İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın son kurultayında "seçime hile karıştırıldığı ve Siyasi Partiler Kanunu'na muhalefet edildiği" iddiasıyla başlattığı soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.
İnan Güney, Özgür Çelik ve Rıza Akpolat'ın da aralarında olduğu 10 parti yöneticisi için 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
ÇELİK, EMNİYETTE İFADE VERMİŞTİ
Soruşturma kapsamında verilen talimat sonrası Çelik, geçtiğimiz ay İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne giderek ifade vermişti.
Çelik, yaklaşık 2 saat süren işlemlerin ardından Vatan Caddesi'ndeki emniyet yerleşkesi önünde yaptığı açıklamada, tutuklu bir kişinin partisinin il kongresine yönelik beyanları sonrası ifadeye çağırıldığını söylemişti.
Söz konusu kişiye kendisine oy vermesi için menfaat teklif edildiği iddiası sonrası 10 kişinin ifadesinin alındığını belirten Çelik, tutuklu kişinin söylemlerinde çok fazla çelişki olduğunu savunmuştu.
Kongrede yarıştığı Cemal Canpolat'ın listesinde delege adayı olduğunu iddia eden kişinin aslında 18'inci sırada yönetici adayı olduğunu dile getiren Çelik, şöyle konuşmuştu:
"Madem kendisine bana oy vermesi için bir menfaat teklif edilmiş, o da girmiş rakip listenin yönetici listesi adayı olmuş. CHP kongrelerinde listede yazılı olanlar, delegeler, yönetici adayları çıkarlar konuşma yaparlar ve kongreyi kazanmak için o sürece yönelik her şeyi konuşurlar. Eğer kendisine bir menfaat teklif edilseydi Ekim 2023'teki İstanbul Kongresi'nde çıkar, 'Ey delegeler, ben Cemal Canpolat'ın listesinin yönetici adayıyım. Bana Özgür Çelik'in listesindekiler menfaat teklif ettiler.' der ve kazanmak için delegeleri ikna etmeye çalışırdı. Kongreden önce, kongre zamanı ve sonrasında bir şey söylememiş. Sonra tutuklanarak cezaevine girmiş. Cezaevinden kurtulabilmek için bu tür ifadeler kullanmış."
Özgür Çelik, ifadesinde CHP'nin 8 Ekim 2023'teki il kongresinde il başkanı seçildiğini belirtmişti. Kongre sürecine ilişkin bilgi vermesi istenen Çelik, "CHP'de 6 yıla yakın ilçe başkanlığı yaptım. 38. olağan kongre döneminde tekrar ilçe başkanı seçildim. Bu kongreye giden süreçte seçilen 39 ilçe başkanının 26'sı, içlerinden bir ilçe başkanını il başkanı olarak görmek istediler. 26 ilçe başkanımız aralarında yaptıkları değerlendirmeyle beni il başkanlığına aday gösterdiler. Değerli il delegelerimizin teveccühüyle başkan seçildim." demişti.
Çelik'e, Beykoz Belediye Başkanlığınca bir kısım mal ve hizmet alımı, belediye personeli ve ihale süreçlerine katılan bazı firma yetkililerinin yaptıkları iddia edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle açılan davanın tutuklu sanıklarından Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş'ün bu dosya kapsamında alınan ifadesindeki içerikler sorulmuştu.
Gümüş ifadesinde, Çelik'in kendisini arayıp İstanbul Olağan Kongresi'nde destek istediğini, "Bak biz hemşehriyiz. Senin beni desteklemen lazım. Beşiktaş'ta Fahrettin abin var. Onunla bir görüş." dediğini anlatmıştı.
O dönemde Beykoz CHP İlçe Teşkilatı'nda görev yaptığı için durumu İlçe Başkanı Mahir Taştan'a ilettiğini belirten Gümüş, Taştan'ın bu görüşmeye yalnız gitmemesi için kendisini uyardığını, bunun üzerine il delegesi Uğur Gökdemir ile Fahrettin Çırak adlı kişiyle görüşmek üzere Beşiktaş'a gittiklerini aktarmıştı.

