CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel'in Güvenpark'taki bayramlaşma programı mitinge dönüştü. On binlerce kişi tıklım tıklım alanı doldurdu. Özel'in konuşmasından önce otobüsün üzerine Ankara Büyükşehir Başkanı Mansur Yavaş çıktı. Yavaş, tavrını ortaya koydu. Yavaş konuşmasında net bir şekilde Özgür Özel'in yanında olacağını belirtti.

CHP Grup Başkan Vekili Özel'den tarihi miting! On binler Güvenpark'a sığmadı "Ant olsun ki vazgeçmeyeceğim"

"İNSANLARIN UMUDU BENİM VEFA DUYGUMUN ÇOK ÇOK ÜZERİNDEDİR"

Yavaş, "Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir."

"Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim" dedi.

ÖZEL: YAVAŞ'IN TÜM YAPTIKLARI BİLGİM DAHİLİNDEDİR

CHP Grup Başkan Vekili Özel de Yavaş'a dönük eleştirilere miting konuşmasının sonunda yanıt verdi.

Özel, "Bundan önce, bundan önce Mansur Başkan'la ilgili zaman zaman sosyal medyada gerçek olmayan kabartmalar yapılıyor, gerçek olmayan kışkırtmalar yapılıyor. Buradan açıkça ilan ediyorum: Mansur Başkan bugüne kadar ne yaptı, ne adım attı, ne açıklama yaptıysa bilgim dahilindedir. Bundan sonra da ne yapacaksak birlikte yapacağız! Artık genel merkezimize 24 Mayıs'ta yapılan saldırı ve ona verilen refleks tarihi bir milattır. O tarihten öncesi vardır, sonrası da olacaktır. O tarihten önce hataya düşenler vardır, eyvallah. O tarihten önce hata yapıp butlandan sonra, saldırıdan sonra doğru yerde olanların hepsi buradadır, buradadır, başımızın üstündedir. Tarihin en büyük, en büyük kucaklaşmasına, tarihin en büyük kucaklaşmasına, kenetlenmesine ihtiyaç var. Bunun için buradayız."dedi.

Aynı saatlerde de tartışmalı mutlak butlan kararını kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde konuştu. Kılıçdaroğlu'nu dinlemeye gelen kitlenin sönüklüğü de dikkat çekti.

Ankara Büyükşehir Başkanı Mansur Yavaş'ın konuşması da tam olarak şöyle:

"Kıymetli hemşehrilerim, öncelikle hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramlar kırgınlıkların azaldığı, dayanışmanın güç kazandığı, insanların birbirini daha iyi dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği müstesna zamanlardır.

Kılıçdaroğlu'nun TESEV üyeliği yine gündemde
Kılıçdaroğlu'nun TESEV üyeliği yine gündemde
İçeriği Görüntüle

Bayram birliktir, dayanışmadır, aynı sofrada bir araya gelebilmektir. Farklılıklarımıza rağmen ortak bir geleceğe inanabilmektir. Tam da böylesi günlerde ülkemizin ve partimizin içinden geçtiği sürece ilişkin bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.

Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra yapacağımız faaliyetlerle nasıl bir yönetim sisteminin mümkün olabileceğini, ülkenin yolsuzluk yapılmadan da yönetilebileceğini ispat etmek ve ancak bu yolla da iktidarın değiştirilebileceğine inanarak çalıştık. Ancak bildiğiniz gibi 2023'te yapılan seçimlerde umduğumuz sonucu alamadık.

Daha sonra yapılan seçimlerde partide bir değişiklik oldu ve yerel seçimlerden sonra parti ilk defa yüzde 38 gibi bir oya ulaştı, çok sayıda belediye kazandık.

