Oda Başkanı Melike Baysal imzasıyla yayımlanan metinde, yürürlükteki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile 7527 sayılı düzenleme arasında çelişki olduğu belirtilerek, yeni düzenlemenin hayvanların yaşam hakkını kısıtladığı ifade edildi.
“Kapasite yetersizliği krizi derinleştiriyor”
31 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Bursa İl Hayvan Koruma Kurulu Toplantısı’nda paylaşılan verilerin aktarıldığı açıklamada, kentte yaklaşık 35–37 bin sahipsiz hayvan bulunduğu, buna karşın belediyelerin toplam bakım kapasitesinin yalnızca 5 bin civarında olduğu bildirildi.
Açıklamada, bu durumun “on binlerce hayvan için yer olmadığı ve mevcut politikanın sürdürülemez olduğu” anlamına geldiği kaydedildi.
Üniversite hayvanlarının toplanması tartışma yarattı
Toplantıda üniversite yerleşkelerindeki hayvanların toplanmasının da gündeme geldiği belirtilerek, önceliğin yardıma muhtaç hayvanlar olması gerekirken, bakımı yapılan hayvanların hedef alınmasının sorunu çözmek yerine görünmez kılmaya yönelik olduğu ifade edildi.
“Toplanan hayvanlar nerede?”
Açıklamada, sahada yürütülen toplama faaliyetlerine dikkat çekilerek şu sorular yöneltildi:
- Toplanan hayvanlar nerede?
- Hangi koşullarda tutuluyorlar?
- Kaçı hayatta?
İçişleri Bakanı’nın “sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 75’i toplandı” yönündeki açıklamasına da değinilerek, bu hayvanların akıbetine ilişkin belirsizliğin endişe verici olduğu belirtildi.
Veteriner hekimlere baskı iddiası
Metinde, belediyelerde görev yapan veteriner hekimlerin etik duruşları nedeniyle baskı gördüğü öne sürüldü. Veteriner hekimlerin “vicdan ile idari talimatlar arasında bırakıldığı” ifade edilirken, ötanazinin çözüm olarak kabul edilmediği vurgulandı.
Konya’da toplu halde ölü bulunan köpekler ile Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yaşanan açlık ve bakımsızlık vakalarının, mevcut politikanın sahadaki sonuçlarını ortaya koyduğu kaydedildi.
“Sorun büyümedi, yönetilemedi”
Sağlık Bakanlığı verilerine de yer verilen açıklamada, kuduz vakalarında artış olmadığı ancak “kuduz riskli temas” nedeniyle yapılan aşı sayısının yükseldiği belirtildi. Bu durumun, sorunun büyümesinden ziyade yönetilememesine işaret ettiği ifade edildi.
Çağrı: “Yaşamı koruyun”
Açıklamada valiliklere ve belediyelere çağrıda bulunularak, hayvanların toplanmasına yönelik baskı yerine yaşamı koruyacak politikaların hayata geçirilmesi istendi.
Belediyelere ise doğal yaşam alanlarının güçlendirilmesi, sahiplendirmenin artırılması ve mevcut bakım kapasitesinin insani koşullarda geliştirilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Bu mesele yalnızca hayvanların değil; hukukun, vicdanın ve birlikte yaşama iradesinin meselesidir” ifadeleriyle sona erdi.





