https://x.com/i/broadcasts/1dKrPPMNDOnJX
Doruk Madencilik işçileri, hükümet ve şirket temsilcilerinin verdiği sözlerin tutulmaması üzerine başlattıkları eylemi sürdürürken Bağımsız Maden-İş Sendikası, bugün Yıldızlar SSS Holding önünde eylem düzenliyor.
İşçilerin eylemine siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri destek verdi.
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, Doruk Madencilik işçilerinin eylemine destek verdi.
Burada yaptığı açıklamada Özel, "Bütün vatandaşlarımıza söylüyorum; son kuruş ödenene kadar, haklarını alana kadar madencilerin arkasındayız. Bayram öncesi onlara geri adımı, onların onurlu mücadelesine sizlerin yürekten verdiğiniz destek attırmıştı. Bu parayı da alacaksa Doruk Madencilik, kamuoyu desteğiyle alacak. Herkes emeğin, emekçinin, madencinin arkasında dursun" ifadelerini kullandı.
Madenciye bir tokat da polisten
Kiremitçiler Grup'a bağlı Özşen Madencilik işçileri, 3 aydır ödenmeyen ücretleri için Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesindeki Kiremitçiler'in ofisine yürüyüş başlattı. İşçiler jandarma ve polis tarafından defalarca engellenmeye çalışılsa da abluka aşılarak yürüyüş devam etti. Yürüyüş esnasında polis ve jandarma madencilere defalarca müdahalede bulundu. İşçilerin paylaştıkları görüntülerde bir çevik kuvvet polisinin maden işçisine tokat attığı görüldü. Madencilere uygulanan polis şiddeti tepki çekerken Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Kemal Yılmaz "İşçilerin tüm haklarını almadan durmayacağız, mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
ABLUKA DURDURAMADI
Bağımsız Maden İş’te örgütlü Özşen Madencilik işçileri, ödenmeyen ücretleri için başlattıkları direnişin 15’inci gününde dün Tekirdağ Namık Kemal Dinlenme Tesisi'nden Süleymanpaşa'daki Kiremitçiler Grup ofisine yürüyüş başlattı. İşçiler, gelen müdahaleler ve ablukalara rağmen yürüyüşlerini tamamlayarak Kiremitçiler Grup'un ofisine ulaştı. Polis müdahalelerine baretlerini yere vurarak tepki gösteren işçiler, “Zafer direnen madencinin olacak” sloganı attı. İşçiler “Haklarımızı almadan bu yoldan dönmeyeceğiz. Gerekirse rotamızı Ankara’ya çevireceğiz” dedi.
Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Kemal Yılmaz, yürüyüş esnasında gelen müdahaleler nedeniyle işçilerin ve sendika yetkililerin zor anlar yaşadığını söyledi. Madencilere uygulanan polis şiddetini kınadıklarını vurgulayan Yılmaz, yaşananları şu şekilde aktardı: "Normal şartlarda sabah saat 10.00'da Namık Kemal Dinlenme Tesisi'nden yürüyüşe başlamayı planlıyorduk, temennimiz buydu. Fakat buradaki emniyet güçleri, polis ve jandarma yolumuzu kesti. Yolda yürürsek güvenliğimizi tehdit edecek durumlar gelişebileceği tezini savunarak bizi engellemeye çalıştılar. Bu engelleme nedeniyle orada yaklaşık iki saate yakın beklemek zorunda kaldık. Sonrasında farklı bir noktadan yürüyüşe başlama kararı aldık ve oradan yola çıktık."
Yürüyüş esnasında belirledikleri güzergâhın dışında bir rota dayattıkları için yol boyuncaçok kez tansiyonun yükseldiği anlar yaşandığını aktaran Yılmaz, "Polisin en sert müdahalede bulunduğu o an doğrudan merkeze girmemizi ve ofisin önüne geçmemizi engellemek istemelerinden kaynaklandı. Ama biz nihayetinde yürüyüşümüzü kendi planımız dahilinde gerçekleştirdik ve ofisin önüne kadar gittik. Bu defa da ofisin önünü abluka altına aldılar" diye konuştu.
Yürüyeceğiz!
— Bağımsız Maden İş (@bagimsizmadenis) June 4, 2026
Genel başkanımız Gökay Çakır:
“Bu ülkede bu işçileri bu hale siz getirdiniz. Siyasetçiler, patronlar kadar, sarı sendikaların suçu da az değildir. Biz 301’imizi kaybettiğimizde de o kadar suçluydunuz.”
Biz kazanacağız!
#MadencilerAyakta pic.twitter.com/tET88MdbPd
MÜCADELE SÜRECEK
Yürüyüş esnasında defalarca üstlerinin ve telefonlarının aradığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti: "Yalnızca biz değil işçilere de aynı muamele yapıldı. Biz bunu kesinlikle reddediyoruz. Çünkü burada ortada çok ciddi bir mağduriyet söz konusu. Eğer ortada iyi niyetle ilgili bir durum varsa, bu iyi niyet bizim karşımızda barikat kurmak olmamalıdır. Yetkililerin, mağdurların karşısında bir müzakereci pozisyonu alması ve kendi yetkilerini bu mağduriyeti çözmek için kullanması gerekir. İşçilerin tüm haklarını almadan bu müdahaleler bizi yıldırmayacak. Madencilerin yer altında, gün yüzü görmeden alın terleriyle kazandıkları tüm haklarını şirketlere bırakmamak için mücadelemizi sürdüreceğiz."





