Ağız kokusu, günlük yaşamda sık karşılaşılan ancak kaynağı her zaman ağız ve dişlerle sınırlı olmayan sorunlar arasında yer alıyor.

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, ağız kokusuna yol açabilecek nedenlerin doğru şekilde belirlenmesinin tedavi açısından önemli olduğunu ifade etti.

BURUN VE BOĞAZ KAYNAKLI OLABİLİR

Günen, burun tıkanıklığı, alerjiler, burun polipleri, sinüzit, burun ve geniz bölgesindeki bazı rahatsızlıklar ile bademcik ve geniz eti iltihaplarının ağız kokusuna neden olabileceğini belirtti.

Ağız ve diş sağlığıyla ilgili sorunların da önemli faktörler arasında bulunduğunu söyleyen Günen; çürük ve bakımsız dişler, uygun olmayan dolgular ve protezler, diş eti iltihapları, apseler ve implant çevresindeki enfeksiyonların ağız kokusuna yol açabileceğini aktardı.

Günen ayrıca dil, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerdeki bazı iltihabi durumların da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

MİDE VE BESLENME DE ETKİLİ OLABİLİYOR

Op. Dr. Günen’e göre yemek borusu ve mide rahatsızlıkları, reflü, çok yemek, tok şekilde uyumak veya uzun süre aç kalmak da ağız kokusuna neden olabilecek faktörler arasında bulunuyor.

Şeker hastalığı ve bazı metabolik rahatsızlıkların yanı sıra sarımsak gibi yoğun kokulu yiyeceklerin de geçici ağız kokusuna yol açabileceğini ifade etti.

“EN SIK NEDEN BADEMCİKLERDE BİRİKEN GIDA ARTIKLARI”

Karşılaştıkları nedenlerden birine dikkat çeken Günen, şunları söyledi:

“En sık neden bademciklerin içinde biriken gıda artıklarının kokuşmasıdır. Bu durum koku testi ile anlaşılır. Koku testi olumluysa bademcik ameliyatı iyi sonuç verir. Ayrıca diğer burun, geniz tıkayıcı nedenler; ilaç ya da ameliyatla tedavi edilir.”

Tedavinin altta yatan nedene göre planlanması gerektiğini belirten Günen, kulak burun boğaz, diş hekimliği, iç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanlarının değerlendirmesine ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.

Kalıcı ojenin bilinmeyen tehlikesi: Uzman isim uyardı
Kalıcı ojenin bilinmeyen tehlikesi: Uzman isim uyardı
İçeriği Görüntüle

SOSYAL VE PSİKOLOJİK ETKİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Ağız kokusunun kişinin sosyal yaşamını da etkileyebildiğini söyleyen Günen, bazı kişilerin kokuyu bastırmak amacıyla sürekli sakız çiğnediğini, dişlerini sık sık fırçaladığını veya gargara ve ağız spreyi kullandığını belirtti.

Bu yöntemlerin etkisinin çoğunlukla geçici olduğunu ifade eden Günen, “Ağız kokusu tedavi edilmezse; ailevi huzursuzluklara, kişide psikolojik rahatsızlıklara bile yol açabilir. Bu nedenle tedavi edilmelidir” dedi.

Kaynak: BÜLTEN