ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde Türkiye ve Arap devletlerine İsrail ile ilişkileri normalleştirme ve İbrahim Anlaşmaları'na katılma çağrısında bulunmuştu.

Söz konusu çağrıya ilişkin iktidar kanadından ilk açıklama Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan geldi.

Nikkei Asia'nın sorularını yanıtlayan Fidan, Ankara'nın İsrail ile diplomatik ilişkilerinin uzun bir geçmişe sahip olduğuna işaret etti.

HAKAN FİDAN İSRAİL İLE NORMALLEŞME ŞARTLARINI AÇIKLADI

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarından önce "10 milyar dolarlık bir ticaretimiz vardı" vurgusunu yapan Fidan, "Türkiye ve İsrail 1949'dan beri diplomatik ilişkilere sahip." şeklinde konuştu.

İsrail ile ilişkilerin normalleşebileceğini ifade eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ancak öncesinde Tel Aviv yönetiminin bazı şartları yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu'nun TESEV üyeliği yine gündemde
Kılıçdaroğlu'nun TESEV üyeliği yine gündemde
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin "ticareti durdururken, İsrail'in Filistinlileri öldürmeyi bırakması ve Gazzelilerin gıda, barınma, ilaç, su gibi temel insani ihtiyaçlara erişimini engellemekten vazgeçmesi gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koyduğunu" ekleyen Fidan, "Bunlar karşılanırsa normal hayata dönebiliriz, sorun yok. Biz iki devletli bir çözüme ulaşmak istiyoruz." diye konuştu.

"İSRAİL KÜRESEL DÜZENİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMAYI DURDURMALI"

"İsrail iç politikasında, ne yazık ki, bölgesel hırslarını yürütmek için her zaman siyaset yapacak bir düşmana ihtiyaç duyuyorlar. Ancak herkes biliyor ki İsrail kendi güvenliğinin peşinde değil, daha fazla toprağın peşinde," diyerek mevcut İsrail'in "Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan'daki işgallerine" dikkat çeken Fidan, uluslararası toplumun "İsrail'in sadece bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını engellemesi gerektiğini" savundu.

Dışişleri Bakanı, iş birliğine dayalı bir "bölgesel platform" temelinde daha geniş bir istikrar vizyonu çizdi.

FİDAN'DAN 'TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI' ÇAĞRISI

Ülkelerin yakın tarihten ders çıkarması ve "gerçekten bazı iş birliklerine başlaması" için "altın bir fırsat" olduğunu belirterek, "Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılık göstermelidir," dedi.

Bu çerçevenin Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Basra Körfezi ülkelerini kapsayabileceğini; işler normale döndüğünde belki İran'ın da bunun bir parçası olabileceğini öne sürdü.

İsrail'in de 1967 sınırlarına dayalı bir Filistin devletini tanıması halinde nihayetinde bu platforma katılabileceğini belirterek, "Eğer bu sorun çözülürse, İsrail'in güvenliğine bölgesel ülkeler tarafından da son derece yardımcı olunacağını düşünüyorum." dedi.

Kaynak: Halk TV