Migren, şiddetli baş ağrısının ötesinde kişinin günlük yaşamını, çalışma hayatını ve sosyal ilişkilerini etkileyebilen nörolojik bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Medikal Estetik Hekimi Op. Dr. Nuray Kuzukıran, kronik migren hastalarında uygulanan botoks tedavisinin kozmetik amaçlı işlemlerden farklı olduğunu vurgulayarak, uygun hastalarda atakların sıklığı ve şiddetinde azalma sağlayabildiğini söyledi.
KRONİK MİGRENDE DOĞRU TANININ ÖNEMİ
Op. Dr. Nuray Kuzukıran, migren botoksunun her baş ağrısı yaşayan kişiye uygulanabilecek bir yöntem olmadığını belirtti. Kuzukıran, öncelikle hastanın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi ve baş ağrısının türünün doğru belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Kuzukıran, uluslararası kriterlere göre kronik migrenin en az üç ay boyunca ayda 15 gün veya daha fazla baş ağrısı yaşanması ve bu günlerin en az sekizinde migren özelliklerinin bulunmasıyla tanımlandığını aktardı.
“Botoks burada kırışıklık gidermek için değil, kronik migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmak amacıyla uygulanıyor” diyen Kuzukıran, doğru hasta seçiminin tedavide önemli olduğunu vurguladı.
MİGREN BOTOKSU AĞRI İLETİMİNİ HEDEFLİYOR
Botulinum toksinin, sinir uçlarından ağrı iletiminde rol oynayan bazı kimyasal maddelerin salınımını azaltarak etki gösterdiğini belirten Kuzukıran, uygulamanın migrenle ilişkili nörolojik süreçleri hedeflediğini söyledi.
Tedavinin alın, şakak, başın arka bölgesi, boyun ve omuz çevresindeki belirli noktalara uygulandığını aktaran Kuzukıran, amaçlarının kasları tamamen hareketsiz hale getirmek olmadığını ifade etti.
Kuzukıran, migren botoksunun estetik amaçlı botoks uygulamalarından farklı bir protokolle gerçekleştirildiğini belirterek, migreni tetikleyen sinir yollarındaki aşırı uyarılmanın azaltılmasının hedeflendiğini kaydetti.
ETKİSİ İLK HAFTALARDA BAŞLAYABİLİYOR
Botoks uygulamasının tek seansla kalıcı bir çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, tedavinin etkisinin çoğunlukla ilk iki ila dört hafta içerisinde hissedilmeye başladığını söyledi.
En belirgin faydanın birçok hastada ikinci ve üçüncü uygulama döneminde ortaya çıktığını aktaran Kuzukıran, standart tedavi protokolünde uygulamanın yaklaşık 12 haftada bir tekrarlandığını ifade etti.
Kuzukıran, kronik migren tedavisinde kullanılan standart enjeksiyon protokolüne ilişkin PREEMPT çalışmalarında aylık baş ağrısı günlerinde anlamlı azalma gösterildiğini belirterek, düzenli takip ve doğru tedavi planlamasının önemine dikkat çekti.
İlaç tedavilerinden yeterli fayda göremeyen, yan etkiler nedeniyle koruyucu tedavilerini sürdüremeyen veya kronik migren tanısı bulunan hastalarda botoksun önemli bir seçenek olabileceğini belirten Kuzukıran, gebelik, bazı nöromüsküler hastalıklar ve belirli tıbbi durumlarda uygulamanın uygun olmayabileceğini söyledi.
“Baş ağrısı nedeniyle işinden, ailesinden, sosyal hayatından geri kalan çok sayıda insan var” diyen Kuzukıran, migren botoksunun her hastaya uygulanmadığını, uygun hastalarda atakların azaltılmasıyla yaşam kalitesine katkı sağlayabildiğini ifade etti. Kuzukıran, tedavide en önemli adımın doğru tanı ve kişiye özel planlama olduğunu vurguladı.




