Mahkeme kararında, “Yasa koyucu tarafından yasaklanmayan veya ilgili idarenin yasalardan aldığı yetki ile ikincil düzenlemelerle yasaklamadığı yahut ruhsat veya izne bağlamadığı ticari bir faaliyetin mahkeme tarafından yasaklanması mümkün değildir.” ifadelerine yer verildi.
Mahkeme, Martı TAG’ın Anayasa’da güvence altına alınan girişim özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

Kararda, “
Bir faaliyet türünün yasaklanması, izne veya ruhsata bağlanması, öncelikle kanun koyucunun sonrasında da idari makamların yetkisi dahilindedir. Böyle bir hüküm bulunmadığına göre, davalının yaptığı faaliyetin ve kurduğu platformun, serbest ve özgür ticaret hayatının ve Anayasa’da yer alan girişim özgürlüğünün bir sonucu olduğunun kabulü gerekir.”
denildi.
Mahkeme ayrıca mevcut mevzuattaki boşluğa dikkat çekerek yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Kararda,
“Bilimsel ve teknolojik gelişmelere ve kent ulaşımının aldığı karmaşık yapının yarattığı ihtiyaçlara göre, kent ulaşımını düzenleyen yeni mevzuata ihtiyaç bulunmakta olup, bu mevzuatın oluşturulması yasa koyucuya ait bir görev olup, bir ticari faaliyet türünün mahkeme kararı ile ve genel olarak yasaklanması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi hukuken mümkün değildir.”
ifadeleri kullanıldı.
Bölge Adliye Mahkemesinin bugün verdiği kararla birlikte, Martı TAG’ın taksilere karşı haksız rekabette bulunmadığı da yargı kararıyla netleşmiş oldu.
Öktem: “En başından beri hukuka ve haklılığımıza güvendik”
Kararın ardından açıklamada bulunan Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, “
En başından beri hukuka ve haklılığımıza güvendik. Bugün verilen karar da bu güvenimizi haklı çıkardı. Martı TAG bugün milyonlarca insanın hayatının bir parçası. Bu süreç boyunca yanımızda olan ve bize güvenen TAG ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz.”
dedi.






