CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açıklamaya; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP Bursa milletvekilleri Kayıhan Pala, Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk ile Bursa Kent Konseyi Başkanı Ertuğrul Aksoy katıldı.

Çok sayıda partili ve vatandaşın da yer aldığı buluşmada, satışa çıkarılan arazilerin Bursa’nın geleceği açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Katılımcılar, kararın yalnızca bir “arsa satışı” değil, kentin kamusal hafızasına ve geleceğine yönelik bir müdahale olduğunu dile getirdi.

“RANT DEĞİL, YAŞAM ALANI”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuşmasında sert ve net ifadeler kullandı:

“Her şey rant değildir, her şey para değildir. Burası bir deprem toplanma alanıdır. Böyle kritik bir alanın satışını kabul etmiyoruz, ettirmeyeceğiz.”

Özdemir, özellikle olası bir afet durumunda bu tür alanların hayati rol oynadığına dikkat çekerek, kamu yararının her türlü ekonomik beklentinin üzerinde tutulması gerektiğini söyledi.

BOZBEY’DEN “MEYDAN VE KAMU ALANI” VURGUSU

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise konuşmasında hem planlama hem de kent vizyonu açısından önemli mesajlar verdi.

Bozbey, Büyükova Projesi kapsamında korunması gereken alanların dahi satış listesine alınmasını eleştirerek şunları söyledi:
“Bu alanlar Bursalıların. Bugün satarsınız ama yarın on katını verseniz bile geri alamazsınız. Kentin geleceğini kaybederiz.”

Bozbey, söz konusu alanın Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi gerektiğini belirterek,
• altı otopark,
• üstü meydan,
• miting ve sosyal etkinlik alanı
olarak düzenlenmesi önerisini yineledi.

“Bursa’da büyük çaplı etkinliklerin yapılabileceği bir alan eksik. Burası tam da bu ihtiyacı karşılayacak nitelikte” diyen Bozbey, alanın kamusal kullanımda kalmasının zorunluluk olduğunu ifade etti.

“SATAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, satış kararını ekonomik ve siyasi açıdan değerlendirdi.

Öztürk, kamu-özel iş birliği modeline sert eleştiriler yönelterek,
“Yapan değil, satan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Sağlık alanları bir gecede, Bursalılara sorulmadan satışa çıkarılıyor” dedi.

Arazilerin toplam değerinin yüz milyonlarca doları bulduğunu ifade eden Öztürk, “Bu kentte yaşayanların hakkı olan yerler, belli çevrelere aktarılmak isteniyor” sözleriyle tepki gösterdi.

SARIBAL: “KAMU HİZMETLERİ PİYASAYA TERK EDİLEMEZ”

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise sağlık ve eğitim politikaları üzerinden eleştirilerini dile getirdi.

Sarıbal, “Eğitim, sağlık, gıda ve tarım asla özel sektöre teslim edilemez. Nilüfer’de de Yıldırım’da da kamu hastanelerine ihtiyaç var” dedi.

Özelleştirme politikalarının uzun vadede toplumsal eşitsizlikleri artırdığına dikkat çeken Sarıbal, söz konusu alanların asli kullanım amacının değiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.

PALA: “VERİLER ORTADA, BURSA GERİYE GİDİYOR”

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala ise sağlık sistemine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.

“Bursa sağlıkta 31. sırada. Böyle bir tabloda sağlık alanlarını satmak kabul edilemez” diyen Pala, geçmişte aynı bölgeler için verilen “sağlık tesisi olarak kalacak” sözlerini hatırlattı.

Pala, “Yıllar önce burada mücadele ettik, sözler verildi. Şimdi ne değişti?” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

“BURSA’NIN GELECEĞİ SATIŞA ÇIKARILAMAZ”

Toplantıda ortak mesaj netti:

Satışa çıkarılan araziler yalnızca bugünün ekonomik konusu değil, Bursa’nın geleceğiyle ilgili bir karar.

Katılımcılar, bu alanların:
• deprem toplanma alanı,
• sağlık tesisi,
• sosyal ve kültürel donatı alanı
olarak korunması gerektiğini vurguladı.

SON SÖZ: “TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

CHP’li yöneticiler ve milletvekilleri, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, satış kararının geri çekilmesi çağrısını yineledi.

Bursa'da Ramazan'ın bereketi paylaştıkça çoğaldı
Bursa'da Ramazan'ın bereketi paylaştıkça çoğaldı
İçeriği Görüntüle

Açıklamada öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:
“Bu alanlar Bursalıların ortak malıdır, satılamaz.”