Dünyanın gözü, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda yaşanan tarihi gerilime çevrildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) İran limanlarına yönelik deniz ablukasını Türkiye saatiyle 17:00 itibarıyla başlatması bölgedeki tansiyonu eşi görülmemiş bir seviyeye taşıdı.
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütülen ateşkes görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının hemen ardından gelen bu hamleye, İran Devrim Muhafızları'ndan sert bir tepki gecikmedi. Washington'ı bölgede "ölümcül bir girdap" yaratmakla suçlayan Tahran yönetiminin açıklamaları, küresel enerji krizinin fitilini ateşledi.
"BOĞAZ YA HERKESE AÇIK OLACAK YA DA HİÇ KİMSEYE"
Gerilimin tırmanmasıyla birlikte İran Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı "Hatem'ül Enbiya" Karargahı, uluslararası topluma ve ABD'ye net bir mesaj verdi. Körfez ve Umman Denizi'nde güvenliğin "ya herkes için ya da hiç kimse için" sağlanacağını belirten karargah, karasuları üzerindeki tam egemenlik haklarını kullanarak düşman unsurların Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmeyeceğini duyurdu.
ABD'nin İran gemilerine yönelik kısıtlamalarını "açık bir deniz korsanlığı ve yasa dışı bir eylem" olarak nitelendiren İranlı yetkililer, boğazda kalıcı ve sıkı bir denetim mekanizması kurulacağını, yalnızca kendi kurallarına uyan sivil gemilerin geçişine müsaade edileceğini açıkladı.
TRUMP: "MÜZAKERELER UMURUMDA DEĞİL, ABLUKA BAŞLADI"
ABD yönetimi ise geri adım atmayacağının sinyallerini veriyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın petrol ihracatını sıfıra indirmeyi hedefleyen deniz ablukasının fiilen devreye girdiğini ve müttefik ülkelerin de bu sürece destek verdiğini açıkladı.
Sert bir dil kullanan Trump, "İran'ın müzakere masasına dönüp dönmemesi umurumda değil. Hürmüz Boğazı'ndaki bu durum çok yakında çözülecek" ifadelerini kullandı. İran'ı boğazı açık tutma konusundaki taahhütlerini ihlal etmekle suçlayan Trump, ABD'nin İran'a ait insansız hava aracı ve füze üretim tesislerini yok ettiğini öne sürdü. Beyaz Saray da eş zamanlı bir açıklamayla, ABD Donanması'nın ablukayı sürdürecek askeri kapasiteye fazlasıyla sahip olduğunun altını çizdi.
KÜRESEL ENERJİ PİYASALARINDA DEPREM ETKİSİ
Dünya petrol ticaretinin en önemli atardamarı olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu sıcak gelişme, küresel piyasalarda anında deprem etkisi yarattı.
ABD'nin abluka kararı ve İran'ın boğazı kapatma tehdidinin ardından petrol fiyatları yüzde 8 oranında keskin bir artış göstererek Brent petrolün varil fiyatını 104 doların üzerine taşıdı. Kriz sadece ham petrolü değil, rafine ürünleri de vurdu; motorinin ton fiyatında 107 dolarlık ani bir sıçrama yaşandı.
Öte yandan denizcilik verileri, Asya piyasalarındaki alıcıların büyük bir tedarik krizine hazırlandığını ortaya koyuyor. Özellikle Çin'e yönelen doğalgaz sevkiyatlarında son dönemde gözlemlenen yüzde 30'luk düşüş, enerji arzındaki daralmanın boyutlarını gözler önüne seriyor.
ABLUKAYA NATO DA KATILACAK MI?
Washington'ın bu agresif stratejisi, küresel ekonomik kriz endişesi taşıyan bazı geleneksel müttefikleri arasında da çatlaklara yol açtı. Trump, dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "NATO bizi çok üzdü ama politikalarını değiştiriyorlar. Ablukaya katılacaklarını açıkladılar. İngiltere ve bir kaç ülke Hürmüz'e mayın temizleme gemisi gönderecek" demişti. Trump'ın bu iddiasını anında yalanlama geldi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, enerji fiyatlarında felakete yol açabileceği uyarısında bulunarak ülkesinin bu ablukaya katılmayacağını duyurdu ve diplomatik çözüm çağrısı yaptı. Benzer şekilde Avustralya da ablukaya iştirak etmeleri yönünde bir talep almadıklarını bildirdi.
Körfez'de sular kaynarken, Orta Doğu'nun bir diğer kriz noktası olan Lübnan sınırında da çatışmalar şiddetleniyor. Diplomatik çabaların sonuçsuz kalmasıyla İsrail ordusu, yoğun hava desteğiyle güney Lübnan'daki Bint Cübeyl kentine yönelik kara operasyonlarını genişletiyor. Buna karşılık Hizbullah güçleri de İsrail askeri hedeflerine ve Celile bölgesine yönelik ağır füze ve kamikaze İHA saldırılarını aralıksız sürdürüyor.





