Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası kapsamında New York’ta düzenlenen “100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri” başlıklı panelde konuştu.
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşılırken iki ülke arasındaki ilişkilerin geçmişini ve geleceğini değerlendiren Duran, uluslararası sistemin yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini belirtti.

“STRATEJİK BİR DÖNÜM NOKTASI”
Türkiye ve ABD’nin diplomatik ilişkilerinin 100. yılına kritik bir dönemde yaklaştığını söyleyen Duran, 2027 yılının iki ülke açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Duran, “1927’de ilişkilerimiz yeni bir uluslararası sistemin içinde doğmuştu. Bugün, yüz yıl sonra mevcut uluslararası düzen bir kez daha bir yapılanma sürecinden geçiyor” dedi.
“GÜÇ BİRDEN FAZLA MERKEZ ARASINDA DAĞILIYOR”
Uluslararası sistemde yeni bir geçiş döneminin yaşandığını belirten Duran, bölgesel aktörlerin daha fazla stratejik özerklik kazandığını ve jeopolitik rekabetin derinleştiğini söyledi.
Duran, “Güç, birden fazla merkez arasında daha yaygın bir şekilde dağılıyor. Bölgesel aktörler daha büyük bir stratejik özerklik kazanıyor. Jeopolitik rekabet derinleşirken, ekonomik bağımlılık devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye-ABD ilişkilerinin gücünün kesintisiz ve doğrusal bir ilerlemeden değil, değişen şartlara uyum sağlama kapasitesinden geldiğini vurguladı.

“SAVAŞ SONRASI DÖNEM İLİŞKİLERİ KÖKTEN DEĞİŞTİRDİ”
Duran, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde önceliğin diplomatik normalleşme ve egemenliğin tanınması olduğunu, iki ülke arasındaki stratejik dönüşümün ise İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızlandığını anlattı.
Türkiye’nin Kore Savaşı’na asker göndermesi ve 1952’de NATO’ya katılmasının bu dönüşümün önemli aşamaları olduğunu belirten Duran, Türkiye’nin askeri kapasitesinin NATO açısından temel unsurlardan biri haline geldiğini ifade etti.
“İTTİFAKLAR HER ZAMAN TAM UZLAŞI ÜZERİNE KURULMAZ”
Soğuk Savaş döneminde Türkiye ve ABD’nin ortak tehditlerle karşı karşıya kalmasına rağmen her konuda aynı çıkarlara sahip olmadığını belirten Duran, Kıbrıs ve savunma ilişkilerinde ciddi görüş ayrılıklarının yaşandığını hatırlattı.
Duran, “İttifaklar her zaman tam bir uzlaşı üzerine kurulmaz. Başarılı ittifaklar, farklılıkları yönetebilecek mekanizmalara sahiptir” dedi.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Türkiye-ABD ilişkilerinin Balkanlar, Körfez, Irak, Afganistan, Karadeniz, terörle mücadele ve enerji güvenliği gibi yeni başlıklara yayıldığını söyledi.

“ERDOĞAN-TRUMP DİYALOĞU HAREKET ALANI OLUŞTURDU”
Türkiye ve ABD’nin en zor dönemlerde dahi diyaloğu sürdürdüğünü belirten Duran, bunun ilişkilerin stratejik dayanıklılığının önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki doğrudan temasın iki ülke ilişkilerinde yeni bir alan açtığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başkan Donald Trump arasındaki doğrudan diyalog, yıllardır çözümsüz kalan konularda hareket alanı oluşturmuştur. Aralarındaki doğrudan temas, daha yapıcı bir atmosferin oluşmasına yardımcı olmuş ve Türk-Amerikan ilişkilerinde üst düzey siyasi liderliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da aynı panelde Erdoğan ile Trump arasındaki ilişkinin Türkiye-ABD ilişkilerinde son dönemde oluşan ivmede merkezi rol oynadığını ifade etti.
“STRATEJİK İLİŞKİLER FIRSATLAR ÜRETMELİ”
Duran, Suriye, terörle mücadele ve savunma konularının Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli başlıkları olmaya devam edeceğini belirtirken, ikinci yüzyılda yeni iş birliği alanlarının da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Savunma sanayii, enerji, ticaret, yatırım, ileri teknoloji, yapay zeka, akademi, bilim, tedarik zincirleri ve kritik mineralleri sıralayan Duran, “Stratejik ilişkiler yalnızca anlaşmazlıkları sınırlandırmamalı, fırsatlar üretmelidir” dedi.
İKİNCİ YÜZYIL İÇİN YENİ ETKİNLİKLER PLANLANIYOR
Türkiye-ABD ilişkilerinin yalnızca hükümetler arasındaki temaslardan ibaret olmadığını söyleyen Duran, iki ülke toplumları arasındaki bağların da önemine dikkat çekti.
Duran, 2027 yılı boyunca paneller, üst düzey katılımlı 100. yıl galası, dostluk konserleri, fotoğraf ve gezici sergiler, belgeseller, Türkiye-ABD dostluk maçları, akademik sempozyumlar ve yayınların yanı sıra Amerikalı gazeteciler için Türkiye’de basın turları planlandığını açıkladı.





