İşçinin işyeri dışında yaşadığı özel bir olay nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesiyle ilgili yargıdan dikkat çeken bir karar çıktı. Aynı şirkette çalışan nişanlısını darp ettiği iddiasıyla işten çıkarılan bir mühendis, açtığı işe iade davasını ilk aşamada kaybetti. Ancak dosyanın istinafa taşınmasının ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi farklı değerlendirmede bulundu.

Mahkeme, işçinin özel yaşamındaki davranışların kural olarak işverenin müdahale alanı dışında kaldığını belirtti. Özel hayatta yaşanan olayın fesih gerekçesi yapılabilmesi için bunun işyerine, çalışma düzenine veya iş ilişkisine somut ve belirgin bir olumsuz etkisinin ortaya konulması gerektiğine dikkat çekildi.

Bursa'da asırlık düğün geleneği: 200 metreyi 4 saatte geçtiler
Bursa'da asırlık düğün geleneği: 200 metreyi 4 saatte geçtiler
İçeriği Görüntüle

ÖZEL HAYATTAKİ OLAY İŞTEN ÇIKARMA GEREKÇESİ YAPILDI

Karara konu olayda, bir şirkette lojistik mühendisi olarak çalışan işçinin, aynı şirkette görev yapan nişanlısına yönelik darp iddiası nedeniyle iş sözleşmesi feshedildi.

İşveren, olayın mesai saatleri ve işyeri dışında meydana gelmesine rağmen çalışma ilişkisini olumsuz etkilediğini ve taraflar arasındaki güven bağını zedelediğini savundu. İlk derece mahkemesi de bu değerlendirmeyi kabul ederek işverenin feshini geçerli buldu ve işe iade talebini reddetti.

Bunun üzerine işçi tarafı kararı istinafa taşıdı. Davacı, olayın özel hayat kapsamında gerçekleştiğini, işyerinde huzursuzluk ya da çalışma düzenini bozacak herhangi bir davranışının bulunmadığını savundu.

Dosyada ayrıca tarafların farklı birimlerde çalıştığı ve fiilen birlikte görev yapmadıkları yönündeki tespitler de yer aldı. İşçinin avukatı, fesih öncesinde müvekkiline usulüne uygun şekilde savunma hakkı tanınmadığını da ileri sürdü.

BAM: İŞYERİNE SOMUT YANSIMASI KANITLANMALI

Ankara BAM 7. Hukuk Dairesi, 22 Ocak 2026 tarihli ve 2025/2972 Esas, 2026/132 Karar sayılı kararında ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini yerinde bulmadı.

Mahkeme kararında, işçinin özel yaşamına ilişkin fiil ve davranışların kural olarak işverenin müdahale alanı dışında kaldığı vurgulandı. Ancak özel hayatta yaşanan bir olayın işyerinde huzursuzluk yaratması, çalışma barışını bozması veya işin yürütülmesini olumsuz etkilemesi halinde durumun farklı değerlendirilebileceği belirtildi.

Bu nedenle işverenin, özel hayatta yaşanan olay ile iş ilişkisi arasında somut bir bağlantı bulunduğunu ortaya koyması gerektiği ifade edildi.

Mahkeme ayrıca, işçinin savunmasının fesih öncesinde usulüne uygun biçimde alınmadığı değerlendirmesinde bulundu. Disiplin kurulu toplantısında savunma alınmasının tek başına yeterli olmadığı, çalışana isnat edilen fiilin açıkça bildirilmesi ve kendisini etkili biçimde savunabilmesi için imkan tanınması gerektiği belirtildi.

İŞE İADE KARARI ÇIKTI

Bölge Adliye Mahkemesi, dosyadaki tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, iddia edilen olayın işyerindeki çalışma düzenini veya iş barışını olumsuz etkilediğini gösteren yeterli ve somut delil bulunmadığı sonucuna vardı.

Kararda ayrıca, tarafların farklı departmanlarda çalıştığı ve fiilen birlikte görev yapmadıkları, işverenin fesih dışında daha hafif tedbirleri değerlendirdiğine ilişkin de yeterli bir tespit bulunmadığı kaydedildi.

Mahkeme, işverenin geçerli fesih nedenini ispatlayamadığı ve fesihte “son çare” ilkesine uygun hareket edilmediği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdı. İşçinin işe iadesine ve buna bağlı yasal sonuçların uygulanmasına hükmedildi.

Karar, işverenlerin çalışanların özel yaşamına müdahalesinin sınırlarını bir kez daha gündeme getirirken, işyeri dışında yaşanan olayların iş sözleşmesinin feshi için tek başına yeterli olmayacağına ilişkin önemli bir hukuki değerlendirme ortaya koydu. Özel hayattaki bir davranışın işten çıkarma gerekçesi yapılabilmesi için iş ilişkisine etkisinin somut delillerle ortaya konulması gerekiyor.

Kaynak: İHA