HABER: BURHAN KURTULMUŞ

Bursa’nın tarihi çarşı bölgesinde bulunan ve Prusa ad Olympum dönemine tarihlenen oda mezarı, Bithynia Krallığı dönemine ait önemli arkeolojik eserlerden biri olarak kabul ediliyor.

MÖ 2. yüzyıla tarihlenen mezar, kesme taş mimarisi, yarım daire kemerli girişi ve tonozlu yapısıyla Helenistik Anadolu nekropol mimarisinin nadir örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Uzmanlara göre yapı, antik Bursa’nın akropolis ve nekropol alanları arasındaki ilişkiyi gösteren önemli bir arkeolojik belge niteliği taşıyor.

“Dilek Yeri Değil, Arkeolojik Anıt”

Sanat tarihçisi Selim Can Yelseli, Bursa Saati’ne yaptığı açıklamada son dönemde mezara para atılması ve dilek tutulmasının ciddi bir yanlış olduğunu söyledi.

Yelseli, bu tür uygulamaların anıtın arkeolojik ve estetik değerini gölgelediğini belirterek şunları söyledi:

“Bu yapı büyük ihtimalle kraliyet çevresinden elit bir kişiye ait cenaze ritüelini barındıran bir mezar anıtıdır. Ancak günümüzde halk arasında dilek tutulan bir yer gibi görülmeye başlanması, eserin asıl değerini gölgede bırakıyor.”

Koruma İlkelerine Aykırı

Yelseli, kültürel mirasın korunmasına ilişkin UNESCO ve ICOMOS ilkelerine dikkat çekerek, tarihi yapıların fiziksel ve manevi bütünlüğünün korunması gerektiğini vurguladı.

Mezarın bulunduğu alanda bilgi levhasının yetersiz olduğunu, çevresindeki bazı modern müdahalelerin de yapının estetiğiyle uyumsuz olduğunu belirten Yelseli, halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Dilek Kuyusuna Dönüşmemeli”

Tarihi mezarın çarşı içinde bulunmasının zamanla farklı halk inanışlarını da beraberinde getirdiğini belirten Yelseli, şu uyarıda bulundu:

Yıldırım'da Çanakkale ruhu sahneye taşındı
Yıldırım'da Çanakkale ruhu sahneye taşındı
İçeriği Görüntüle

“2200 yıllık bir Helenistik mezarın dilek kuyusuna dönüşmesi kabul edilebilir bir durum değil. İnsanların para atması hem yapıya zarar veriyor hem de anıtın tarihsel anlamını değiştirme riski taşıyor.”

Çözüm: Bilgilendirme ve Rehberli Ziyaret

Uzmanlar, tarihi yapının korunması için bilgilendirme levhaları, rehberli ziyaretler ve kültürel miras bilincini artıracak çalışmalar yapılması gerektiğini belirtiyor.

Aksi halde, antik Prusa ad Olympum’un önemli bir nekropol anıtı olan mezarın, zamanla sadece “dilek tutulan bir nokta” olarak algılanma riski taşıdığı ifade ediliyor.