Belçikalı su altı fotoğrafçısı Stefan Panis, şişeyi geçen yıl Manş Denizi’ndeki Mindoro adlı geminin enkazında keşfetti. Denizden çıkarıldıktan sonra temizlenen şişenin üzerinde “Guinness Extra Stout London” yazısının bulunduğu görüldü.
Mindoro’nun 20 Kasım 1864’te Londra’dan Kanada’nın Vancouver kentine gitmek üzere yola çıktığı belirtildi. Gemi, bir hafta sonra İngiltere’nin Dover kıyısından yaklaşık 5 kilometre açıkta başka bir yelkenliyle çarpışarak battı. Şişeler o tarihten bu yana denizin dibinde soğuk, karanlık ve yüksek basınçlı bir ortamda kaldı.
Laboratuvarda inceleniyor
Panis ve dalgıç Eddie Huzzie tarafından alınan örnekler, Belçika’daki KU Leuven Üniversitesinde görev yapan mikrobiyologlara gönderildi.
Araştırmacılar, şişedeki mayadan genetik izler elde etmeye çalışacak. Yeterli DNA bulunması durumunda, 1860’lı yıllarda üretilen Guinness’in tadına mümkün olduğunca yakın bir bira hazırlanması hedefleniyor. Ancak 162 yıllık şişeden canlı maya hücresi çıkarılmasının düşük bir ihtimal olduğu belirtildi.
Uzmanlara göre mantarın içinden şişeye deniz suyu girmediyse biranın hâlâ tüketilebilir olma ihtimali bulunuyor. Panis, incelemeler sonucunda güvenli olduğu belirlenirse içeceğin tadına bakabileceğini söyledi.
Batıkta daha fazla şişe olabilir
Dalgıçlar, batıkta baş aşağı yerleştirilmiş şişelerin bulunduğu ahşap bir kasa tespit etti. Kasanın büyüklüğüne göre içinde yaklaşık 24 şişe bulunabileceği, kumların altında başka kasaların da olabileceği değerlendiriliyor.
Guinness’in sahibi olan Diageo şirketi de keşifle ilgilendiklerini açıkladı. Şirketin arşiv ekibinin, buluntunun geçmişini ve tarihî önemini belirlemek amacıyla dalgıçlarla iletişim halinde olduğu bildirildi.




