İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
MURAT ONGUN TAHLİYE TALEBİNDE BULUNMAK İSTEMEDİ
İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş, ‘Ekrem İmamoğlu’nun ‘iftiraname’ olarak nitelendirdiği iddianameye ilişkin, “Ben de bu benzetme konusunda kendisiyle tamamen hemfikirim. İddianame hukuki bir belge vasfı dahi taşımamaktadır. Bu metinde Ongun neredeyse her olayla, her iddiayla ilişkilendirilmiştir. İddianamenin pek çok yerinde adı da geçmektedir. Öyle ki, 3 bin sayfalık metnin 2 bin sayfalık kısmında Ongun’un doğrudan sorumlu tutulduğu olay ve iddialardan bahsedilmiştir. Savcılık makamının bu şehvetli tutkusu esasen daha soruşturma safhasının başında ortaya çıkmış; pek çok kişi Ongun’a bağlı ‘örgüt üyesi’ olarak gözaltına alınmıştır. İddianamenin anlatı odaklı olduğu, bir kurgu hikâye üzerine inşa edildiği ve hakikate aykırı iddialar içerdiği hususunda pek çok örnek mevcut. Onlarca insan müvekkilime atıfla nasıl hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alındıysa, aynı aşırılığı Murat Ongun’a yönelik suç isnatlarında da görmek mümkündür. Müvekkilim Ongun’un tahliye olmak konusundaki arzusunu burada bulunanlara iletmek isterim. Murat Ongun, haksız yere çocuklarından, annelerinden ve babalarından koparılan Medya A.Ş.’nin kadın çalışanları tahliye olana dek, şahsi bir tahliye talebinde bulunmak istemediğini bana açıkça beyan etti. Hal böyleyken, bugün sadece müvekkilim Murat Ongun açısından bir tahliye talebinde bulunmam artık mümkün değildir” dedi.
