İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı davanın ikinci celsesi, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan yeni duruşma salonunda devam ediyor.

Duruşmanın 12. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınırken, davanın dikkat çeken isimlerinden biri Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu oldu. Selim İmamoğlu, savunması öncesinde tutuklu sanıkların bulunduğu bölümden geçerek babası Ekrem İmamoğlu ile sarıldı. Ardından sanık kürsüsüne çıkarak hakkındaki suçlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Selim İmamoğlu, siyasetin içinde olmadığını belirterek davaya dahil edilmesinin temel nedeninin ailesiyle olan bağı olduğunu savundu. Savunmasında, “Soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım” ifadelerini kullandı.

SELİM İMAMOĞLU: “BABAM ÜZERİNDE BASKI KURMAK İÇİN BURADAYIM”

Mehmet Selim İmamoğlu, mahkeme huzurundaki savunmasında kendisi hakkında yürütülen sürecin babası Ekrem İmamoğlu üzerindeki baskının bir parçası olduğunu düşündüğünü söyledi.

İmamoğlu, ailesinin hem kendi hem de annesinin ailesi üzerinden çeşitli soruşturma ve adli süreçlerle karşı karşıya kaldığını ileri sürdü. Dedesi Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşına tedbir konulduğunu, Balıkesir’de yaşadığı evin bahçesinde kazı yapıldığını ve dayıları Cevat Kaya ile Ali Kaya hakkında da hukuki süreçler yürütüldüğünü savundu.

Selim İmamoğlu, yaşananların ailesi açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek Türkiye’de yargı süreçlerinin adil ve eşitlikçi bir zeminde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Savunmasında özellikle kendi yaşamının siyasetle bağlantılı olmadığını vurgulayan İmamoğlu, hakkındaki suçlamaların kişisel faaliyetleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 2. duruşma başladı
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 2. duruşma başladı
İçeriği Görüntüle

HIRVATİSTAN’DAKİ YATIRIMINI ANLATTI

Savunmasının önemli bölümünü Hırvatistan’daki yatırımına ayıran Selim İmamoğlu, söz konusu girişimin aile şirketinden bağımsız olarak kendi adına yürüttüğü bir proje olduğunu belirtti.

İmamoğlu, Hırvatistan’da gördüğü bir projeye ortak olmak istediğini, konuyu babasıyla paylaştığını ancak Ekrem İmamoğlu’nun siyasi açıdan tartışmalara neden olabileceği düşüncesiyle projeye mesafeli yaklaştığını anlattı. Bunun üzerine yatırımı aile şirketinden bağımsız kendi şirketi üzerinden gerçekleştirdiğini söyledi.

Projede azınlık hisse almak amacıyla 390 bin avronun İş Bankası aracılığıyla Hırvatistan’daki Kent Bank'a gönderildiğini belirten Selim İmamoğlu, banka kayıtlarında transferlerin açık biçimde görüldüğünü savundu.

Ayrıca MASAK raporunda banka hareketlerinin mükerrer şekilde gösterildiğini ve bu nedenle transfer miktarının gerçekte olduğundan daha yüksekmiş gibi yansıtıldığını ileri sürdü. Bu konudaki yanlışlığın daha sonra savcılık tarafından giderildiğini ancak ilk bilginin kamuoyuna yansımasının kendisi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.

“TÜRKİYE BAŞKA BİR GELECEĞİ HAK EDİYOR”

Selim İmamoğlu, yurt dışı çıkış yasağının akademik çalışmalarını da etkilediğini dile getirdi. Almanya’da düzenlenecek önemli bir fizik konferansına kabul edildiğini ancak hakkındaki yurt dışı yasağı nedeniyle etkinliğe katılamadığını söyledi.

Konferansa gidebilmek için mahkemeye ve savcılığa başvurduğunu belirten İmamoğlu, dönüş bileti dahil gerekli belgeleri sunduğunu ancak izin konusunda olumlu bir yanıt alamadığını ifade etti.

Savunmasının sonunda Türkiye’nin bilim ve teknolojiye odaklanması gerektiğini vurgulayan Selim İmamoğlu, mahkemeden beraatini, hesaplarındaki tedbirlerin kaldırılmasını ve yurt dışı yasağının sona erdirilmesini talep etti. Ayrıca babası Ekrem İmamoğlu ile diğer tutuklu sanıkların tahliye edilmesini istedi.

Duruşmanın 12. gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilirken, davanın önceki gününde Ekrem İmamoğlu'nun tahliye talebi ve tutukluluk durumları da gündeme gelmişti. Mahkeme, iki sanığın sağlık ve ileri yaş gerekçeleriyle tahliyesine karar vermişti.

Kaynak: HALK TV HABER MERKEZİ