İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan için "barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü" teklifinde bulunarak İmralı sürecinde yeni bir tartışma başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye çok sert çıktı.
Bahçeli'nin sözlerini ve süreçteki tavrını doğrudan doğruya suçu ve suçluyu övmek olarak değerlendiren Dervişoğlu, "50 bin insanın katiline böyle bir misyonun yüklemiş olması hâli, aslına bakarsanız eksik bile söylüyorum, rezilliğin dik alasıdır” dedi. Yaşananların Öcalan’ın serbest bırakılması için ön hazırlık olduğunu söyledi.
Müsavat Dervişoğlu, NOW TV'de İlker Karagöz’ün gündeme dair sorularını yanıtlarken Bahçeli'nin tartışma yaratan 'Öcalan'a koordinatörlük' çıkışına sert ifadelerle karşılık verdi.

Öcalan'ın ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm bir hükümlü olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, Bahçeli'nin süreci başlatan 'Meclis'te konuşsun' davetine gönderme yaparak şunları söyledi:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne davet edildiğinde, kendisinin cezaevinde tutuklu olduğunu, Ankara’nın Aşağı Ayrancı semtinde oturmadığını, dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne gelebilmesi için öncelikle serbest bırakılmasının gerekli olduğunu anlatmıştım. Şimdi de kendisine bir görev tevdi edilmek isteniyor. Bunun öncelikle hukuken mümkün olmayacağını anlatmaya çalıştım. Bir hükümlüye, resmi bir görevin tevdi edilmesi hem uluslararası zeminde hem de kamu vicdanında Türkiye’yi zor duruma düşürür."

Öcalan'ın, süreci başından bu yana koordine ettiğini savunan Dervişoğlu, şöyle devam etti:
"Komisyonun kurulmasını talep eden Abdullah Öcalan, komisyonun İmralı Adası’nda kendisini ziyaret etmesini talep eden Abdullah Öcalan, hukuki zeminde birtakım yasal düzenlemelerin yapılması gerekliliğine işaret eden Abdullah Öcalan. Ama ‘Bu süreç, Abdullah Öcalan tarafından koordine ediliyor’ dediğimde de bana söylemedikleri laf bırakmadılar. ‘Süreci koordine eden Abdullah Öcalan söylüyor, siz yapıyorsunuz; o tak diye talep ediyor, siz de şak diye yerine getiriyorsunuz’ dediğimde bir yığın ithamın muhatabı haline getirilmiştim. Şimdi söylediklerim bir bir gerçekleşiyor."
'"PKK ağzıyla konuşmaya başladı"
Bahçeli’nin, PKK terminolojisi ile konuşmaya başladığını savunan Dervişoğlu, şunları söyledi:
"Barış süreci diyor. Türkiye bir savaşın içinde değil. Türkiye bir terörle mücadele gayreti içerisindeydi. Kurucu önderliği de koordinatörlüğü de buna dahil ediyorum. Başka bunun hukuki boyutu da var. Kelimelerimi mümkün mertebe seçerek kullanıyorum. Hem milletimizin yüreğinin incinmemesi hem de devletin aşınmaması için özel surette gayret gösteriyor.
Bu yapılan iş doğrudan doğruya suçu ve suçluyu övmektir. Türk, Kürt ayırmadan söylüyorum; 50 bin insanın katiline böyle bir misyonun yüklemiş olması hâli, aslına bakarsanız eksik bile söylüyorum, rezilliğin dik alasıdır. Böyle bir şey olamaz. Ayrıca bu o ağızlardan seslendirilemez.
Dolayısıyla bu milletin bir ferdi olarak böyle bir durum karşısında elbette ki birtakım tepkilerimiz olacak. Bunun da makul karşılanması lazım."
Gelişmeler karşısında sert konuştuğu şeklindeki yorumlara da değinen Dervişoğlu, "Ne konuşayım ben şimdi buna? Yumuşak mı konuşayım? Doğru iş mi yapıyorsunuz diyeyim? Suça seyirci mi kalayım? Ayıbın üstünü örtelim, ihaneti görmezden mi geleyim? Ben çıkıp, ‘İhanetin zaman aşımı yoktur. Cenabı Allah nasip ederse bütün bunların hesabını sizden soracağım’ diyorum. Bu sert bir ifade değil. Sarf edilmesi gereken cümleleri sarf ediyorum" açıklamasında bulundu.