Ankara'da da sizlerin desteğiyle yüzde 60'ın üzerinde bir oy alarak yaptığımız çalışmaların onaylandığını gördük. Şimdi bize düşen; bu kadar ekonominin kötü olduğu zamanda, insanlar neredeyse yiyecek ekmek bulamazken, iş bulamazken, öğrenciler gelecekten umudunu kesmişken ilk defa bir umut doğdu, iktidarı değiştirme umudu. Yerel yönetimler vasıtasıyla da daha iyi bir yönetim yapılabileceği konusunda insanları ikna ettik. Ve ben bütün konuşmalarında şunu söyledim: Yukarıdan aşağıya bu yönetimin değişmesini isteyen, iktidarın değişmesini isteyen, hukukun üstünlüğüne inanan, demokrasiye inanan herkesin bir araya gelmesini ve bir yumruk gibi olmasını istedim.

Bunun sonucunda da iktidarı değiştirip yeniden parlamenter sisteme, hukukun herkesin güvendiği bir şekle dönüştürülmesine ve Avrupa'daki bütün insanların hakkı neyse, insanca yaşama hakkına kavuşması ve bu yönde çalışmalar yaptık. Ortaya bir umut çıktı, iktidar da bunu gördü. Ve bunu görünce partiyi bölmek için çalışmalara başladı. Sonuç itibarıyla... Sonuç itibarıyla hem belediyelere yapılan operasyonlar hem de itibarsızlaştırma çalışmaları, partiyi bölme çalışmaları... Bugün bu nedenle bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğüm için buradayım.

Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir.

Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim. Bize...

Bizim... Bizim insanların umudunu... Bizim insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil. Çünkü önemli olan bu toplumun geleceğidir. Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu yüz yıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunduk. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynı kararlılıkla savunmayı sürdürüyoruz. Çünkü...

Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Bu ülkenin kurucu iradesidir. Demokrasi mücadelemizin en temel taşıyıcı unsurlarından biridir.

Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'ni zayıflatmaya, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişim yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bilelim ki bu girişimler Türkiye'nin demokratik birikimini hedef almaktadır. Cumhuriyetin değerlerini hedef almaktadır. Toplumsal umudu hedef almaktadır.

Değerli hemşehrilerim, bu ülke kolay şartlarda kurulmadı. Bu cumhuriyet, savaş meydanlarında verilen mücadelelerle, yokluk içinde gösterilen fedakarlıklarla ve milletimizin ortak emeğiyle inşa edildi. Birlik ve bütünlük vurgusunu ısrarla yapmamızın temel nedeni de budur. Buradan yalnızca Cumhuriyet Halk Partililere değil; demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine inanan herkese çağrıda bulunuyorum.

Çünkü bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. Farklı düşünebiliriz, farklı geleneklerden geliyor olabiliriz. Ancak hepimizin ortak sorumluluğu hukuku savunmak, demokratik kurumları korumak ve millet iradesine sahip çıkmaktır.

Türkiye'nin ihtiyacı parçalanmış bir muhalefet değil; birbirinin varlık hakkına saygı duyan, ortak değerlerde buluşabilen bütünleşik bir demokrasi anlayışıdır. Çünkü bu konu artık partilerin konusu olmuştur. Mesele çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Birlikte hareket etmezsek yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız. Hatta torunlarımız bile asla bizi affetmeyecektir.

Resmin büyüğünü hepimiz görmek durumundayız. Türkiye'de siyaset alanı daraltılıyorsa, demokratik kurumlar yıpratılıyorsa, seçilmiş iradeler tartışmalı hale getiriliyorsa, hukuk siyasetin konusu haline dönüştürülüyorsa, toplum kutuplaşma üzerinden yeniden şekillendirilmeye çalışılıyorsa... Bu durum doğrudan doğruya Cumhuriyet rejimine yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır.

Benim duruşum başından beri demokrasiden yana olmuştur. Bu nedenle çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir!

Gelin... Bu süreci ortak akılla yönetelim. Çünkü bu konu artık kişiler arasında olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren ve tüm iktidar değişimini isteyen milyonların ortak beklentisidir. Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım.

Gelin, milyonlarca muhalifin iktidar yürüyüşünü hep birlikte kaldığımız yerden devam ettirelim. Bu bizim ortak sorumluluğumuzdur. Parti bu durumdayken televizyonun karşısına geçip kıs kıs gülenleri güldürmeyelim, hep birlikte bu oyunu bozalım!"

Kaynak: Halk TV