Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy hakkında yasaklı madde ticareti iddialarıyla yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Gözaltına alındığında "Hayatımda yasaklı madde kullanmadım" diyerek süreci siyasi bir operasyon olarak niteleyen Ersoy'un, Adli Tıp raporunun ardından yasaklı madde kullandığını itiraf etmesi ve Veyis Ateş'i işaret etmesi dosyanın en belirgin çelişkisi olarak kayıtlara geçti. Savcılık, zincirleme suçlar kapsamında Ersoy için 266 yıldan az olmamak üzere hapis cezası talep ediyor.

Marmaray'da yine intihar vakası
Marmaray'da yine intihar vakası
İçeriği Görüntüle

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasaklı madde soruşturması kapsamında Aralık 2025'te tutuklanan Mehmet Akif Ersoy hakkındaki iddianame süreci tamamlandı. Savcılığın hazırladığı dosya, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Soruşturma dosyasında Ersoy ile birlikte Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Taner Çağlı'nın da aralarında bulunduğu toplam 8 şüpheli yer alıyor. Duruşma tarihinin netleşmesinin ardından yargılama Çağlayan Adliyesi'nde başlayacak.

İLK İDDİANAMEYİ MAHKEME İADE ETTİ

Aralık 2025'te başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz ve Ufuk Tetik'in yanı sıra Taner Çağlı'yı da kapsayan 8 kişi hakkındaki ilk iddianame 20 Mayıs'ta tamamlanarak İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Ancak mahkeme, bu ilk iddianameyi kabul etmeyerek savcılığa iade etti. Sanık avukatları, dosyada gizlilik kararı bulunduğu için iade kararının kendilerine tebliğ edilmediğini ve ret gerekçesini henüz öğrenemediklerini açıkladı.

266 YILDAN AZ OLMAMAK ÜZERE HAPİS TALEBİ

Kabul edilen yeni iddianamede Mehmet Akif Ersoy'a yönelik ağır suçlamalar yer alıyor. Savcılık, Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme" ile "yasaklı madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından 11 yıldan 27,5 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Bu suçlamalara ek olarak, "zincirleme biçimde 11 kez nitelikli cinsel saldırı" ve "zincirleme biçimde yasaklı madde ticareti yapma ya da sağlama" suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapis cezası istendi. Savcılık makamı, tüm bu suçlamaları birlikte değerlendirerek Ersoy'un ağır biçimde cezalandırılmasını istiyor.

"İTİBARIM YERLE BİR EDİLDİ" SAVUNMASINDAN ADLI TIP RAPORUNA

Soruşturma süreci, 9 Aralık 2025 akşamı İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin operasyonuyla başladı. Aralarında Ersoy'un da bulunduğu 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere "kullanmak için yasaklı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" ile "yasaklı madde kullanmak, kullanılmasına yer ve imkân sağlamak" suçlamaları yöneltildi. Ersoy, gözaltına alındığı sıralarda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Habertürk'teki görevinden uzaklaştırıldı.

10 Aralık'ta adliyeye sevk edilen şüpheliler hakkında savcılık; eve gelen kadınlara yasaklı madde temin edildiğini, madde kullanımının ardından ikiden fazla kişinin birlikte ilişki yaşadığını ve şüphelilerin yasaklı madde için yer ve imkân sağladıklarını öne sürdü. Sevk yazısında Ersoy'un çevresindeki kişiler ile kadınları ilişkiye soktuğu, bu süreçte sektörel ve maddi menfaat sağladığı iddia edilirken; Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan'ın Ersoy ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği belirtildi.

İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, 11 Aralık 2025'te Ersoy, Manaz, Tetik ve Gülan'ı "yasaklı kullanımını kolaylaştırmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlamasıyla tutukladı. Dosyadaki diğer dört şüpheli; Gizem Aybaktı, Buse Öztay, Elif Kılınç ve Dilara Yıldız ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Savcılık ifadesinde suçlamaları reddeden Ersoy, "Hayatımda hiç yasaklı madde kullanmadım. Bu iddialar çok çirkindir" dedi. Hâkimlik savunmasında ise süreci siyasi olarak tanımlayarak şu ifadeleri kullandı:

"Savcılık bana öyle sorular sordular ki ülkenin bütün ahlaksızlığını üstüme boca etmişler gibi hissettim. Benim 15 yılda edindiğim itibarımı 15 dakikada yerle bir ettiler."

Ancak 15 Aralık'ta Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapor, Ersoy'un saç örneğinde yapılan yasaklı madde testinin pozitif çıktığını saptadı. Sabah gazetesinin haberine göre analizde Ersoy'un kokain kullandığı tespit edildi. Aynı soruşturma kapsamında tutuklanan spiker Ela Rümeysa Cebeci'nin testinde ise hem kokain hem de esrar bulundu.

"İLK DEFA ONDA GÖRDÜM"

Test sonuçlarının ardından Mehmet Akif Ersoy, 30 Aralık'ta savcılığa ek ifade verdi. Önceki beyanlarının aksine yasakı madde kullandığını kabul eden Ersoy, kendisine ilk yasaklı madde sunan kişinin gazeteci Veyis Ateş olduğunu iddia ederek şunları söyledi:

"Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa'daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Bu gelişinde yanında yasaklı madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada yasaklı maddeyi gördüm. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa'daki evimde ilk defa kokain içtim."

Veyis Ateş ise bu iddiaları reddetti. İfadesinde, Ersoy'un Piyalepaşa'daki evine 2018-2020 yılları arasında yalnızca çay içmek için uğradığını belirten Ateş, 20 yıllık itibarının asılsız iddialarla zedelendiğini savundu. Soruşturma kapsamında Ateş'in kan testinin negatif çıktığı, ancak geriye dönük daha uzun vadeli tespit imkânı sağlayan saç örneği analizini ise yaptırmadığı belirlendi.

Kaynak: HALK HABER MERKEZİ