Gazeteci İsmail Arı, 75 günlük tutukluluğun ardından Sincan Cezaevi'nden tahliye edildi. Arı'nın duruşması saat 14.30'da Ankara Adliyesi'nde başladı. Duruşmayı depremzedeler, okurları ve gazeteci meslektaşları takip etti.
Arı, duruşmada gazeteciliği savunduğunu belirterek, "Ben sadece kendimi savunmaya değil, gazeteciliği de savunmaya geldim aynı zamanda" dedi.
Tahliye kararının ardından cezaevi önünde ailesi ve sevenleriyle kucaklaşan Arı, burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"ADALETSIZLİKLERİ HABER YAPMAYA DEVAM EDECEĞİM"
Arı, tahliye sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Şöyle, hukuksuz bir şekilde 75 gün cezaevinde tutuldum. Gazetecilik yapmamı engellemek istedikleri için cezaevine atıldım. Ama bir şey değişmeyecek. Ben haksızlıklara, hukuksuzluklara, adaletsizliklere haber yapmaya devam edeceğim. Bugün duruşma salonunda defalarca haberini yaptığım bir imam da vardı. Depremzedeler de vardı. Nurgül Hanım buradaydı, Gülsüm Hanım buradaydı. Sesi çıkmayanların sesi olmak için gazetecilik yaptım. Onlar da sağ olsun beni yalnız bırakmadılar. Bir gazetecinin az görebileceği bir şekilde bir vefa gösterdiler."
"Şunu da söyleyeyim; mahkemenin bugünkü şeyini... Birçok hukuksuzluk yaşadığımı söyledim bugün mahkemede. Üç ayrı hukuksuzluğu ifade ettim. Biri çıplak arama, diğeri telefon sinyalime hukuksuz bir şekilde bakıldığını düşünüyorum. Diğeri de yine hakimlik kararı olmadan cep telefonuma el konulması. Hakim üç hakkında da suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Üçüne imza atan kamu görevlilerinin de en kısa sürede soruşturma yürütülüp yargılanmasını bekliyorum."
"Ailemi çok özledim. Kısa bir süre onlarla vakit geçirip gazeteciliğe devam edeceğim. Son olarak şunu ekleyeyim; bu 75 gün boyunca benden çok sevgili eşim Dila, ailem, avukatlarım ve çalışma arkadaşlarım... BirGün'deki çalışma arkadaşlarım yoruldu. Onlara da ayrı ayrı teşekkür etmek isterim. Ve cezaevinden de gazetemle, BirGün'le birlikte çıktım. Cezaevinde aldığım bir gazete. Çok sağ olun. Herkese, haber alma hakkına, gazeteciliğe sahip çıkan herkese çok teşekkür ederim. Sağ olun."
"ÇIKANA KADAR YERDE YATTIM"
Arı, cezaevi koşullarına ilişkin de konuştu. L tipi cezaevinde kaldığını belirten Arı, koğuşların kapasitenin üzerinde olduğunu söyledi.
Arı, cezaevindeki koşulları şöyle anlattı:
"Şimdi evet, ben L2 cezaevindeydim. 2 No'lu L Tipi Cezaevi'ndeydim. Koğuşların hepsi kapasitenin çok üzerinde. Benim kaldığım koğuş da öyleydi. O yüzden 75 gün boyunca birçok tutuklu gibi ben de yerde yattım. Çıkana kadar yerde yatıyordum. Zaten hani cezaevlerinin doluluk oranı ve kapasitesi... Daha önce defalarca biz de bunu haber yapmıştık. Bir de böyle yaşayarak da görmüş oldum maalesef."
BABASINDAN İLK SÖZLER
Cezaevi önünde Arı'nın babası da kısa bir açıklama yaptı. Baba Arı, oğluna kavuştuğu için mutlu olduğunu belirterek, "Valla çok mutluyuz. Yavruma karıştım... kavuştuğum için çok mutluyum" dedi.
Arı, ailesinin daha önce de hak arama mücadelesi nedeniyle cezaevi süreci yaşadığını anlattı:
"Şöyle, ben daha önce buradayken yazmıştım. Babaannemle halamın hikayesini de yazdım. Onlar da hak ararken cezaevinde yatmak zorunda kaldılar, tutuklandılar. Onlar da hukuksuz bir şekilde; babaannem 6 ay, halam 9 ay. O yüzden annem, babam en azından bu duruma maalesef haksızlığa, hukuksuzluğa alışık. Öyle... Teşekkür ederim. Çok sağ olun."




