ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen anlaşma sürecine ilişkin dikkat çeken yeni bir açıklama yaptı. Trump, Orta Doğu’da savaşın sona ermesi ve İran’la yapılması beklenen mutabakat sürecini, bölge ülkelerinin İsrail’le normalleşmesini öngören İbrahim Anlaşmaları’na katılım şartına bağladı.

Karar Gazetesinden Büşra Akdaş'ın haberine göre; Trump, yaptığı açıklamada İbrahim Anlaşmaları sürecinin Suudi Arabistan ve Katar’ın derhal imza atmasıyla başlaması gerektiğini söyledi.

“SUUDİ ARABİSTAN VE KATAR DERHAL İMZALAMALI”

Trump açıklamasında, “İbrahim Anlaşmaları süreci, Suudi Arabistan ve Katar’ın derhal imzalamasıyla başlamalı ve diğer herkes bunu takip etmelidir” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, bölgedeki diğer ülkelerin de bu sürece katılması gerektiğini belirterek, aksi durumda İran’la yürütülen anlaşmanın parçası olmamaları gerektiğini savundu.

Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti alınacak mı? İran açıkladı
Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti alınacak mı? İran açıkladı
İçeriği Görüntüle

Trump, “Eğer takip etmezlerse, kötü niyet göstergesi olacağından bu anlaşmanın bir parçası olmamalıdırlar” dedi.

İRAN ANLAŞMASINA İSRAİL ŞARTI

Trump’ın açıklaması, İran’la yürütülen müzakerelerin yalnızca nükleer program, Hürmüz Boğazı ve bölgesel ateşkes başlıklarıyla sınırlı kalmayacağını gösterdi.

ABD Başkanı’nın mesajı, “Bölge ülkeleri İsrail’le normalleşme sürecine katılmazsa İran’la anlaşma da ilerlemez” anlamına gelen bir rest olarak yorumlandı.

Daha önce Trump’ın Suudi Arabistan, BAE, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleriyle yaptığı telefon görüşmesinde de İran savaşı sonrası İsrail’le normalleşme başlığını gündeme getirdiği belirtilmişti.

Trump'ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

“İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için büyük bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak. Bu da savaş alanına ve çatışmalara geri dönüş anlamına gelir; hem de her zamankinden daha büyük ve daha güçlü şekilde. Bunu da kimse istemez!

Cumartesi günü Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid el Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed bin Halife el Sani, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman bin Casim bin Cabir el Sani ve Katar’dan Bakan Ali el-Thawadi, Pakistan’dan Mareşal Syed Asim Munir Ahmed Shah, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamed bin İsa el Halife ile yaptığım görüşmelerde, ABD’nin bu son derece karmaşık yapbozu bir araya getirmek için yaptığı tüm çalışmaların ardından, bu ülkelerin tamamının en azından eş zamanlı olarak İbrahim Anlaşmaları’na imza atmasının zorunlu olması gerektiğini ifade ettim.

Söz konusu ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri —ki zaten üye— Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn’dir —Bahreyn de zaten üye. Bir veya iki ülkenin bunu yapmamak için bir gerekçesi olabilir ve bu kabul edilecektir. Ancak çoğu ülke, İran’la yapılacak bu mutabakatı aksi halde olacağından çok daha tarihi bir olaya dönüştürmek için hazır, istekli ve muktedir olmalıdır.

İbrahim Anlaşmaları, bu anlaşmalara dahil olan ülkeler için —Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan— finansal, ekonomik ve sosyal bir patlama sağlamıştır. Üstelik bu, çatışma ve savaş döneminde bile böyle olmuştur. Mevcut üyelerden hiçbiri ayrılmayı ya da en küçük bir ara vermeyi bile önermemiştir.

Bunun nedeni, İbrahim Anlaşmaları’nın onlar için çok iyi olmasıdır. Herkes için daha da iyi olacak ve Orta Doğu’ya 5 bin yıldır ilk kez gerçek güç, kudret ve barış getirecektir. Bu, dünyada herhangi bir yerde imzalanmış başka hiçbir belgeye benzemeyecek kadar saygı gören bir belge olacaktır. Önemi ve itibarı benzersiz olacaktır.

Bu süreç, Suudi Arabistan ve Katar’ın derhal imza atmasıyla başlamalı, diğer herkes de bunu takip etmelidir. Eğer bunu yapmazlarsa, kötü niyet göstergesi olacağından bu anlaşmanın bir parçası olmamalıdırlar.

Yukarıda adı geçen birçok büyük liderle yaptığım görüşmelerde, belgemiz imzalanır imzalanmaz İran İslam Cumhuriyeti’nin de İbrahim Anlaşmaları’nın bir parçası olmasından onur duyacaklarını ifade ettiler. Vay canına, bu gerçekten özel bir şey olurdu!

Bu, her zaman çatışma içinde olmuş bu büyük ülkelerin imzalayacağı en önemli anlaşma olacaktır. Geçmişte ya da gelecekte hiçbir şey bunun önüne geçemeyecektir.

Bu nedenle, tüm ülkelerden İbrahim Anlaşmaları’nı derhal imzalamalarını zorunlu olarak talep ediyorum. Eğer İran, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak benimle anlaşmasını imzalarsa, onların da bu benzersiz dünya koalisyonunun parçası olması bir onur olacaktır.

Orta Doğu birleşmiş, güçlü ve ekonomik olarak belki de dünyanın hiçbir bölgesinde olmadığı kadar kuvvetli hale gelecektir!

Bu TRUTH paylaşımının bir kopyasıyla temsilcilerimden, bu ülkelerin hâlihazırda tarihi nitelik taşıyan İbrahim Anlaşmaları’na dahil edilmesi sürecini başlatmalarını ve başarıyla tamamlamalarını istiyorum.

Bu konuya gösterdiğiniz dikkat için teşekkür ederim!

DONALD J. TRUMP
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANI”

TÜRKİYE DE ÖNCEKİ GÖRÜŞMEDE YER ALMIŞTI

Trump’ın önceki görüşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında olduğu bölge liderleriyle İran’la ortaya çıkan anlaşma taslağını ele aldığı aktarılmıştı.

ABD Başkanı’nın şimdi İbrahim Anlaşmaları’nı İran mutabakatı için fiili şart haline getiren çıkışı, Türkiye dahil bölge ülkeleri açısından da yeni bir diplomatik baskı başlığı olarak öne çıktı.

İSRAİL İÇİN YENİ DİPLOMATİK HAMLE

İbrahim Anlaşmaları, İsrail ile Arap ve Müslüman ülkeler arasında normalleşme sürecini ifade ediyor. Trump’ın yeni açıklaması, İran savaşının ardından Orta Doğu’da kurulmak istenen yeni düzenin merkezine İsrail’le normalleşmeyi yerleştirme çabası olarak değerlendirildi.