Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Genel Başkan Özgür Özel ve mevcut Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) görevden uzaklaştırılmasına yol açan yargı krizinde, gözlerin çevrildiği Yüksek Seçim Kurulu’na sunulan savunma hattı gün yüzüne çıktı. CHP'li hukukçular tarafından kaleme alınan kapsamlı itiraz dilekçesinde, istinaf mahkemesinin kurultayı iptal eden ara kararının tamamen "yetki aşımı" ve "hukuk katliamı" olduğu tezleri anayasal maddelerle kurulun önüne konuldu.

"YSK’nın Mutlak Yetki Alanı Gasp Edilmiştir"

CHP hukuk heyetinin YSK Başkanlığı’na sunduğu dilekçenin ilk ve en güçlü maddesini "yetki gaspı" oluşturdu. Anayasa’nın 79. maddesine atıfta bulunulan dilekçede, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki tüm seçimlerin, siyasi parti kongrelerinin ve kurultay süreçlerinin yargısal denetim yetkisinin münhasıran YSK’ya ait olduğu hatırlatıldı. Dilekçede, "Herhangi bir Bölge Adliye Mahkemesi’nin veya adli tıp/hukuk dairesinin, YSK’nın onayından geçmiş, kesinleşmiş ve tescil edilmiş bir kurultay hakkında 'mutlak butlan' yorumu yaparak yönetim düşürmesi, anayasal kurumlar arasındaki hiyerarşiyi ve hukuk güvenliğini tamamen ortadan kaldırmıştır" ifadesine yer verildi.

CHP’de Mansur Yavaş’ın Ardından Zeydan Karalar da Çağrı Yaptı
CHP’de Mansur Yavaş’ın Ardından Zeydan Karalar da Çağrı Yaptı
İçeriği Görüntüle

Siyasi Partiler Kanunu ve "Egemenlik" Vurgusu

Dilekçenin ikinci bölümünde ise mahkemenin Siyasi Partiler Kanunu’nu (SPK) ters yorumladığı ileri sürüldü. Siyasi partilerin iç işleyişlerini, tüzüklerini ve liderlik süreçlerini kendi iradeleriyle belirleme hakkının anayasal güvence altında olduğu vurgulanarak şu hususlara yer verildi:

Delegelerin İradesi Esastır: 38. Olağan Kurultay’da oy kullanan binlerce delegenin özgür iradesinin, bir mahkeme hâkiminin yorumu ile “butlan” (geçersiz) sayılmasının mümkün olmadığı, bunun seçme ve seçilme hakkına doğrudan müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi.

Kamu Düzeni ve Kaos Riski: Mahkemenin mevcut yönetimi görevden alıp eski yönetimi göreve iade etmesinin, ana muhalefet partisinde fiili bir yönetim boşluğu yaratacağı ve bunun kamu düzenini sarsabilecek bir kaosa yol açabileceği belirtilerek, YSK’nın bu duruma müdahale etme yükümlülüğü bulunduğu kaydedildi.

Yürütmeyi Durdurma ve "Yok Hükmünde" Sayılma Talebi

CHP adına sunulan dilekçenin sonuç ve istem bölümünde ise YSK’dan adli yargının bu müdahalesine karşı kurumsal ağırlığını koyması talep edildi. Hukuk heyeti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği ara kararın seçim hukuku ve siyasi partiler mevzuatı açısından "yok hükmünde" sayılmasını, YSK tarafından acilen bir "yürütmeyi durdurma" kararı tesis edilerek Özgür Özel ve mevcut MYK’nın meşru görev yetkilerinin tescil edilmesini talep etti. Saat 11.00 itibarıyla bu dilekçeyi görüşmek üzere olağanüstü toplanan YSK üyelerinin, vereceği kararla krizin seyrini tamamen değiştirmesi bekleniyor.

Kaynak: HALK TV