Birçoğu Pele’nin, Maradona’nın ya da Cruyff’un gölgesinde kaldı; ancak onlar olmasaydı futbol tarihi çok farklı yazılabilirdi. İşte kurtarışlarıyla imkansızı başaran, Dünya Kupası tarihinin en ikonik 11 file bekçisi ve onların unutulmaz hikayeleri...

Dünya Kupası tarihi denildiğinde akla hep jeneriklik goller, ikonik gol sevinçleri ve turnuvaya damga vuran hücum oyuncuları gelir. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Çoğu zaman takım arkadaşlarının gol şovları arasında adları arka planda kalan, fakat kritik anlarda yaptıkları olağanüstü dokunuşlarla ülkelerini ipten alan gizli kahramanlar... Defansın arkasındaki o son kale olan eldivenler, bazen tek bir kurtarışla bir ülkenin geleceğini baştan yazdı.
Yeşil sahaların unutulmaz efsanelerinden, penaltı canavarlarına; turnuvaların seyrini değiştiren en iyi 11 kaleciyi ve onların tarih kokan hikayelerini sizler için derledik. İşte o efsane liste:

RİCARDO ZAMORA (İSPANYA)
Hem Barcelona hem de Real Madrid formalarını giyerek İspanyol futbolunda silinmez bir iz bırakan Ricardo Zamora, Dünya Kupası arenalarında çok fazla boy gösterememiş olsa da oynadığı her maçla adını tarihe kazıdı. İspanya'nın ilk kez sahne aldığı 1934 Dünya Kupası'nda takımını sırtlayarak ilk 8'e taşıyan isimdi. Ev sahibi İtalya ile oynanan çeyrek final mücadelesinde kalesinde adeta devleşti. 1-1 biten o sert maçta sakatlanarak ikinci karşılaşmada forma giyemedi. Saha içinde olduğu kadar saha dışındaki fırtınalı hayatıyla da hep gündemdeydi; 1920 Olimpiyatları'nda rakibine attığı yumrukla, sonraki yıllarda ise vergi ve sigara kaçakçılığı iddialarıyla adından çokça söz ettirdi.

LEV YASHİN (SOVYETLER BİRLİĞİ)
Futbolda kalecilik müessesesini baştan aşağı değiştiren adam: "Kara Örümcek" Lev Yashin. 1960'lı yıllarda savunmayı sadece çizgi üzerinde değil, ceza sahasının tamamında organize ederek modern kaleciliğin devrimini yaptı. Kariyeri boyunca tam 150 penaltı atışını savuşturan Yashin için efsane golcü Eusebio, "Yüzyılın emsali olmayan kalecisi" ifadesini kullanmıştı. Atletik yapısı, inanılmaz refleksleri ve uzun boyuyla bugün bile birçok otoriteye göre tarihin en iyisidir. 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupalarında Sovyetler Birliği'nin kalesini koruyan efsane, kulüp bazında yılın en iyi futbolcusuna verilen prestijli "Altın Top" (Ballon d'Or) ödülünü kazanmayı başaran tek kaleci unvanını hala elinde bulunduruyor.

GORDON BANKS (İNGİLTERE)
İngiltere’nin futbol tarihindeki tek Dünya Kupası zaferi olan 1966’da kadronun en kilit isimlerinden biri hiç şüphesiz Gordon Banks’ti. Ancak futbol dünyası onu kazandığı kupadan ziyade, 1970 Dünya Kupası'nda Brezilya karşısında yaptığı o büyülü dokunuşla hatırlar. Pele’nin köşeye giden ve neredeyse herkesin "gol" diye ayağa kalktığı o muazzam kafa vuruşunu imkansız bir refleksle kornere çelen Banks, Dünya Kupaları tarihinin gelmiş geçmiş en iyi kurtarışına imza atarak hafızalara kazındı.

DİNO ZOFF (İTALYA)
O, sadece bir kaleci değil, zamana meydan okuyan bir istikrar abidesi. İtalya 1982 Dünya Kupası'nı müzesine götürdüğünde, kaleyi koruyan Dino Zoff tam 40 yaşındaydı ve bu başarı onu Dünya Kupası kazanan en yaşlı futbolcu yaptı. Turnuvanın yıldızı Paolo Rossi'nin "kadrodaki en önemli figür" olarak tanımladığı Zoff, 1970'li yıllarda milli takım kalesinde tam 1.142 dakika boyunca gol yemeyerek kırılması güç bir uluslararası rekora imza attı. Efsane isim aynı zamanda İtalya Serie A tarihinde en çok maça çıkan oyuncular listesinin de en üst sıralarında yer alıyor.

