CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 92’si tutuklu 414 sanıklı İBB davası, görülmeye devam ediyor.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salondaki duruşma öncesi çevrede jandarma ekiplerince güvenlik önlemleri alındı.

Beyoğlu Belediyesi'ne ilişkin aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıktı.

Bugüne kadar yapılan duruşmalarda toplam 28 isim savunma yaptı, mahkeme 18 kişinin tahliyesine karar verdi.

İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek’in savunmasıyla sona eren 18. günün ardından duruşma bugün avukatlarının beyanlarının alınmasıyla devam etti.

Duruşma Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü ve danışmanı Necati Özkan'ın savunmasıyla sürdü. Necati Özkan'ın savunmasının geri kalanının pazartesi devam etmesine karar verilerek, duruşma bugünlük kapandı. Böylelikle İBB davası 5. haftayı tamamladı.

CANLI BLOG

15.58 | NECATİ ÖZKAN'IN SAVUNMASI BAŞLADI

Duruşma, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan’ın savunmayla devam ediyor. Özkan söze, “387 gündür bu anı bekliyorum. Sabrınızı rica edeceğim” diyerek başladı

"İBB'de herhangi bir titrim, ünvanım yok. Bir kamu çalışanı değilim. Suçsuz günahsız, delilsiz ispatsız bu günü bekliyorum" diyen Özkan, vatandaşlık haklarının ihlal edildiğini de belirtti. Emniyette ve sulh ceza hakimliğinde her şeyi anlattığını söyleyen Özkan, 2014, 2019 ve 2024 seçim kampanyalarını yürüttüğünü, Cumhurbaşkanlığı kampanyasına da başladıklarını ancak hapse atıldıklarını ifade etti.

Tüm banka hesaplarına ve gayrimenkullerine el konulduğunu ifade eden Özkan, "20 tane gayrimenkulüm görünüyor. 17'si dedelerimden miras. MASAK raporu diyor ki o tarlalarda benim bölümüm yüzde 2,85. 17 tarlamın 17'sini, tanesini 5 bin liradan satabilirim" dedi. Özkan, tarafına Eylem - 13 ve Eylem - 4'le ilgili soru sorulmadığını, kendi ısrarıyla Eylem - 4'ten sorgulandığını söyledi ve "İddianamedeki bu iddialar tutuklanmamı gerektirecek kadar ağırsa neden dava konusu yapılmadı? Neden bana soru sorulmadı?" ifadelerini kullandı.

"İMAMOĞLU'NA DESTEK BENİM İÇİN BİR VATAN GÖREVİ"

Devamında Özkan, şunları söyledi:

"Ekrem İmamoğlu benim müşterim değil. Dostum ve yol arkadaşım. Ekrem İmamoğlu'na destek vermek benim için bir onur ama aynı zamanda bir vatan görevi. Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı seçimler bu ülkeyi birleştirdi, gençlerin tekrardan ülkeye dönmelerine sebep oldu. Ekrem İmamoğlu hayatımda gördüğüm en demoktay siyasetçi.

Çok meşhur bir vaka vardır Sayın Başkanım. Stalin'in bir gizli polis müdürü vardır; bir gün vatandaşlardan birini kafaya takar. Yardımcısına 'Şu adamı getir' der. Yardımcısı 'İyi de Sayın Başkan, adamın hiçbir suçu yok' deyince Stalin, 'Sen adamı bana getir, ben ona bir suç bulurum' cevabını verir. Başıma bu mu geldi başkanım? 'Bana Necati'yi getir, ben ona bir suç bulurum' mu denildi? Biraz sonra bu suçun nasıl bulunduğunu anlatacağım."

"EKREM İMAMOĞLU'NUN ÖNÜ KESİLMEK İSTENİYOR"

Necati Özkan, şöyle devam etti: "Neden bu? Yani bu zulüm neden? Bu insanlara bunu niye yapıyorsunuz? Derdiniz ne yahu? Tabii kamuoyu vicdanında bunun cevabı çok net, çok açık. Burada bir beyefendi var, Sayın Ekrem İmamoğlu. 'Ben bu ülkeyi daha iyi yönetirim' iddiasıyla yola çıkmış ve bunun önü kesilmek isteniyor."

15.53 | ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANAN ÖZGÜNER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Tutuklu Melih Geçek’in avukatı Koçoğlu'nun savunmasının ardından etkin pişmanlıktan faydalanıp serbest bırakılan İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner ile sözleri sonrası, davanın savcısı Özgüner hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Suç duyurusu, TCK 135. madde gereği "kişisel verileri kaydetmek" ve 136. madde kapsamında "kişisel verileri ele geçirme ve yayma" gerekçesiyle yapıldı.

Bu karar salonda alkışla karşılandı.

14.30 | DURUŞMA DEVAM EDİYOR

Ara sona erdi. İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu’nun savunması devam ediyor.

Avukat Koçoğlu, müvekkilinin "siyasi rehine" olduğunu ifade etti ve "Savcı müvekkilime ‘Gel sana çok iyi çalıştım’ dedi. Çok iyi çalıştığı buysa… İfade alınırken manipülasyon yapılıyor" dedi.

İMAMOĞLU: İDDİA MAKAMI ŞAİBELİDİR SAYIN BAŞKAN

Avukat Koçoğlu, "Bir pazarlık yapılıyor" diyerek belgeler gösterince Ekrem İmamoğlu, "İddia makamı şaibelidir sayın başkan" ifadeleriyle seslendi.

