Kocaeli'de 2017 yılında LPG tankerinde tanklardan denize boşaltılan gazın patlaması sonucu çıkan yangında 1 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin de yaralandığı olaya ilişkin mütalaa açıklandı. 8 sanık hakkında ayrı ayrı 15 yıla kadar hapis cezası, 3 sanık hakkında ise beraat talep edildi. 9 yıla yaklaşan adalet arayışında artık sonuç beklediğini söyleyen ölen Nail Demirci'nin abisi Hasan Demirci, 'Hiç tutuklu yok, bu durum canımızı acıtıyor. Benim kardeşim gitti, dünya malı dünyada olsa ne olur. Adalet yerini bulsun. 8 senedir adliye yollarındayız. Kardeşim 7-8 yıldır çalışıyordu ama sigortası yoktu' dedi.

Yangın, Körfez ilçesi İzmit Körfezi Tütünçiftlik açıklarında 29 Nisan 2017 yılında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, HABAŞ'a ait LPG tankeri, tanklarda bulunan LPG yükünü tesislerdeki platforma boşaltmaya başladı. Boşaltma işleminden sonra 'Serdar 2' adlı gemilere gıda ürünleri ve personeli taşıyan tekne de boş durumdaki tankere yanaştı. Bu sırada teknede çıkan yangın gemiye sıçradı. Gemide bulunan bir tanker alev aldı. İhbar üzerine Kıyı Emniyeti, Donanma Komutanlığı, Sahil Güvenlik ekipleri ve deniz polisi yangını söndürmek için harekete geçti. Uzun uğraşlar sonucu yangın söndürülürken, 10 kişi tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldı. 1 kişi de hayatını kaybetti.

Sanıklar davaya katılmadı

Davanın 27. celsesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya taraf avukatları ve müşteki Hasan Demirci katıldı. Sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Hasan Demirci, sorumluların cezalandırılmasını talep etti.

Karaman'da 3 kişinin yaralandığı kazada otomobil iş yerine daldı
Karaman'da 3 kişinin yaralandığı kazada otomobil iş yerine daldı
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet savcısı mütalaasında LPG tankerindeki usulsüz gaz boşaltımını anlattı

Cumhuriyet savcısı verdiği mütalaada, Kocaeli'nin Körfez ilçesinde 2017 yılında meydana gelen ve bir kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin de yaralandığı LPG tanker kazasının tüm ayrıntılarına yer verdi. Mütalaada, 27 Nisan 2017 tarihinde, Tütünçiftlik mevkisinde bulunan deniz kıyısındaki Habaş A.Ş.'ye ait LPG tesisi platformuna, gemi içerisinde bulunan tanklardaki LPG yükünü tahliye etmek amacıyla Habaş A.Ş.'ye ait M/T Habaş LPG tankerinin yanaştığı belirtildi. Aynı gün tanker gemisinde bulunan LPG yükünün platformdaki tesislere boşaltılmaya başlandığı ifade edildi.

Tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 29 Nisan 2017 tarihinde saat 02.00 sıralarında, geminin 1. kaptanı Murat Pulat'ın bilgisi dahilinde ve geminin 2. kaptanı Yavuz Pehlivanoğlu'nun talimatıyla, LPG tahliyesinde kullanılan hortumun çıkarılarak farklı bir hortumun takıldığı kaydedildi. Takılan bu hortumun bir ucunun denize salındığı, tanklar içerisinde kalan ve artık platforma basılamayan LPG gazının bu yöntemle denize boşaltılmaya başlandığı vurgulandı.

'Gemi ile servis botu arasında kalan deniz yüzeyinde biriken gazın patladı'

Mütalaada, usule aykırı şekilde gerçekleştirilen bu gaz boşaltım işlemi devam ederken, 29 Nisan 2017 günü saat 16.20 sıralarında, gemideki tankların temizliğini yapmak ve temizlik malzemelerini gemiye yüklemek amacıyla Yüksel Ham ve Kemal Ham'ın yetkilisi olduğu Akın Denizcilik firması tarafından gündelik işçi olarak çalıştırılan ve herhangi bir sigorta girişi yapılmayan işçilerin, Suat İspirli'nin kullandığı ve sahibi olduğu Serdar-2 isimli servis botu ile LPG tankerinin yanına yanaştığı ifade edildi.

Temizlik malzemelerinin LPG tanker gemisine yüklendiği sırada, gemi ile servis botu arasında kalan deniz yüzeyinde biriken gazın patlamaya neden olduğu, Serdar-2 isimli servis botunun tamamen yandığı, yangının LPG tanker gemisine de sıçradığı ve tankerin bir bölümünde yangın hasarı oluştuğu da mütalaada yer aldı.

'1 ölü 10 yaralı'

Olay sonucunda, gündelik ve sigortasız işçi olarak çalıştırılan Nail Demirci'nin denize düşerek kaybolduğu, Demirci'nin 1 Mayıs 2017 tarihinde Sahil Güvenlik dalgıçları tarafından denizde ölü olarak bulunduğu belirtildi. Aynı kazada gündelik ve sigortasız işçilerden Beşir Türkmen, Uğur Türkmen, Abdullah Üncü ve Süleyman Ayna'nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandıkları, yine gündelik ve sigortasız çalıştırılan işçilerden Ali Koç'un hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı ifade edildi.

