HABER: BURHAN KURTULMUŞ

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde bulunan Yiğitler Anadolu İmam Hatip Lisesi bünyesindeki imam hatip ortaokulunda öğrencilere tarikat şeyhine ait bir kitabın dağıtıldığı iddiası tartışma yarattı.

Nakşibendi tarikatının şeyhlerinden Seyda Feyzullah Konyevi’ye ait “Asrı Saadet Seferleri” adlı kitabın öğrencilere ücretsiz olarak verildiği öğrenildi.

Kitap dağıtımının, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türk Kızılayı gibi kurumlarla protokol imzaladığı belirtilen Kevser Eğitim Vakfı tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.

Vakfın sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Kevser Eğitim Vakfı olarak Bursa’da bir ilkokulu ziyaret ederek Seyda Feyzullah Konyevi hazretlerinin ‘Asrı Saadet Seferleri’ kitabını öğrencilerimize hediye ettik” ifadelerine yer verildi. Paylaşımda öğrencilerin ellerinde kitaplarla çekilmiş fotoğrafları da yer aldı.


“Tarikatlar okulları örgütlenme alanı olarak kullanıyor”

Konuya ilişkin Bursa Saatine değerlendirmelerde bulunan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Bursa Şubesi Başkanı Özkan Rona, son yıllarda tarikat ve cemaatlerin okulları örgütlenme ve yeni mürit kazanma alanı olarak kullandığını söyledi.

Rona, özellikle imam hatip okullarında bu yapıların daha rahat faaliyet yürüttüğünü savunarak, “Okulların yönetim kadrolarında tarikat mensubu ya da tarikatlarla bağlantılı kişiler yer alabildiğinde bu yapıların okullara girişinin önü açılıyor. Bu durum da tarikatların öğrencilerle doğrudan temas kurmasına zemin hazırlıyor” dedi.

“Müfredat dışı faaliyetlere izin verilemez”

Okullarda gerçekleştirilen bu tür faaliyetlerin hukuki açıdan da sorunlu olduğunu vurgulayan Rona, Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı olmadan herhangi bir kurumun okullarda kitap dağıtımı ya da eğitim çalışması yapamayacağını ifade etti.

Rona, “Resmi olarak ilan edilmiş müfredatın dışında herhangi bir kurum ya da kuruluş, Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı olmadan eğitim faaliyeti yürütemez. Kitap dağıtımı, sosyal etkinlik düzenlenmesi ya da öğrencilerle doğrudan temas kurulması mümkün değildir” diye konuştu.

Bu tür faaliyetlerde öğrencilerin kişisel verilerinin de izinsiz şekilde paylaşılabildiğine dikkat çeken Rona, bunun ayrı bir hukuki sorun oluşturduğunu belirtti.


“Laik eğitim anlayışıyla bağdaşmaz”

Bir tarikat liderinin kitabının devlet okullarında öğrencilere dağıtılmasının laik eğitim sistemiyle bağdaşmadığını söyleyen Rona, söz konusu yayınların temel amacının tarikat liderlerine bağlılığı yaygınlaştırmak olduğunu dile getirdi.

Rona, “Bu tür yayınlarda genellikle tarikat şeyhlerine bağlılık ve biat kültürü ön plana çıkarılır. Kitap üzerinden verilmek istenen mesaj da budur. ‘Seyda’ olarak anılan tarikat liderinin tanıtılması ve öğrenciler arasında bilinirliğinin artırılması hedeflenmektedir” ifadelerini kullandı.

Devletin eğitim kurumlarının tarikatların kendi öğretilerini yaygınlaştıracağı alanlar olamayacağını belirten Rona, “Laik bir ülkede kamusal eğitim kurumları ve devletin imkanları, tarikatların kendi şeyhlerini ve düşüncelerini yaygınlaştırmaları için kullanılamaz. Bu durum açık bir anayasa ihlalidir” dedi.


“Değerler eğitimi adı altında faaliyet yürütülüyor”

Rona, bu tür çalışmaların çoğu zaman “değerler eğitimi” başlığı altında yürütüldüğünü belirterek, evrensel değerler üzerinden yapılan faaliyetlerin arka planında farklı amaçlar olabildiğini söyledi.

“İyilik, yardımlaşma ve dayanışma gibi evrensel kavramlar üzerinden düzenlenen etkinlikler bir vitrin olarak kullanılabiliyor” diyen Rona, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu etkinliklerin arkasında çoğu zaman vakıf ya da dernek görünümlü tarikat yapıları bulunuyor. Öğrenciler sohbetlere davet ediliyor, kitap ve broşürler dağıtılıyor. Hatta bazı durumlarda bu kitaplar üzerinden ödüllü yarışmalar düzenlenerek öğrencilerin bu yayınlara yönelmesi sağlanıyor.”


“Sorumluluk kamu yönetiminde”

Tarikat ve cemaatlerin okullarda bu kadar rahat hareket edebilmesinin temel nedeninin kamu yönetiminin bu yapılara alan açması olduğunu savunan Rona, konunun acilen denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Bursa Kapalı Çarşı’da bayram şekeri mesaisi başladı
Bursa Kapalı Çarşı’da bayram şekeri mesaisi başladı
İçeriği Görüntüle

Rona, “Bugün herhangi bir okulda bu yapılarla bağlantılı bir kişi bulunduğunda, kimi zaman bir öğretmen kimi zaman da bir yönetici aracılığıyla bu tür faaliyetlerin önü açılabiliyor. Eğitim kurumları bu tür yapıların faaliyet alanı haline gelmemelidir” diye konuştu.