Sosyal medya fenomeni Özlem Altınok Öz, eşi Tayyar Taylan Öz ve şirket ortağı İbrahim Karaorhanlı hakkında, "mal varlığı değerlerinin gayri meşru kaynağını gizlemek" suçlamasıyla 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edilen davada, mahkeme, yurt dışı çıkış yasaklarını kaldırdı.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık İbrahim Karaorhanlı ve sanıkların avukatı Mustafa Tırtır katılım gösterdi.
"BENZER FENOMENLER HAKKINDA TEDBİR UYGULANMAMIŞ"
Mahkeme hakimi, avukat Tırtır’ın müvekkilleri için uygulanan yurt dışı çıkış yasağı ve diğer adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebini içeren dilekçeyi dosyaya sunduğunu belirtti.
Karaorhanlı, mahkemede şu ifadeleri kullandı:
"Yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum. Benzer fenomenler hakkında yapılan soruşturmalarda daha ağır eylemler istinat edilmesine rağmen tedbir uygulanmamış. Adli kontrol tedbirlerim kaldırılarak mağduriyetimin giderilmesini isterim."
Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların yurt dışına çıkış yasağını kaldırırken, diğer adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine karar verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kamuoyunda sosyal medya fenomeni olarak tanınan kişiler hakkında, dikkat çekici paylaşımlarla geniş bir takipçi kitlesi oluşturdukları ve piyasada karşılığı olmayan düşük maliyetli ürünleri, sahte marka algısıyla yüksek fiyatlara sattıkları yönünde gelen ihbarlar doğrultusunda soruşturma başlatıldığı ifade ediliyor.
Sanıklar Özlem Altınok Öz, Tayyar Taylan Öz ve İbrahim Karaorhanlı hakkında da Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne intikal eden ihbarların bulunduğu, bu doğrultuda Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından rapor hazırlandığı belirtiliyor.
Sanıkların ortaklığını yürüttükleri Medelina şirketine ilişkin yapılan vergi incelemesi sonucunda vergi suçu raporu hazırlandığı ve haklarında "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçundan Anadolu 74. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılamalarının devam ettiği ifade ediliyor.
Söz konusu şirket üzerinden gerçekleştirilen vergi kaçakçılığı nedeniyle kamunun 10 milyon lira zarara uğradığı ve bunun cezasının 51 milyon lira olarak hesaplandığı belirtiliyor. Ayrıca, "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçunun öncül sbir suç olarak kabul edildiği vurgulanıyor.
Sanıkların vergi kaçakçılığı yoluyla elde ettikleri gelirleri akladıkları belirtilerek, haklarında kamu davası açmak için yeterli delil bulunduğu, bu doğrultuda, sanıkların "mal varlığı değerlerinin gayri meşru kaynağını gizlemek" suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları talep ediliyor. (AA)