Servis botunun sahibi ve kaptanı Suat İspirli ile servis botu çalışanı Feti Ünver'in de hayati tehlike taşıyan yaralanmalar geçirdiği, LPG tanker gemisi çalışanları Esnay Öz, Ömür Kaya ve Adem Salış'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandıkları kaydedildi.

'Suat İspirli asli; Erdinç Gülen, Cihat Turgut ve Kemal Ham tali derecede kusurlu'

Mütalaada, 1 Ekim 2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna da yer verildi. Rapora göre, Murat Pulat, Yavuz Pehlivanoğlu ve Yüksel Ham'n kusuru bulunmadığı; Erdinç Gülen, Cihat Turgut ve Kemal Ham'ın tali derecede kusurlu, Suat İspirli'nin ise asli derecede kusurlu olduğu aktarıldı. 30 Ekim 2020 tarihli bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin tekrarlandığı ifade edildi.

'Gas free işlemi yerine gaz denize boşatıldı'

Savcılık mütalaasında, 27 Nisan 2017 günü Habaş A.Ş.'ye ait M/T Habaş LPG tankerinin platforma yanaşmasının ardından, tanklarda kalan gaz için usulüne uygun 'gas free' işlemi yapılması gerekirken, zaman ve ekonomik kaygılarla bu işlemin yapılmadığı, bunun yerine 1. kaptan Murat Pulat'ın bilgisi dahilinde, 2. kaptan Yavuz Pehlivanoğlu'nun talimatıyla Erdinç Gülen tarafından getirtilen ek bir hortumun tanka ait vanaya monte edildiği ve gazın 29 Nisan 2017 saat 02.00'den itibaren denize verilmeye başlandığı belirtildi.

'Usulsüz işlemin gizlenmeye çalışıldı'

Mütalaada ayrıca, temizlik için gelen işçileri taşıyan servis botunun tankerin yanına yanaşmasına rağmen gaz boşaltım işleminin durdurulmadığı, deniz yüzeyinde biriken gazın patlamaya ve ardından yangına yol açtığı, bunun sonucunda ölümlü ve yaralanmalı iş kazasının meydana geldiği ifade edildi. Habaş A.Ş.'ye ait LPG tankerinin platforma yanaştığı tarihten itibaren platform kamera sisteminin görüntü kaydı yapmadığının tespit edildiği, bu durumun usulsüz işlemin gizlenmeye çalışıldığına dair kanaat oluşturduğu vurgulandı.

'Habaş şirket yetkilileri yüzde 50 oranında kusurlu'

Ek bilirkişi raporlarında, Habaş şirket yetkililerinin yüzde 50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan 16 Mart 2022 tarihli bilirkişi raporunda ise Habaş Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin LPG tankerindeki tüm süreçte komuta kademesinde bulunduğu ve operasyonun her aşamasında gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almakla yükümlü olduğunun belirlendiği aktarıldı.

Şirket yönetimi de kusurlu bulundu

2 Ekim 2023 tarihli bilirkişi raporu ve 13 Mart 2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, şirket yönetim kurulu başkanı Mehmet Rüştü Başaran, başkanvekili Aysel Başaran, yönetim kurulu üyesi Erol Başaran Altıntuğ, yönetim kurulu üyesi ve B grubu imza yetkilisi Fikriye Filiz Başaran Haseski ile B grubu imza yetkilisi Mehmet Naim Kılıçoğlu'nun sorumlu ve kusurlu olduklarının tespit edildiği kaydedildi.

'8 sanık hakkında ceza, 3 sanık hakkında beraat istemi'

Savcı, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları, mağdur ve sanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bir kişinin ölümüne ve 10 kişinin yaralanmasına neden olduklarını belirtti. Bu kapsamda sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin anlaşıldığını ifade etti.

Mütalaada, Aysel Başaran'ın sağlık durumu nedeniyle ifadesinin alınamaması sebebiyle dosyasının ayrılmasına, olaydan sonra hayatını kaybeden Kemal Ham hakkında kamu davasının düşürülmesi talep edildi.

Suat İspirli, Erdinç Gülen, Cihat Turgut, Murat Elbaşı, Mehmet Rüştü Başaran, Erol Başaran Altıntuğ, Mehmet Naim Kılıçoğlu ve Fikriye Filiz Başaran Hasesk'nin taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Murat Pulat, Yavuz Pehlivanoğlu ve Yüksel Ham'ın ise beraatine karar verilmesi talep edildi.

Duruşma, avukatların süre talep etmesi üzerine ertelendi.

'8 senedir adalet bekliyoruz'

Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Nail Demircinin abisi Hasan Demirci, 'Patlama haberi geldiğinde olay yerine gittim ancak kardeşimden haber alamadım. Karakola ve hastaneye de gittim ancak ondan bir iz bulamadım. Mal sahipleri orada olduğunu inkar etti, arkadaşları 'yanımızdaydı' dedi. En sonda cesedi Körfez'de 3 gün sonra çıktı. Kimse suçu kabul etmiyor. 8 yıldır adalet bekliyoruz ama olmuyor. Olmayınca olmuyor. İnşallah adalet yerini bulur. Hiç tutuklu yok, bu da canımızı acıtıyor. Benim kardeşim gitti, dünya malı dünyada olsa ne olur. Adalet yerini bulsun. 8 senedir adliye yollarındayız. Kardeşim 7-8 yıldır orada çalışıyordu ve sigortası yoktu' dedi.

Kaynak: İHA