Sağlık

CHP’li Pala’dan iş kazaları ve meslek hastalıkları hakkında iki ayrı soru önergesi

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, sağlık kuruluşlarında çalışan sağlığı ve güvenliği alanındaki ağır tabloya dikkat çekerek, iki ayrı bakanlığa soru önergesi iletti.

Milletvekili Pala, 22 Eylül 2025 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ilettiği soru önergesinde, ülkemizde özellikle ölümcül iş kazalarının çok yüksek olduğunu ve 2012 yılında 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yasalaşmış olmasına karşın, kanunun iş kazalarının önlenmesinde ve meslek hastalıklarına tanı konmasında yetersiz kaldığını ifade etti. Konu hakkında Pala, “Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2024 yılı verilerine göre, Türkiye, yüz bin işçide 11,5 ölüm ile dünyada ölümcül iş kazalarının en yüksek yaşandığı ülkedir. Ölümcül iş kazası sayısı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kabul edilmesinden itibaren neredeyse 2 kat artmıştır. Bu durum ülkemizdeki çalışma koşulları ve bu koşulların denetimine dair vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Çalışma Bakanlığı çalışan sağlığı ve güvenliği alanındaki sorumluluklarını yerine getirememektedir. Sağlık Bakanlığı ise bu alanda herhangi bir sorumluluğu yok gibi davranmayı tercih etmektedir” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ilettiği soru önergesinde Pala ayrıca, ülkemizde meslek hastalıklarına tanı konulamadığını, emekçilerin anayasal ve yasal haklarından mahrum bırakıldıklarını vurguladı. “6331 sayılı Kanun iş kazalarının önüne geçememiş, meslek hastalığı tanısı koyma noktasında da başarı sağlayamamıştır” ifadesini kullandı.

Milletvekili Pala, aynı tarihte Sağlık Bakanlığı’na ilettiği soru önergesinde ise sağlık kuruluşlarında meydana gelen iş kazalarına ayrıca değindi. Pala, Bakanlığa bağlı sağlık kuruluşlarında yaşanan iş kazaları verilerinin Ağustos 2018 tarihinden itibaren toplandığının ve raporlandığının ifade edilmesine rağmen ilgili raporların kamuoyuna açıklanmamasını eleştirdi.

Kendilerine iletilen soru önergelerine ne Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ne de Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Anayasa’nın 98’inci maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük süre dolmasına rağmen yanıt verebildi.

“İş kazası değil, iş cinayeti! İşyerlerinde ölüme yol açan olaylar ‘beklenmedik’ değildir, bu olaylara kaza denemez!”

Pala, soru önergesinin gerekçesinde “iş kazası” ile “iş cinayeti” ayrımına da vurgu yaptı. Yaşanan bir olayın kaza olarak nitelendirilebilmesi için ILO tanımına göre “beklenmedik” ve “planlanmamış” olması gerektiğinin altını çizen Pala, ülkemizdeki ölümcül iş kazalarının beklenmedik bir özelliğinin olmadığını, dolayısıyla iş cinayeti olarak adlandırılması gerektiğini Bakan Işıkhan’a iletti. “Örneğin Soma ve İliç’te meydana gelen ve toplamda 310 maden emekçisinin yaşamını yitirmesine yol açan olaylar zinciri daha önce birçok kez raporlanmış ve ‘beklenmedik’ olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle yaşananlar iş cinayeti olarak nitelendirilmeli ve sorumlular da bu çerçevede hesap vermelidir” diyen Pala, kamuoyunda üzüntü ve öfke yaratan bu ölümlere neden bir türlü engel olunamadığına dair açıklama istedi.

Pala, kayıtlara geçebilen iş kazası sayısının çok yüksek olması karşısında, meslek hastalığı tanılarının neden çok düşük olduğunu da sorguladı. “Uluslararası verilere göre ülkemizde her yıl en az 40 binin üzerinde meslek hastalığı tanısı konması beklenirken, 2024’te bu sayı 888’di. Meslek hastalığı tanısının ülkemizde neden bu kadar az konulduğu konusunda Bakanlık şeffaf olmalı, hesap vermeli ve meslek hastalıklarına tanı konmasının sağlanması yanında “işle ilişkili hastalık” kavramı da mevzuata eklenmelidir” çağrısında bulundu.

“Sağlık kuruluşlarındaki çalışma koşulları ve bu koşulların sağlık çalışanları üzerindeki etkisi gizlenemez!”

Pala, Sağlık Bakanlığı’na ilettiği soru önergesinde son dönemde sağlık kuruluşlarında meydana gelen iş kazalarına ve meslek hastalığı tanılarına ilişkin ayrıntıların açıklanmasını da istedi. “Sağlık Bakanlığı, 2018 yılından beri her ay ülke genelinde kendisine bağlı sağlık kuruluşlarından iş kazası verilerini topladığını ifade etmektedir; ancak bu veriler kamuoyuyla paylaşılmamaktadır. Sağlık kuruluşlarındaki çalışma koşulları ve bu koşulların sağlık çalışanları üzerindeki etkisi gizlenemez. Her iş yerinde olduğu gibi sağlık kuruluşlarında da öncelikle mevcut durum tespit edilmeli, ardından kazaların kök nedenleri ele alınmalıdır. Vardiya düzeni, koruyucu ekipman, fiziksel ortam ve altyapı alanındaki sorunlar bilimsel kanıtlara dayanarak çözülmelidir” dedi. Soru önergesinin sonunda Pala, Bakanlığın iş kazalarını azaltmaya dönük özel bir eylem planı olup olmadığını sorarak, varsa eylem hedef, takvim ve performans göstergelerinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini Bakan’a bildirdi.

Hastanelerin tehlike sınıfının düşürülmesi kabul edilemez!

CHP Sağlık Politika Kurul Başkanı Prof. Dr. Pala, Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerin tehlike sınıfının “çok tehlikeli” sınıftan “tehlikeli” sınıfa düşürülmesiyle ilgili başvurusunun 17 Şubat günü Çalışma Bakanlığı’nın ilgili komisyonunda görüşüleceğini anımsatarak; bu başvuruya olumlu yanıt verilmesinin sağlık çalışanlarının sağlığını olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu.

Hastanelerin yoğun olarak biyolojik, radyolojik, sitotoksik ve psikolojik risk barındırmaları nedeniyle bütün dünyada “çok tehlikeli” işyerleri olarak kabul edildiğini belirten ve COVID-19 pandemisinde 500’ün üzerinde sağlık emekçisinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Milletvekili Pala, Sağlık Bakanlığı’nı başvurusunu geri almaya, Çalışma Bakanlığı’nı da geri alınmaması durumunda bu başvuruyu reddetmeye çağırdı.