BURHAN KURTULMUŞ / BURSA SAATİ
Bursa’da gazeteciler ve basın meslek örgütleri, basın özgürlüğüne yönelik baskılara dikkat çekmek amacıyla Fomara Meydanı’nda buluştu. “Artık yeter, nefes alamıyoruz” sloganıyla gerçekleştirilen açıklamada, gazeteciliğin iktidarların ya da sermayenin değil, halkın yanında olması gerektiği vurgulandı. Eyleme siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticiler de destek verdi.

Açıklamayı Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu okudu. Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının meselesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, gazetecilere yönelik baskıların halkın haber alma hakkını da engellediği ifade edildi.

“GAZETECİLİK HALKIN YANINDA OLMAKTIR”
Basın meslek örgütlerinin ortak açıklamasında, gazeteciliğin siyasi iktidarların veya sermaye çevrelerinin çıkarlarına hizmet etmek anlamına gelmediği belirtildi. Gazetecilerin temel sorumluluğunun halkın bilmesi gerekenleri ortaya çıkarmak olduğu vurgulanarak, işçilerin hak mücadelelerinden kadınların yaşadığı şiddete, gençlerin sorunlarından yoksulluğa kadar toplumu ilgilendiren gelişmelerin kamuoyuna aktarılmasının mesleğin kamusal sorumluluğu olduğu kaydedildi.
Açıklamada, gazetecilerin iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının kullanımını araştırdıkları ve toplumun farklı kesimlerinin sesini duyurdukları için hedef alındıkları savunuldu. Gözaltı, tutuklama, ev hapsi ve mesleki güvencelerin kaybedilmesi gibi uygulamaların gazetecilerin çalışma koşullarını ağırlaştırdığı ifade edildi.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TOPLUMUN HABER ALMA HAKKIDIR”
Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi ve gazetecilerin tutuklanması gibi uygulamaların eleştirildiği açıklamada, bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik güçlükler nedeniyle yayın hayatlarını sürdürmekte zorlandığına da dikkat çekildi.
Basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin yalnızca gazetecileri etkilemediği belirtilen açıklamada, yurttaşların gerçeklere ulaşma ve gelişmeler hakkında bilgi edinme hakkının da zarar gördüğü kaydedildi. Gazetecilere yönelik baskıların toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelik bir müdahale olduğu vurgulandı.
Açıklamada, farklı siyasi görüşlere sahip gazetecilerin de birbirlerinin haber yapma hakkını savunması gerektiği ifade edilerek mesleki dayanışmanın önemine işaret edildi. Sansüre karşı sessiz kalınmaması çağrısı yapılan açıklamada, gazetecilerin ortak geleceğinin dayanışmayla korunabileceği belirtildi.

OZAN KAPLANOĞLU İÇİN DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Bursa’da cezaevinde bulunan gazeteci Ozan Kaplanoğlu da açıklamanın gündemindeydi. Kaplanoğlu’nun bir konuşmayı haberleştirdiği için tutuklu bulunduğu belirtilen açıklamada, konuşmayı yapan kişinin beraat ettiği, buna karşın konuşmanın haberini yapan gazetecinin cezaevinde olduğu ifade edildi.
Kaplanoğlu’nun durumuna dikkat çekilen açıklamada, gazetecilik faaliyetinin suç sayılmasına tepki gösterildi. Gazetecilere yönelik yargı süreçlerinin sona erdirilmesi ve tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılması talep edildi.

ÇOK SAYIDA KURUMDAN DESTEK
Fomara Meydanı’ndaki buluşmaya Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Barosu Başkanı Yener Koray, Bursa Tabip Odası Başkanı Ferda Firdin, DİSK, KESK, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sorumlusu Murat Korkut ve Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın yanı sıra TÜMTİS temsilcileri de katıldı.
Bursa Barosu başta olmak üzere akademik meslek odaları, siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin destek verdiği eylemde, basın özgürlüğü için ortak mücadele mesajı verildi.

TALEPLERİNİ SIRALADILAR
Basın meslek örgütleri, açıklamanın sonunda tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, haber üzerindeki yargı baskısının sona erdirilmesi, medyadaki kayyım uygulamalarına son verilmesi ve erişim engellerinin kaldırılması çağrısında bulundu. Kamu ilanlarının adil ve eşit dağıtılması gerektiği de vurgulandı.
Açıklama, basın özgürlüğünün anayasal güvence altına alınan temel bir hak olduğuna dikkat çekilerek gazeteciliğe yönelik baskılardan vazgeçilmesi çağrısıyla sona erdi.




