Kara, fonların nasıl yönetildiği, kimlerin kazanç sağladığı ve denetim mekanizmalarının neden zamanında harekete geçmediği sorularının yanıtlanması gerektiğini söyledi.
"MİLYONLAR, MİLYARLAR HAVADA UÇUŞUYOR"
Açıklamasına "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, ülkenin kaynaklarını soyan soyana" sözleriyle başlayan Mahmut Kara, geçmişte hırsızlık denildiğinde kasa soygunlarının akla geldiğini, bugün ise fonlar, borsalar, ihaleler ve şirketler üzerinden yürütülen finansal işlemlerin tartışıldığını ifade etti.
Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Kara, diğer tarafta milyonlarca ve milyarlarca liralık kazançların gündeme geldiğine dikkat çekti.

"BU SERVETLERİN KAYNAĞINI SORMAK SORUMLULUKTUR"
Fon skandallarının yalnızca finans piyasalarının sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Kara, ekonomik gücün belirli çevrelerde nasıl toplandığının ve denetim mekanizmalarının neden işlemediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Emeklilerin maaşlarıyla geçinmekte, çalışanların ise yıllarca çalışmasına rağmen ev sahibi olmakta zorlandığını dile getiren Kara, bazı kişilerin kısa sürede büyük servetlere ulaşmasını eleştirdi.
Kara, açıklamasında şu soruları yöneltti:
-
Fonları kimler yönetti?
-
Şüpheli işlemlerden kimler kazanç sağladı?
-
Bu işlemlere kimler göz yumdu?
-
Siyasi veya bürokratik bağlantılar kullanıldı mı?
-
Denetim mekanizmaları neden zamanında harekete geçmedi?
"BU ÜLKENİN İHTİYACI İŞLEYEN BİR DENETİM"
Soruların yanıtlanmadan yapılan açıklamaların eksik kalacağını savunan Kara, meselenin yalnızca paranın el değiştirmesi değil, toplumun adalet duygusunun zedelenmesi olduğunu ifade etti.
Ekonomik adaletsizliğin toplumsal güveni de aşındırdığını belirten Kara, ülkenin ihtiyacının kaynağı açıklanabilen servetler, etkin denetim mekanizmaları ve herkese eşit uygulanan hukuk olduğunu vurguladı.
Mahmut Kara, açıklamasını "Bir gün bu millet yalnızca parasının değil, elinden alınan geleceğinin de hesabını soracaktır" sözleriyle tamamladı.




