Sosyal medyada ve günlük yaşamda büyük su mataralarıyla dolaşmak giderek yaygınlaşırken, uzmanlar günlük sıvı ihtiyacının sanılandan daha düşük olabileceğine dikkat çekiyor.
Vücut ağırlığının yüzde 60’ından fazlasını oluşturan su, hayati fonksiyonların sürdürülebilmesi için temel gereksinimler arasında yer alıyor. Yetersiz sıvı tüketiminin ise dehidrasyona yol açabileceği belirtiliyor.
Arizona Eyalet Üniversitesi Hidrasyon Bilimi Laboratuvarı Kurucu Direktörü Stavros Kavouras, hidrasyon alanında yeterli sayıda kaliteli araştırma bulunmadığını belirterek suyun çoğu zaman göz ardı edilen bir besin öğesi olduğunu ifade ediyor.
HERKESİN SU İHTİYACI AYNI DEĞİL
Ulusal Tıp Akademisi verilerine göre günlük toplam sıvı tüketimi erkekler için 3,7 litre, kadınlar için ise 2,7 litre olarak öneriliyor.
Ancak bu miktarın yalnızca içilen sudan oluşmadığına dikkat çekiliyor. Günlük sıvı ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sinin tüketilen gıdalardan karşılandığı belirtiliyor.
Kavouras’a göre gıdalardan gelen sıvı çıkarıldığında kadınların yaklaşık 2 litre, erkeklerin ise yaklaşık 3 litre içecek tüketmesi yeterli olabiliyor.
Bu miktarın kişiden kişiye ciddi biçimde değişebileceğini belirten uzmanlar; vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, terleme oranı ve çevre sıcaklığının sıvı ihtiyacında belirleyici olduğunu ifade ediyor.
FAZLASI DEĞİL, İHTİYAÇ KADARI
Georgetown Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölüm Başkanı Dr. Joseph G. Verbalis, yoğun egzersiz yapan bir kişi ile hareketsiz yaşayan bir kişinin aynı miktarda sıvıya ihtiyaç duymayacağını belirtiyor.
Uzmanlara göre günlük sıvı tüketiminde tek bir rakamı herkes için geçerli kabul etmek yerine kişinin yaşam koşullarını dikkate almak gerekiyor.
AZ SU TÜKETMEK DE RİSK TAŞIYOR
Öte yandan uzmanlar, yetersiz sıvı tüketiminin de sağlık açısından risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Kavouras’ın laboratuvarında yürütülen çalışmalarda, akut dehidrasyon belirtisi göstermese bile uzun süre düşük miktarda sıvı tüketen bireylerde Tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve demans riskinin daha yüksek olduğu görüldü.
Hartford Üniversitesi Hidrasyon Sağlığı Merkezi Direktörü Colleen Muñoz da kronik düşük su tüketiminin tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları ve bazı böbrek hastalıklarıyla ilişkilendirildiğini belirtiyor.
KAHVE VE ÇAY DA SIVI TÜKETİMİNE DAHİL
Uzmanlar, günlük sıvı ihtiyacının yalnızca sudan karşılanması gerekmediğini de belirtiyor.
Tufts Medicine MelroseWakefield Hastanesi Klinik Beslenme Müdürü Juli MacKenna, kahvenin vücudu susuz bıraktığı yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını söylüyor. Kahvenin idrara çıkmayı bir miktar artırabileceğini ancak yine de günlük sıvı tüketimine dahil edildiğini ifade ediyor.
Süt, meyve suyu ve maden suyu da sıvı ihtiyacına katkıda bulunurken, alkolün idrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttan su kaybını artırabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, şeker ve gereksiz kalori tüketimini sınırlamak için günlük sıvı ihtiyacında temel kaynağın yine su olmasını öneriyor.