SEPP MAİER (BATI ALMANYA)
İnanılmaz çevikliği ve esnekliği sayesinde futbol dünyasının "Kedi" lakabını taktığı Sepp Maier, Batı Almanya formasıyla tam 4 Dünya Kupası organizasyonunda boy gösterdi. Almanya'nın şampiyonluğa ulaştığı 1974 kadrosunun da değişmez ismi olan Maier, saha içindeki disiplini, ciddi duruşu ve profesyonelliğiyle tanınsa da zaman zaman saha dışındaki eksantrik ve garip davranışlarıyla da dikkat çekerdi. Efsane eldiven, kulüp kariyerinin neredeyse tamamını ise Bayern Münih efsanesinin bir parçası olarak geçirdi.

UBALDO FİLLOL (ARJANTİN)
Arjantin'in ev sahipliği yaptığı ve şampiyon tamamladığı 1978 Dünya Kupası'nın gizli mimarı Ubaldo Fillol'dur. Kariyerinin zirve performansını Hollanda ile oynanan ve kupayı getiren o meşhur final maçında sergileyen Fillol, turnuva boyunca yaptığı olağanüstü kurtarışlarla iz bıraktı. Çizgide devleşen ancak kendine has tarzıyla "kolay gol yeme lüksünü" de kendisinde gören sıra dışı bir yetenekti. Arjantin milli takım formasıyla 58 maça çıkan efsane, ülkesini 3 farklı Dünya Kupası'nda temsil etti.

JEAN-MARİE PFAFF (BELÇİKA)
Belçika futbolunun altın jenerasyonlarından birine liderlik eden Jean-Marie Pfaff, ülkesini 1980 Avrupa Şampiyonası'nda finale taşıyan ana aktördü. Belçika'nın yarı finale kadar yükselerek tarihi bir başarı elde ettiği 1986 Dünya Kupası'nda ise kalesinde adeta duvar ördü ve o turnuvada sadece durdurulamaz Diego Maradona'ya boyun eğdi. Sempatik tavırları ve sıcakkanlı yapısıyla taraftarların sevgilisi olan Pfaff, futbolu bıraktıktan sonra da popülerliğini kaybetmedi ve ülkesinde "De Pfaffs" adlı bir televizyon programıyla uzun süre ekranlarda yer aldı.

RİNAT DASAYEV (SOVYETLER BİRLİĞİ)
"Demir Perde" lakabıyla tanınan Rinat Dasayev, Sovyet futbolunda Lev Yashin'in veliahtı olarak kabul görüyordu. SSCB’nin futbol dünyasında fırtınalar estirdiği 1982 kadrosunun en güvenilir ismi olan Dasayev, özellikle İskoçya karşısında yaptığı akılalmaz kurtarışla turnuva tarihine geçti. Başarılı eldiven, istikrarlı performansını sürdürerek ülkesinin 1986 ve 1990 Dünya Kupası kadrolarında da bir numara olarak görev yaptı.

SERGİO GOYCOCHEA (ARJANTİN)
1990 Dünya Kupası’nda Arjantin’de tüm gözler Diego Maradona’nın üzerindeydi. Turnuvaya as kaleci Nery Pumpido'nun yedeği olarak gelen Sergio Goycochea, şans bulduktan sonra kendi hikayesini yazdı ve ülkesine bir halk kahramanı olarak döndü. "El Goyco" lakaplı kaleci, turnuvada görev yaptığı 6 maçta kalesinde sadece 3 gol gördü. Özellikle çeyrek finaldeki Yugoslavya ve yarı finaldeki ev sahibi İtalya maçlarında penaltı atışlarında devleşerek kurtardığı penaltılarla Arjantin'i finale taşıdı ve adını futbol tarihine altın harflerle yazdırdı.

OLİVER KAHN (ALMANYA)
Kazanma hırsı, agresif tarzı ve kalesindeki heybetli duruşuyla "Titan" lakabını alan Oliver Kahn, 2002 Dünya Kupası'na damga vurdu. Final maçında Brezilya'nın ölümcül hücum hattına karşı uzun süre direnen ve turnuva genelindeki performansıyla Dünya Kupası tarihinde "Altın Top" ödülünü kazanan ilk ve tek kaleci olan Kahn, takımını şampiyonluğa taşıyamasa da tarihe geçti. Alman efsane, kariyeri boyunca Almanya'da 8 lig şampiyonluğunun yanı sıra birer kez de UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Şampiyonası kupasını kaldırma başarısı gösterdi.

GİANLUİGİ BUFFON (İTALYA)
Futbol tarihinde "kaleci" kelimesinin sözlük karşılığı olan Gianluigi Buffon, kariyerinin en büyük zirvesini İtalya'nın zaferiyle sonuçlanan 2006 Dünya Kupası'nda yaşadı. Turnuva boyunca kalesini adeta gole kapatan ve tam 453 dakika boyunca gol yememe başarısı gösteren Buffon, İtalya'nın kupaya uzanmasında başroldeydi. Kulübü Juventus ile sayısız başarıya imza atan ve İtalya Serie A tarihinde en fazla forma giyen oyuncu unvanını elinde bulunduran efsane, tam 5 farklı Dünya Kupası'nda yer alarak bu alanda kırılması zor bir rekora ortak olan sayılı figürlerden biri oldu.





