Haber: Burhan Kurtulmuş
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin 19. Olağan Genel Kurulu, Bursa siyasetini bir araya getirdi. İktidar ve muhalefet partilerinin Bursa milletvekilleri genel kurulda söz alarak kentin temel sorunlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Deprem gerçeği, kentsel dönüşüm uygulamaları, tarım alanlarının korunması, sanayileşme baskısı ve mühendislik mesleğinin yaşadığı sorunlar toplantının öne çıkan başlıkları oldu.

Erdem: “Plan tamamlanmadan çakılan her çivi yanlıştır”
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Şube Başkanı Serdar Atilla Erdem, odanın 70 yılı aşkın köklü geçmişine vurgu yaparak, Bursa Şubesi’nin dönem boyunca yoğun bir faaliyet takvimi yürüttüğünü söyledi. Çok sayıda seminer, kurs, çalıştay ve sosyal etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten Erdem, mesleki gelişim ve dayanışmayı öncelediklerini ifade etti.
Bursa’nın planlı ve sürdürülebilir büyümesi gerektiğinin altını çizen Erdem, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı tamamlanmadan yapılacak yatırımların kente zarar vereceğini belirterek, “Plan tamamlanmadan çakılacak her bir çivi yanlıştır” mesajı verdi.
Şubenin “güçlendirilmiş şube” statüsünde olması nedeniyle disiplin, denetim ve mali konularda yetkilerinin sınırlı olduğunu da dile getiren Erdem, il odacılığına geçiş taleplerini yineledi. “Bursa’nın yararına olmayan her konuda kim yaparsa yapsın karşısında oluruz” diyen Erdem, meslektaşlarını seçimlere katılmaya davet etti.

Saadet Partili Atmaca: “Deprem değil, riskli yapı öncelenmeli”
Mehmet Atmaca, konuşmasında deprem gerçeğine dikkat çekti. Türkiye’nin ve Bursa’nın depreme hazırlık konusunda yeterli seviyede olmadığını savunan Atmaca, mevcut kentsel dönüşüm uygulamalarını eleştirdi.
“Kentsel dönüşüm ile deprem dönüşümü aynı şey değildir” diyen Atmaca, güçlü yapıların değil, riskli yapı stokunun öncelikli olarak dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Depremlerde yıkılan yapı oranının sınırlı olduğunu ancak can kaybına yol açan binaların belli bir risk grubunda toplandığını ifade eden Atmaca, “Mevcut yapı stokunun en riskli yüzde 5–10’luk kısmını öncelemeliyiz” dedi.

İYİ Partili Toktaş: “Bursa’nın su ve planlama sorunu var”
Hasan Toktaş ise Bursa’nın çevresel ve yapısal sorunlarına işaret etti. Kentin su kapasitesi ile nüfus artışı arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Toktaş, planlamaların gerçekçi nüfus projeksiyonlarıyla yapılması gerektiğini söyledi.
Mühendislerin ekonomik koşullarına da değinen Toktaş, bazı teknik personelin mühendislerden daha yüksek ücret aldığı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirterek, mesleki itibar ve ekonomik haklar konusunda iyileştirme çağrısında bulundu.

CHP’li Sarıbal: “Tarım alanları talan ediliyor”
Orhan Sarıbal konuşmasında Bursa’daki tarım alanlarının imara açılmasını sert sözlerle eleştirdi. 1980 sonrası süreçte inşaat sektörünün barınma hakkı olmaktan çıkıp ekonomik büyümenin aracı haline geldiğini savunan Sarıbal, yapı denetim ve planlama süreçlerinin siyasetten bağımsız yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Deprem bölgelerinde yaşanan yapılaşma sorunlarına da değinen Sarıbal, meslek odalarının ve TMMOB’un güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek dayanışma çağrısında bulundu.

İYİ Partili Türkoğlu: “Yeşil Bursa griye dönüyor”
Selçuk Türkoğlu ise konuşmasında Bursa’daki çevre ve imar uygulamalarına dikkat çekti. Kestel başta olmak üzere bazı bölgelerde sanayi ve yapılaşma baskısının arttığını savunan Türkoğlu, plansız kentleşmenin Bursa’yı yaşanmaz hale getirdiğini söyledi.
Mustafakemalpaşa’daki TOKİ konutlarıyla ilgili zemin sorunlarına değinen Türkoğlu, akademik odaların ve üniversitelerin sürece daha aktif dahil olması gerektiğini belirtti. “Bilim, akıl ve vicdan devre dışı kalırsa şehir yaşanmaz hale gelir” dedi.

Genel Kurulda ortak vurgu: Bilimsel planlama ve mesleki dayanışma
Genel kurulda farklı siyasi görüşlerden milletvekillerinin ortaklaştığı nokta ise Bursa’nın deprem gerçeği, planlı büyüme ihtiyacı ve meslek odalarının kamusal sorumluluğu oldu.
19. Olağan Genel Kurul, 20. dönem yönetim kurulu seçimleri öncesi hem mesleki hem de kentsel sorunların yüksek sesle dile getirildiği bir platforma dönüştü.
Bursa’nın geleceğinde bilimin, planlamanın ve mühendislik disiplininin belirleyici olması gerektiği mesajı ise salonda en çok alkış alan ortak çağrı oldu.




