Murat Can Pekeroğlu’nun ölümünün üzerinden dokuz ay geçti. Davanın bir sonraki duruşması 22 Eylül’de Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ve kazaya tanıklık eden iki kişi dinlenecek.

Pekeroğlu, Pamukkale Üniversitesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü’nden mezundu. Kendi alanında iş bulamayınca motokurye olarak çalışmaya başlayan Pekeroğlu’nun hedefi, para biriktirerek yurtdışına gitmek ve kendisine yeni bir gelecek kurmaktı.

Kardeşi Ayşe İrem Özcan, Murat Can’ın kuryeliği bırakmayı planladığını belirterek, “Aralık ayında (kuryeliği) bırakacağım diyordu” ifadelerini kullandı.

İKİ BİLİRKİŞİ RAPORU ARASINDA KUSUR FARKI

Alican Uludağ’ın DW Türkçe’de yer alan habere göre Murat Can Pekeroğlu, Denizli’de motosikletiyle seyir halindeyken bir otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

Soruşturmanın ilk bilirkişi raporunda otomobil sürücüsü Selman San asli kusurlu bulundu.

Raporda, yağış nedeniyle zeminin ıslak olduğu sırada San’ın karşı yönden gelen motosiklete rağmen sola dönüş yaptığı ve dönüş ile kavşak kurallarını ihlal ettiği belirtildi. Murat Can’a ise herhangi bir kusur yüklenmedi.

Savcılık da iddianamede sürücünün gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, sola dönüş ve kavşakta geçiş önceliği kurallarına uymadığını belirterek “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan ceza talep etti.

San, 14 Nisan’daki ilk duruşmada suçlamayı kabul etmeyerek motosiklet sürücüsünün önce durmaya çalışıp düştüğünü ve ardından sürüklenerek aracına çarptığını öne sürdü. Mahkeme, sanığın tutuksuz yargılanmasına karar vererek duruşmayı 22 Eylül’e bıraktı.

Dosyaya daha sonra ikinci bir bilirkişi raporu eklendi. 1 Ağustos 2026 tarihli raporda da San’ın asli kusurlu olduğu değerlendirmesi korundu. Ancak bu kez Murat Can’a da tali kusur verildi.

Raporda Pekeroğlu’nun yol, hava, görüş ve trafik şartlarını dikkate alarak hızını ayarlaması gerektiği belirtildi. Böylece aynı kazaya ilişkin iki rapor arasında, Murat Can’ın kusuruna yönelik önemli bir farklılık ortaya çıktı.

“KURYELER İYİ KAZANIYOR” ALGISININ ARKASINDA NE VAR?

Murat Can’ın hikâyesi, sektördeki çalışma koşullarına ilişkin tartışmanın da merkezine yerleşti.
Kurye Hakları Derneği Başkanı Mesut Çeki, Türkiye’de yaklaşık 7,3 milyon motosiklet kullanıcısı bulunduğunu ancak bunların ne kadarının kurye olarak çalıştığının net biçimde bilinmediğini söylüyor.

Deniz Bayramoğlu’nun yeni adresi belli oldu
Deniz Bayramoğlu’nun yeni adresi belli oldu
İçeriği Görüntüle

Çeki’ye göre kuryelerin yüksek gelir elde ettiği yönündeki algı, çalışma süresini ve masrafları hesaba katmıyor. Paket başına ödeme yapılan sistemde yeterli gelir elde edebilmek için kuryelerin günde 12-14 saate varan sürelerle çalışmak zorunda kaldığını belirtiyor.

“Esnaf kurye” modelinde ise motosikletin yakıtı, bakımı ve sigortası gibi giderlerin önemli bölümünün çalışanın üzerine kaldığı ifade ediliyor.

Bunun yanında teslimat süreleri üzerinden kurulan performans sistemi, kuryeler üzerinde hız baskısı oluşturuyor. Çeki, şirketlerin hız odaklı reklam ve uygulamalarının trafik güvenliği açısından ciddi risk yarattığını savunuyor.

Çünkü kuryeler için iş yeri, her gün değişen trafik koşullarının içindeki yollar.

BEŞ YILDA EN AZ 265 KURYE HAYATINI KAYBETTİ

Kurye Hakları Derneği’nin saha çalışmalarına göre son beş yılda en az 265 motokurye yaşamını yitirdi. Dernek, 2026’nın ilk altı ayında ise 22 kurye ölümünü kayda geçirdi.

Çeki, bu ölümlerin önemli bölümünün önlenebilir ihmallerle bağlantılı olduğunu belirterek söz konusu vakaları “iş cinayeti” olarak değerlendiriyor.

Sektörde üniversite öğrencileri ve mezunlarının bulunması da dikkat çekiyor. Derneğin verileri, kuryeliğin eğitim hayatını sürdürmek veya mezuniyet sonrasında geçimini sağlamak isteyen gençler açısından önemli bir gelir kapısına dönüştüğünü gösteriyor.

Daha çarpıcı bir başka veri ise çocuk kuryelere ilişkin. Son dört yılda en az 20 çocuk kuryenin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ÜNİVERSİTE DİPLOMASI NEDEN YETMİYOR?

Murat Can’ın hikâyesi, kuryeliğin yalnızca motosiklet kullanmayı bilen kişilerin yaptığı bir iş olmadığını da ortaya koyuyor.

Kardeşi Samet Özgül’ü kurye olarak çalışırken kaybeden Berna Özgül, üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının kendi alanlarında iş bulamadıkları için güvencesiz işlere yönelmek zorunda kaldığını belirtiyor.

Özgül, esnaf kurye modelinde çalışanın kendi aracını kullanmasına, yakıt ve bakım masraflarını üstlenmesine rağmen yeterli sosyal ve ekonomik güvenceye sahip olmadığını ifade ediyor.

“Kuryeler ölmek istemiyor. Evden çıkarken ‘Bugün eve sağ salim dönebilecek miyim?’ diye düşünmek istemiyorlar. İstedikleri sadece insanca, güvenceli bir şekilde çalışmak ve akşam evlerine sağ salim dönebilmek.”

Kaynak: DW