Aladağlar'ın eteğindeki Kapuzbaşı Şelaleleri bölge halkına gelir kapısı oluyor! Aladağlar'ın buzullarından beslenen takım şelalelerine adını veren Kapuzbaşı ve Büyükçakır mahallelerinde yaşayanlar, dağlık bölgede otelcilik ve restoran gibi sektörlere yöneldi.

Kent merkezine yaklaşık 150 kilometre uzaklıktaki iki mahallenin girişimcileri, yurt içinden ve dışından gelen ziyaretçilerden bölgede kalmak isteyenleri oteller, pansiyonlar ve bungalovlarda ağırlıyor.

Tarıma pek uygun olmayan ata topraklarını bırakmak istemeyen yöre sakinleri, imkanları ölçüsünde girişimlerde bulunarak turizmle ayakta kalmaya çalışıyor.

"BÖLGEDE YAKLAŞIK 30 PANSİYONUMUZ, 15 RESTORANIMIZ VAR"

Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, AA muhabirine, ilçe için turizmin oldukça önemli olduğunu söyledi.

WhatsApp’ta emoji tepki tepsisi kişiselleştirilebilecek: Ancak herkes yapamayacak
WhatsApp’ta emoji tepki tepsisi kişiselleştirilebilecek: Ancak herkes yapamayacak
İçeriği Görüntüle

Bu yıl Kapuzbaşı Şelaleleri'nin bulunduğu bölgeye gelen turist sayısında artış beklediklerini vurgulayan Öztürk, şöyle konuştu:

"İlçemiz adına gurur duyuyorum. Tabii 81 vilayetten ve yurt dışından gelenler var. 2026 turizm sezonu gerçekten yüzlerimizi güldürecek. İlçemizde turizm bakımından bir ivme yakaladık. Yıllık 1 milyon 500 bin ziyaretimiz olunca tabii yöre halkı bunu fırsata çeviriyor. Bu bölgede yaklaşık 30 pansiyonumuz, 15 restoranımız var. Ziyaretçiler burada yöre halkının hünerli ellerinde pişen yemekleri tatma imkanı buluyor. Alabalığımız başta olmak üzere ızgara çeşitleri ve bu yöreye ait bezdirmeyi tavsiye ediyorum. Bölge halkı trekking için gelenleri katırlarla gezdiriyor ve tabii bu ekonomilerine katkı da oluyor. Zaten coğrafya çok çetin, 3 bin 600 rakımı da 630 rakımı da görebiliyoruz. Bu müthiş bir zenginlik. Bölge halkımız gelen turistlerden dolayı mutlu. Ekonomilerine katkı oluyor. Kışın inşaat işiyle uğraşıyorlar ama yaz geldiği zaman yöre halkımız turistlere, pansiyon ve restoran gibi hizmetler veriyor."

Öztürk, bölge halkının kısıtlı arazilerinde yetiştirdiği incir, nar ve cennet hurması gibi meyveleri turistlere sunduğunu sözlerine ekledi.

"YOĞUNLUĞA GÖRE KÖYÜN GENÇLERİYLE ÇALIŞIYORUZ"

Otel işleten Ahmet Apaydın da doğup büyüdüğü topraklarda turizm işiyle uğraşmanın keyifli olduğunu söyledi.

Arazinin tarıma pek uygun olmaması nedeniyle turizme yöneldiklerini belirten Apaydın, "Burada araziler sarp ama güzel bir şelalelerimiz var. Biz bu işe 2013 yılında başladık. Buranın şartları belli ve imkanlar kısıtlı. 14 odamızla hizmet veriyoruz. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği imkanı var. Çocukluğumdan beri buraya insanların geldiğini görüyordum. O zamanlar çadır kuruyorlardı. Şu anda tesisler var, aşağı yukarı bölgede 300 yatak var. Benimle birlikte eşim, çocuklarım ve yeğenlerim var. Yoğunluğa göre köyün gençleriyle çalışıyoruz." diye konuştu.

"İNSANLAR HAVASINDAN DOLAYI BURAYA YÖNELİYOR"

Bölgede pansiyon işleten Mehmet Mil de aile işletmesi olarak bölgeye gelen turistlere hizmet verdiklerini ifade etti.

Son yıllarda bölgeye gelen ziyaretçilerin çok arttığına dikkati çeken Mil, "Burası 1994 yılından sonra ünlendi, daha öncesinde bilen yoktu. 1994 yılından sonra yerli halk daha çok gelmeye başladı. Boş bir alandı ve sadece fasulye ekerdik. Durum böyle olunca burada bu işin yürüyeceğine inandık. Biz de turizm işine yöneldik, memnunuz. Başka bir şey yapamazsın çünkü kanyonun arasındasın. Burada başka bir şey olma şansı yok. Turizmci olarak biz çok memnunuz." ifadelerini kullandı.

Mil, şelalelerin bölgeye çok değer kattığını, bu yüzden turizme tutunduklarını kaydetti.

Ali Baştürk ise bölgenin eşsiz bir manzaraya sahip olduğunu söyledi.

Burada otel hizmeti verdiklerini anlatan Baştürk, "Bizim bölgede arazi yok. Su kaynağı bol ama tarıma elverişli yer değil ve hayvancılık da zayıf. Ondan dolayı bu bölgede turizm aktif. İnsanlar ikliminden, havasından ve temizliğinden dolayı buraya yöneliyor. Biz de bunu değerlendirmek istiyoruz." dedi.

Kaynak: MYNET