ÇELİK'E OY VERİLMESİ İÇİN 100 BİN TL TEKLİF EDİLDİĞİ İDDİASI
Gümüş, "Bu görüşme esnasında Çırak bize, Özgür Çelik'i kendilerinin aday yaptığını, bizim gibi genç adamların yaşlıların yanında ne işi olduğunu, Özgür Çelik'e oy vermemiz gerektiğini, kendisinin burada bulunmasını Özgür Çelik ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın istediğini belirterek, kişi başı 100 bin TL para teklif etti." iddiasında bulunmuştu.
Para teklifinin nereye kadar çıkacağını görmek için iki kişi olarak toplamda 750 bin TL istediklerini, görüşmeyi de sesli olarak kaydettiklerini anlatan Gümüş şu iddialarda bulunmuştu:
"Ses kaydı başlamadan önceki zaman diliminde Fahrettin Çırak bize vermeyi düşündüğü para miktarını açıklamıştı. Bu parayı da Özgür Çelik'in yönlendirmesiyle bize vereceğini zaten bana telefon eden kişinin Çelik olması sebebiyle anladım. Oradan çıktıktan sonra Beykoz İlçe Başkanımız Mahir Taştan'ın yanına gidip ses kaydını teslim ettik. Mahir Başkan da bu kaydı dönemin İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na verdi. Canan Hanımın da bu kaydı o dönemki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na ilettiğini biliyorum."
Özgür Çelik, Gümüş'ün bu ifadesine ilişkin, kongrede aday olduğunda 600 il delegesinin tamamını tek tek aradığını belirterek, "Aradığım her delegeye birbirine benzer ifadeler kullandım. Kongrede rekabet içinde olduğumuz Cemal Canpolat'ın daha önce il başkanlığı yaptığını, kıymetli bir büyüğümüz olduğunu, benim yaşımın daha genç olduğunu, daha hızlı koşacağımı, partiyi daha iyi temsil edeceğimi, 6 yıllık ilçe başkanlığı deneyimimle genç enerjimi birleştirerek daha başarılı bir süreç yürüteceğimi ifade ederek delegelerden destek istedim. Bu aramaları da normal bir biçimde yaptım. FaceTime üzerinden bir arama yapmadım." demişti.
"GÜMÜŞ, KONGRENİN KAYBEDEN TARAFINDADIR"
Çelik, Veli Gümüş'ü yüz yüze hiç görmediğini, kongre döneminde de özel bir tanışıklığı olmadığını, aday olması sebebiyle elindeki listeden standart bir arama yaptığını belirtmişti.
Gümüş Beykoz operasyonunda gözaltına alındığında ismine aşina olduğunu bildiren Çelik, "Son dönemlerde gözaltına alınıp tutuklananların çeşitli iftiralarla cezaevinden kurtulmaya çalıştığını görüyoruz. Kaldı ki Veli Gümüş, İstanbul kongresinde rakibim olan Cemal Canpolat'ın listesinde yönetici adayıdır ve kongrenin kaybeden tarafındadır. Ayrıca ifadelerinin yalan ve iftira olduğunu, kendi ifadelerinden de açıkça görüyoruz." demişti.
"Kongreyi kaybetmiş listede yer alan bir ismin ifadeleriyle İstanbul İl Kongresinin sakatlanması amaçlanmaktadır." ifadesini kullanan Çelik, Fahrettin Çırak'ın CHP meclis üyesi olduğunu belirterek, bu kişiyle kongre süreçlerini etkileyecek bir görüşme yapmadığını savunmuştu.
Çelik, dosya kapsamında ifadesine başvurulan gazeteci T.E'nin Kasım 2023'te yapılan ana kurultayda şaibeler olduğu iddiasının sorulması üzerine, bu kişiyi tanımadığını, iddiaların muğlaklık içerdiğini ve bu nedenle değerlendirme yapmayı uygun görmediğini ifade etmişti.
Dosyaya giren bir ses kaydıyla ilgili alınan bilirkişi raporunda 3 kişinin karşılıklı diyalogları gösterilen Çelik, kendisi ile Cemal Canpolat'ın adının geçtiği ve çeşitli meblağlarda pazarlık yapılan diyaloglarla ilgisi olmadığını savunmuştu.