Halk TV’den Sahra Atilla’nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Deniz Göktaş’ın sosyal medyada yayımlanan “Ölü Deniz” gösterisine ilişkin videolarda suç unsuru bulunduğu gerekçesiyle soruşturma başlattı. İfadesinin ardından tutuklanan Göktaş, 3 ayı aşkın süredir Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

Göktaş hakkında hazırlanan iddianamede, gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “Suçu ve suçluyu övme” suçlarından toplam 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası istendi.

CEZA VE TAHLİYE TALEP EDİLDİ

Duruşma savcısı esas hakkında mütalaasında; Komedyen Deniz Göktaş'ın "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", basın ve yayın yoluyla "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" ile "suçu ve suçluyu övme" iddialarından cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini istedi.

Bebek mevlidinde yemek yediler, 20 kişi hastanelik oldu
Bebek mevlidinde yemek yediler, 20 kişi hastanelik oldu
İçeriği Görüntüle

GÖKTAŞ: “SANSÜR VE TUTUKLAMA BİR ŞAKANIN YAPTIRIMI OLAMAZ”

İlk kez hakim karşısına çıkan Deniz Göktaş, savunmasında gösterisinde kullandığı ifadelerin siyasi niteleme ve eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Göktaş, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadeleriyle ilgili olarak, “Utangaç bir diktatör tanımlaması cumhurbaşkanına hakaret sayılmış. Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi bir nitelemedir” dedi.

Bir komedyenin yaptığı şakadan rahatsız olunması halinde o gösterinin izlenmeyebileceğini söyleyen Göktaş, “Bunun dışında sansür ve tutuklama bir şakanın yaptırımı olamaz, olmamalıdır. Siyasetçiler her kamu figürü gibi eleştiriye göğüs germek zorundadır” ifadelerini kullandı.

Göktaş ayrıca ifade özgürlüğüne ilişkin yasaların değişmediğini savunarak zaman içerisinde değişen unsurun “her şakadan nem kapan yöneticiler” olduğunu söyledi.

“KILIÇDAROĞLU İLE NEDEN GÖRÜŞTÜM ONU DA BİLMİYORUM”

Göktaş, savunmasında cezaevine gönderilmeden önce Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürülmesiyle ilgili de açıklamalarda bulundu. Adliyede Kılıçdaroğlu ile görüşmek isteyip istemediğinin kendisine birkaç kez sorulduğunu ve istemediğini belirten Göktaş, buna rağmen görüşmenin gerçekleştiğini söyledi.

Göktaş, “3 kez sorulmasına ve reddetmeme rağmen adeta zorla Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüştürüldüm. Duruşma öncesi polis memuru görüştürdü bizi. Duruşmaya çıkacağım yetmezmiş gibi Kılıçdaroğlu'yla görüştüm. Neden görüştüm onu da bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Gözaltına alınma sürecini de anlatan Göktaş, havalimanında ellerinin ters kelepçelendiğini ve uyuşturucu testi yapıldığını söyledi. Test sonuçlarının henüz çıkmadığını belirten Göktaş, “Ne içtiysem hala sonuç çıkmadı” dedi. Göktaş ayrıca, gösteri videolarını kendisinin tekrar tekrar yayımlamasına rağmen “delil karartma şüphesiyle” tutuklandığını ifade etti.

“88 GÜNDÜR HÜCREDEYİM”

Tutukluluk koşullarına ilişkin de konuşan Göktaş, 3 Temmuz'dan bu yana “kuyu tipi” olarak nitelendirdiği cezaevinde güneş görmeden kaldığını söyledi. Diğer tutuklulardan farklı olarak haftada yalnızca bir kez telefonla görüşebildiğini belirten Göktaş, hücrede başka insan teması olmadan tutulduğunu ifade etti.

Göktaş, “Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim” dedi.

Sosyal medyada kendisine yönelik saldırılar olduğunu da savunan Göktaş, “Bu gösteriyi ilk olarak Ekim 2022'de oynamıştım” diyerek gösterinin daha önce de Türkiye'nin farklı yerlerinde sahnelendiğini belirtti. Göktaş, suçlandığı dört cümleyi Harbiye'de yaklaşık 5 bin kişiye, daha önce ise 197 kez Türkiye'nin farklı yerlerinde 100 binden fazla seyirciye söylediğini ve bu gösterilerde alkış ile kahkaha dışında tepki almadığını ifade etti.

Duruşmanın saat 10.00'da başlaması beklenirken Göktaş'ın cezaevinden geliş sürecinin uzaması nedeniyle duruşma 11.25'te başladı. Duruşma öncesinde adliye girişinde kısıtlama uygulanırken, siyasi parti ve sendikaların da aralarında bulunduğu bir grup basın açıklaması yaparak Göktaş'ın tutukluluğunun sona ermesini talep etti.

İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görülen ilk duruşmanın 14. Asliye Ceza Mahkemesi salonu yerine 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda gerçekleştirileceği belirtildi.

Kaynak: HALK TV HABER MERKEZİ