Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine ait aracın makam aracı olarak kullanılmasıyla ilgili davanın duruşması Silivri’de görüldü. “Görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep edilen İmamoğlu, savunmasında aracını belediyeye bedelsiz tahsis ettiğini ve kamu kaynağının makam aracı için kullanılmasını istemediğini söyledi.
Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin “makam aracı” davasında duruşma Silivri’de başladı. İddianamede İmamoğlu hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlaması yöneltilirken, kendisine ait aracın makam aracı olarak kullanılması ve belediye tarafından bakım ile yakıt giderlerinin karşılanmasıyla ilgili işlemler dava konusu oldu.
DAVANIN KONUSU BELEDİYEDE KULLANILAN ARAÇ
İddianameye göre, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine ait aracın makam aracı olarak kullanılması için hazırlanan dilekçe, 9 Şubat 2015’te Belediye Encümeni’ne sevk edildi. Encümenin, aracın başkanlık makamı otosu olarak kullanılmasını, bakım ve yakıt giderlerinin belediye tarafından karşılanmasını ve aracın bedel ödenmeden kabul edilmesini uygun gördüğü belirtildi.
İddianamede, Belediye Kanunu’ndaki düzenlemelere atıf yapılarak Belediye Encümeni’nin görev ve yetkilerinin sınırları değerlendirildi. Özel mülkiyetteki bir aracın belediye başkanına makam aracı olarak tahsis edilmesi ve masraflarının belediye bütçesinden karşılanmasına karar verilmesi konusunda encümenin yetkisi bulunmadığı ileri sürüldü.
İMAMOĞLU: “KENDİ ARACIMI KAMUYA TAHSİS ETTİM”
Savunmasına başlayan İmamoğlu, davanın açılmasını eleştirerek kendisine ait aracın belediye tarafından kullanılmasına ilişkin sürecin kamu kaynağının makam aracı için harcanmaması amacıyla yürütüldüğünü söyledi.
İmamoğlu, belediye kayıtlarında ve evraklarda yer alan süreç üzerinden, yüksek maliyetli bir makam aracı yerine kendi aracını ücretsiz şekilde kamuya tahsis ettiğini savundu. İmamoğlu, “Benim aracım varsa milletin parasını neden makam aracına harcayayım?” anlayışıyla hareket ettiğini ifade etti.
İmamoğlu ayrıca bu kararının yıllar sonra ceza davasının konusu haline geldiğini belirterek, işlemin kanuna uygun olduğunu düşündüğünü söyledi.
“SÖZLERİM ÖFKEDEN DEĞİL, SORUMLULUKTAN”
Savunmasının ilerleyen bölümünde yargıya güven konusuna da değinen İmamoğlu, davayı yalnızca bir makam aracı meselesi olarak görmediğini belirtti. İmamoğlu, yargı makamlarının siyasi sonuç hesabı yapmadan hukukun gereğini yerine getirmesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu, kamu kaynaklarının makam araçları ve benzeri harcamalarda kullanılmasına ilişkin farklı örnekler vererek kendi dönemindeki uygulamalarını anlattı. Göreve geldiğinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki fazla araçların azaltılması yönünde işlem yaptığını ve 730 aracın iade edildiğini söyledi.
Duruşmada İmamoğlu’nun savunması sırasında salondan alkış sesleri yükselirken, kimlik tespiti ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından yargılamaya devam edildi.




