Gazeteci Fatih Altaylı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i mitinglerde genellikle ekonomi üzerine eleştirilerde bulunmasına işaret ederek, “Elbette ekonomi önemli ama sadece buna güvenerek seçimi gidilir mi! CHP’nin büyük bir iddia ile açıkladığı parti programı, bir hükümet programına niye dönüşmüyor?” eleştirisi getirdi. Altaylı, “Seçim yaklaşınca dönüştürür ve anlatırız” diye düşünüyor olabilirler. Ama kendi tabirleri ile “1,5 televizyon” ile kampanya döneminde bunu halka ne kadar anlatabilirler hesapladılar mı! Ve tabii en önemli konu, partinin kendi içindeki dinamikler. Özgür Özel, iktidara karşı son derece cesur bir tavır içinde. Bununla da beğeni topluyor zaten. Ama parti içinde aynı cesarete sahip mi!” ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı’nın kendi sayfasında paylaştığı yazısının ilgili bölümü şöyle:

Silivri’de yattığım dönemde en sık ziyaretime gelen siyasetçilerin başında CHP lideri Özgür Özel vardı. Sağ olsun, Marmara Ceza İnfaz Kurumu’na neredeyse her gelişinde, ki hemen her hafta en az bir kez tutuklu partilileri ziyaret ediyordu, kısa da olsa benimle de görüştü. İçerde olduğum altı aylık süre boyunca Özel Silivri’ye sadece bir hafta gelmedi. Gelip de, bana uğramadığı ise sadece bir kez oldu. Sakın yanlış anlamayın, tutuklu tüm gazetecilere mutlaka uğruyordu, bana özel bir tutum içinde değildi. Kendisini “Biliyorsunuz değil mi, çıkınca sizi de yine eleştireceğim.’ diye uyarıyordum. Gülüp, “Tabii ki, eleştireceksiniz” diyordu.

Özgür Özel, gördüğüm en çalışkan siyasetçi. Bu açıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a benziyor. “Genel Başkan olunca içinden bambaşka birisi çıktı. Bu nasıl bir enerji” dediğimde, kendisini uzun zamandır tanıyan CHP’liler “Hep böyleydi. Siz bilmiyordunuz” diyorlar. Eczacılar Odası genel sekreterliğinden bu yana tanışan sağlık yazarları da “Siyasetten önce de böyleydi.” diye hatırlıyorlar kendisini. Ziyaretlerinden birinde Özgür Özel’e “Bu mitingleri çok uzun sürdüremezsiniz. Örgüt yorulur. Seçmen yorulur. Havalar soğur, yağmurlar başlar. Meydanlar boş kalır.” demiştim. “Ben de öyle düşünüyordum ama duramıyoruz. Artık il örgütleri arasında bir rekabete dönüştü. Her il ‘Bize de gelin’ diye baskı yapıyor. Gitmezsek küsecekler. Biz de örgüt yorulur diye düşünüyorduk ama tam aksine örgütler motive oluyor ve talep ediyorlar. Bir tam tur yapmadan bırakamayacağız. Öyle görünüyor.” demişti. 19 Mart’tan bu yana neredeyse bir yıl olacak. CHP’nin modern zamanlardaki en uzun bir yılı. Geçen 11 ayda CHP 100’e yakın miting düzenledi. Büyük emek, büyük özveri, büyük iş.

İstanbul’dan bakınca sanki iş biraz rutinleşti gibi duruyor. Özel’in söylemi ise genelde ekonomi üzerine. Memur ve emekli maaşları üzerinden, ekonomi eleştirilerinin ana ekseni oluşturduğu bir konuşma yapıyor Özel. Demirel’in “Boş tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur” anlayışını sürdürüyor. Peki, bu doğru bir taktik mi! Emin değilim. Seçim yılı geldiğinde iktidar kemerleri gevşetip, memur ve emekli maaşlarına sıkı zamlar yapar, kredi musluklarını sonuna kadar açıp piyasalara ani bir canlılık verip “Bakın birkaç sene sıkıntı çektirdik ama yine ekonomiyi biz düzelttik” mesajı verir, memurun ve emeklinin cebine geçici de olsa bir bolluk sağlarsa ne olacak! Büyüyen tüm sorunlara rağmen hâlâ yüzde 30 civarındaki oy oranını koruyan, öyle ya da böyle CHP’nin farkı açmasına izin vermeyen AK Parti böyle bir imkanı yaratma potansiyeline sahip olarak seçim kapıya dayandığında neler yapabilir hesaplayabiliyor mu Özgür Bey? Elbette ekonomi önemli ama sadece buna güvenerek seçimi gidilir mi! CHP’nin büyük bir iddia ile açıkladığı parti programı, bir hükümet programına niye dönüşmüyor? “Seçim yaklaşınca dönüştürür ve anlatırız” diye düşünüyor olabilirler. Ama kendi tabirleri ile “1,5 televizyon” ile kampanya döneminde bunu halka ne kadar anlatabilirler hesapladılar mı!

Türkiye'yi kavurucu yaz bekliyor!
Türkiye'yi kavurucu yaz bekliyor!
İçeriği Görüntüle

Ve tabii en önemli konu, partinin kendi içindeki dinamikler. Özgür Özel, iktidara karşı son derece cesur bir tavır içinde. Bununla da beğeni topluyor zaten. Ama parti içinde aynı cesarete sahip mi! Bu meseleyi gelecek yazılarda biraz daha açarız.

Kaynak: T24