmaları sırasında daha yakından tanıdığını ifade ederek, “Kendisini hanımefendi, düzgün bir genç olarak tanırım” dedi. Bilal Erdoğan’ı da tanıdığını belirten Arınç, Cumhurbaşkanlığı ihtimallerine ilişkin ise mesafeli bir tutum sergiledi.

“Kim ne düşünüyor, kimin adı geçiyor, bunlar benim alanım değil” diyen Arınç, bu konularda erken yorum yapılmasının doğru olmayacağını vurguladı.

“Babadan Oğula Bir Yönetim Anlayışı Türkiye’ye Uymaz”

Türkiye’de siyasi iktidarın aile içinde devredilmesi algısının toplumda karşılık bulmayacağını savunan Arınç,
“Bu tür örnekler Avrupa’da görülmez. Türkiye ne bir Orta Doğu ülkesi ne de Kafkasya’daki bazı örneklerle kıyaslanabilir” ifadelerini kullandı.

Halkın iradesinin belirleyici olduğunu vurgulayan Arınç, böyle bir senaryonun kamuoyunda kolayca kabul göreceğini düşünmediğini söyledi.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'ndan “Bülent Arınç'ın damadı” kararı

Erdoğan Sonrası Sorulara Temkinli Yaklaşım

AKP içinde Erdoğan sonrasına dair tartışmalarla ilgili sorulara yanıt verirken zorlandığını belirten Arınç,
“Henüz konuşmak için erken olduğunu düşünüyorum. Bir cümle kurup bunun sosyal medyada farklı yerlere çekilmesini istemem” dedi.

Abdullah Gül Vurgusu Dikkat Çekti

Programın en dikkat çeken bölümünde ise Abdullah Gül hatırlatması yapan Arınç, siyasi geçmişe işaret ederek şu ifadeleri kullandı:

“2007 yılında ‘kardeşim Abdullah Gül’dür’ diyen bir siyasi figür, şartlar oluştuğunda benzer bir yaklaşımı yeniden gösterebilir. Bu ihtimali tamamen göz ardı etmemek gerekir.”

Özgür Özel: "Belediye başkanlarımızdaki memnuniyet oranı yüzde 60"
Özgür Özel: "Belediye başkanlarımızdaki memnuniyet oranı yüzde 60"
İçeriği Görüntüle

Arınç’ın açıklamaları, AKP’de Erdoğan sonrası döneme ilişkin olası senaryoların yeniden tartışılmasına neden oldu.

Bülent Arınç: Risk alınmazsa başarı da gelmez, gerekirse İmralı'ya ben  gider, Öcalan'la görüşürüm

“Bunların Bu İttifakta Ne İşi Var?” Tartışması Siyasette Gündemde

Türkiye siyasetinde ittifakların yapısı ve parti kimliklerinin giderek belirsizleşmesi tartışma konusu olmaya devam ediyor. Güncel siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan isimler, seçmen nezdinde “bu partiler bu ittifakta neden yer alıyor?” sorusunun giderek daha sık sorulduğunu vurguluyor.

Son seçim sonuçlarına bakıldığında milletvekili sayısı itibarıyla AK Parti’nin önde olduğu, CHP’nin ikinci sırada yer aldığı, DEM Parti ve MHP’nin ise onları takip ettiği hatırlatılırken; Yeniden Refah Partisi’nin kendi oylarıyla 5 milletvekili çıkarmasının dikkat çekici olduğu ifade ediliyor.

DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’nin önceki süreçte ittifak içinde yer aldığı ancak yeni dönemde bu yapıda bulunmayabilecekleri belirtiliyor. Öte yandan Yavuz Ağıralioğlu’nun Anahtar Partisi ile Ümit Özdağ’ın liderliğindeki partinin üçüncü bir ittifak oluşturup oluşturmayacağına dair kulislerde çeşitli iddialar dillendiriliyor.

Günlük siyasetle doğrudan ilgilenmediğini ancak okunan haberlerden etkilendiğini dile getiren değerlendirmelerde, yüzde 1 oy potansiyeline sahip partilerin dahi siyasal süreçlerde belirleyici bir konuma gelmesinin “iyi mi kötü mü” olduğu sorgulanıyor. Parti kimliklerinin zayıfladığı, geçmişte partilerin seçmenle doğrudan bağ kurarak kimliklerini koruduğu ancak günümüzde bazı ittifakların seçmende soru işaretleri yarattığı ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi