Güvenilir gıda arzının, tarımsal kalkınmanın ve hayvansal üretimin önemli aktörleri arasında yer alan zooteknistler, 1 Ekim Zootekni Günü’nü kutluyor. Zootekni Federasyonu da 1 Ekim 2013 tarihinde gerçekleştirilen kuruluşunun yıl dönümünü, sektörün geleceğine ilişkin mesajlarla birlikte anıyor.
Zootekni Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Cengiz Erkan, yayımladığı mesajda, iklim değişikliği, kuraklık ve su stresinin hayvancılık sektörünü yeni üretim modellerine yönelttiğini belirtti.
“YAPAY ZEKA ZOOTEKNİSTİN ELİNDE ANLAM KAZANIYOR”
Hayvancılıkta geleneksel üretim yöntemlerinin yerini giderek teknoloji destekli sistemlere bıraktığına dikkat çeken Erkan, zootekni biliminin yapay zeka ve dijitalleşmeyi sahaya taşıdığını ifade etti.
Akıllı sensörler ve veri analitiği sayesinde hayvan refahı ile yem tüketiminin anlık olarak takip edilebildiğini belirten Erkan, teknolojinin doğru kullanılması gerektiğini vurguladı.
Erkan, “Yapay zeka kendi başına karar verici değil, biyolojik kısıtlamaları ve saha dinamiklerini doğru yorumlayan zooteknistin elinde anlam kazanan bir araçtır” ifadelerini kullandı.
Saha denetimi olmadan yalnızca teknoloji çıktılarının esas alınmasının üretim açısından ciddi riskler oluşturabileceğini belirten Erkan, zooteknistlerin teknik bilgi ve saha deneyiminin üretim süreçlerinde belirleyici olması gerektiğini kaydetti.
“YASAL KAZANIMLARIN KORUNMASI VE SAHADAKİ ETKİNLİĞİN ARTIRILMASI ŞARTTIR”
Hayvancılıkta verimliliğin artırılması için zooteknistlerin sahadaki etkinliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erkan, meslek grubunun yasal haklarına ilişkin düzenlemelerin de önem taşıdığını belirtti.
Zootekni Federasyonu olarak meslektaşlarının yetki alanlarının daraltılmasına karşı yasal mücadeleyi sürdürdüklerini aktaran Erkan, zooteknistlerin imza yetkileri, işletme yöneticiliği hakları ve hayvancılık projelerindeki karar verici rollerinin yasal düzenlemelerle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Erkan, Bakanlık taşra teşkilatlarından özel entegre tesislere, damızlık birliklerinden yem fabrikalarına kadar hayvansal üretimin farklı aşamalarında zooteknist istihdamının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savundu.
Bilim insanları ve saha mühendislerinin üretim süreçlerinde etkin şekilde yetkilendirilmesinin önemine dikkat çeken Erkan, sürdürülebilir ve verimli bir hayvancılık modeli için teknik uzmanlığın üretimin merkezinde olması gerektiğini ifade etti.
“KABA YEM ÜRETİMİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”
Hayvancılığın en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusuna da dikkat çeken Erkan, iklim krizi ve artan girdi maliyetlerinin sektörü stratejik bir eşikte tuttuğunu belirtti.
Kaba yem ve yem hammaddesi üretiminin artırılması gerektiğini vurgulayan Erkan, yapay zeka tabanlı hassas tarım uygulamalarının bu alanda daha etkin kullanılabileceğini ifade etti.
Zooteknistlerin kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin yaygınlaştırılması ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik rasyonların hazırlanmasında önemli bir role sahip olduğunu belirten Erkan, yem üretiminin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını kaydetti.
“BİLİMİN IŞIĞINDA ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Doç. Dr. Cengiz Erkan, mesajının sonunda mevzuat sorunları ve sahadaki tüm zorluklara rağmen bilim temelinde üretmeye devam eden zooteknistlere teşekkür etti.
Erkan, ülkenin gıda güvenliğine katkı sunan tüm ziraat mühendisi zooteknistlerin 1 Ekim Zootekni Günü’nü kutlayarak, “Bu anlamlı günde; mevzuat sorunlarına ve sahadaki zorluklara rağmen bilimin ışığında üretmeye devam eden, ülkemizin gıda güvenliğini omuzlayan tüm ziraat mühendisi zooteknist meslektaşlarımın 1 Ekim Zootekni Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.





