Sağlık; barışın, güvenliğin ve insan onurunun korunduğu bir yaşamın sonucudur. Bu nedenle savaşlar, yoksulluk ve eşitsizlikler en çok çocukları vurur; en ağır bedeli her zaman en savunmasız olanlar öder.

Filistin’de yaşanan ağır insani kriz, binlerce çocuğun yaşamını yitirmesiyle insanlık vicdanında derin bir yara açmaktadır. Çocukların, kadınların, masum sivillerin öldüğü bir dünyada hiçbir sağlık sistemi, hiçbir bilimsel ilerleme “başarı” olarak tanımlanamaz.

Triatlon Türkiye Şampiyonası’nda Osmangazi başarısı
Triatlon Türkiye Şampiyonası’nda Osmangazi başarısı
İçeriği Görüntüle

Bölgemizde onlarca ülkeye yayılan bir vahşi saldırı sürdürülüyor. Gazze’de başlatılan binlerce çocuk dahil topyekûn soykırım saldırısı; ölümü, yıkımı ve katliamı Gazze’den Beyrut’a ve İran Minab’da bir ilkokulu arsızca hedef alarak 168 çocuğu katledecek şekilde yayılıyor. Noktasal duyarlılıkta ölüm makinalarıyla cinayetler işleyebilmekle övünenler bu çocuk katliamından bile hicap duymuyor. Ne yazık ki insanlık petrol ve altın fiyatlarını bu soykırımdan daha çok dert ediyor. Zaten tüm insani değerleri ve uluslararası hukuk kurallarını yok ederek ABD ve suç ortağı İsrail tarafından sürdürülen bu vahşetin temel gücü de bu vicdanı kör olmuş bencillik değil mi?

Tüm Ortadoğu halklarına yönelik vahşi emperyalist saldırı hekimlik vicdanımızı sızlatıyor. İnsanlık onuru adına isyan ediyoruz.

Dünyanın en temel medeniyetlerinden biri olan kadim İran Medeniyetini bir gecede topyekûn yok etmekten söz edebiliyor bu tekinsiz gücün aklımızın içinde çınlayan sözcüsü. İnsanlık susuyor. Bize dayatılan bir atalet içinde felaketi seyretmek. Sadece rant hesaplarını ve korkutulup kendimizi korumak dürtüsüyle vicdanımızın esir alınmasına isyan ediyoruz.

Yaşama, yaşatmaya yeminli hekimler olarak; topyekûn bir bölge savaşına dönüştürülen emperyalist saldırganlığı ve dünyanın sessizliğini; insanlık adına, çağımız adına utanç verici buluyor, lanetliyoruz.

Cumhuriyet tarihimizden biliyor ve inanıyoruz ki; insanlık onuru, açgözlü sömürgeci saldırganlığı yaşattığı tüm acılara rağmen, hep yenmiştir ve yine yenecektir.

Ülkemizde sağlıklı yaşama hakkı; derinleşen ekonomik kriz, yetersiz sosyal politikalar ve sağlık sistemindeki aksaklıklar nedeniyle her geçen gün daha fazla tehdit altındadır. Önlenebilir nedenlerle ölümlerinin hâlâ gündemimizde olması, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflaması ve eşitsizliklerin artması kabul edilemezdir.

Sağlık sisteminin geldiği noktada; artan iş yükü, şiddet tehdidi ve nitelikli sağlık hizmetine erişimde yaşanan sorunlar yalnızca hekimleri değil, doğrudan toplumun en kırılgan kesimlerini, özellikle çocukları, kadınları ve yoksulları etkilemektedir.

Bizler;

* Yaşam hakkını koşulsuz savunmayı,

* Savaşlara, şiddete ve eşitsizliklere karşı hekimlik sorumluluğunu sahiplenmeyi,

* Nitelikli, erişilebilir ve eşit sağlık hizmeti için mücadeleyi sürdürmeyi,

* Sağlıkta şiddetin son bulduğu güvenli çalışma ortamlarını talebini

mesleki ve insani bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bursa Tabip Odası Genel Kurulu olarak; çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivillerin ölmediği, öldürülmediği; sağlığın bir hak olarak korunduğu, barışın egemen olduğu bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.