12.35 | ARA VERİLDİ

İddianamenin basın toplantısıyla duyurulduğunu hatırlatan Koçoğlu, müvekkilinin kişisel verileri sızdırma suçundan yargılandığını belirterek, "İddianame basına verilerek kişisel veriler ihlal edilmedi mi? İddianame daha size gelmeden duyuruldu, böyle bir usul mü var?" dedi. İddianamenin ilk sayfasındaki 'ahtapotun kolları' ifadesinin, dosyanın siyasi olduğunu ispatladığını söyleyen Koçoğlu, "Ertan Yıldız dışarıdayken bu insanlar neden içeride?" dedi.

Avukat Koçoğlu, verilere dair, "Girin Telegram'a 200 liraya bütün verileri alırsınız. Bunları e devlet sızdırdı. İBB değil" dedi.

Mahkeme başkanı duruşmaya ara vermek istedi. Koçoğlu ise, "Bende sorun yok, devam ederim" dedi. Mahkeme başkanı, "Bizde sorun var" diyerek duruşmaya öğle arası verdi.

11.25 | GEÇEK'İN AVUKATI SAVUNMA YAPIYOR

Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu'nun savunması başladı.

Avukat Koçoğlu, babasının Balyoz Kumpası'nda tutuklanıp 1,5 yıl hapis yatan bir isim olduğunu ve daha sonrasında beraat ettiğini, 2022 yılında da tazminat aldıklarını belirterek söze başladı. Koçoğlu, "Haklının acelesi yok derler. Tutukluluk varsa, haklının acelesi vardır. Sizden adalet bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Dosyadaki dijitallerin savcılıkta olduğunu ifade eden Koçoğlu, "Savcı neyi verdi, neyi vermedi bilmiyoruz. Dosyada eksik evrak olmadığı ne malum? Belki de şu an hukuka aykırı delillerle yargılanıyoruz. Benden hukuki savunma yapmamı istiyorsunuz ama savcılık makamı bana delilleri vermiyor. Nasıl yapacağım?" dedi.

"BU SİZİ FETÖ'CÜ YAPAR MI?"

Avukat Koçoğlu, yanında getirdiği çantayı açtı, içinden 500 bin lira çıkarttı ve mahkeme başkanına seslendi: "Müvekkilim bugün tahliye edilirse ben de çıkıp 2 yıl sonra hakime rüşvet verdim desem bunu nasıl ispatlayacaksınız? Şu an sizinle baz verdim. Paranın dekontu da burada. Merak ediyorum, kendinizi nasıl aklayacaksınız? Para burada, çanta burada. Ne yapabilirsiniz? Bu insanlar almadıkları rüşvetle yargılanıyor. Benim müvekkilim hakkında rüşvet iddiası yok, neden rüşvetten tutuklandı?"

Avukat Koçoğlu mahkeme heyetine seslenerek, "Sizin yıllarca kürsüde çalıştığınız kişiler FETÖ'cü çıktı ve siz onlarla baz verdiniz bu sizi FETÖ'cü yapar mı?"

11.00 | İMAMOĞLU: BU İFTİRANEME ÇÖP DEĞİL ÇÖPÜN İÇİNDE ÇÜRÜMÜŞ BİR ÇÖPTÜR

Duruşma, İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in dava sorguyla başladı. İlk olarak Geçek'e Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddialara yönelik soru sordu. Ekrem İmamoğlu "14 yıllık yol arkadaşım olan Melih Geçek gibi tertemiz, pırıl pırıl bir insanın, 6 ay gibi bir sürede, liyakat sürecinden geçerek genel müdür olabildiği bir kurumdan bahsediyoruz. Böyle bir insanı 'özel vasıflı üye' gibi tanımlarla suçlamak, buradan bir suç örgütü çıkarmaya çalışmak kötü niyetli bir yaklaşımdır. Bu nedenle açıkça ifade ediyorum: Bu iftiraname çöp değil, çöpün içinde çürümüş bir çöptür" dedi.

İmamoğlu, "Size şunu müdür yap ya da gayri meşru hukuka uygun olmayan bir talimatım oldu mu?" diye sordu. Geçek'in "Asla gelmedi" yanıtının ardından İmamoğlu, "Özel vasıflı üye kavramının ne anlama geldiğini bir tek savcı biliyor. Bizim ruhumuzda 86 milyon insanın eşitliği var. İçinde Türkü, Kürdü, Çerkezi, Alevisi herkes var" dedi.

İmamoğlu, Geçek'e "İddianamenin starı Hüseyin Gün'le toplantı dışında bir münasabetin oldu mu?" diye sordu. Geçek, "Biz kendisine notumuzu vermiştik. Kendisine kartvizitimi bile vermedim" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan ise, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'in ifadesinde "Necati Özkan İstanbul Senin'in reklam işleri yapardı" dediğini hatırlattı. Bunun üzerine Geçek, "Erol öyle ifadeler kullanmış ki, alın çürütün demiş bize" ifadelerini kullandı.

10.43 | TUTUKLULAR SALONA GELDİ

Duruşmaya, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.

İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi.

Tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde salona getirilirken, izleyici kısmında bulunan sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı.

Ekrem İmamoğlu, salona getirildiği sırada, tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla yine "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

DMM'den "uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı" iddialarına yalanlama
DMM'den "uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı" iddialarına yalanlama
İçeriği Görüntüle

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 402 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan "örgüt" şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU'NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Kaynak: BİRGÜN