Nilüfer Belediyesi tarafından Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Alzheimer’ı Anlamak; Tanı, Tedavi, Psikolojik Yaklaşım ve Hasta Bakımı” başlıklı seminere Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, hekimler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Alzheimer ve demans konusunda hasta yakınlarına yol gösterecek bilgiler paylaşılırken, hastalığın farklı yönleri uzmanlar tarafından değerlendirildi.
ALZHEIMER’DA ERKEN BELİRTİLERE DİKKAT ÇEKİLDİ
Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, seminerin açılışında demansın bir şemsiye kavram olduğunu ve Alzheimer’ın bu grubun yüzde 55-60’ını oluşturduğunu belirtti.
Alzheimer’ın beyinde protein birikimiyle ortaya çıkan ilerleyici bir süreç olduğunu aktaran Bakar, hastalığın belirtiler fark edilmeden 15-20 yıl önce beyinde başlayabildiğini ifade etti. PET taramaları, kan testleri ve genetik incelemelerle erken dönemde önemli ipuçlarının yakalanabildiğini belirten Bakar, ilaç tedavisinin hastalığı tamamen ortadan kaldırmadığını ancak süreci yavaşlatabildiğini söyledi.
Bakar ayrıca, hekim önerisi olmadan ilaçların bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi ile yürütülen çalışmalara da değinen Bakar, Özlüce’deki mevcut merkezin yanına daha kapsamlı yeni bir bakım evi kazandırılması hedefini paylaştı.
HASTALIĞIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ: KORKU VE KAYGI
Seminerde “Alzheimer Hastalığının Psikolojik Yönü” başlıklı sunum yapan Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu, Alzheimer’ın yalnızca unutkanlıktan ibaret olmadığını vurguladı.
Zihinsel gerilemenin yanında korku, kaygı, şüphe ve davranışsal krizlerin de yaşanabileceğini belirten Sivrioğlu, hasta yakınlarının sıklıkla depresyonla karşılaştığını söyledi. Hastayı zorlamanın ve kalabalık ortamlara sokmanın huzursuzluğu artırabileceğini ifade eden Sivrioğlu; küçük hedefler belirlenmesi, gün ışığından yararlanılması ve sevilen müziklerle duyuların aşırıya kaçmadan uyarılmasının önemine dikkat çekti.
Hasta ile inatlaşmanın ve yaşanan hezeyanları mantık yoluyla düzeltmeye çalışmanın sonuç vermeyeceğini belirten Sivrioğlu, bakım verenlerin yaşadığı tükenmişliğe de dikkat çekti. Demans hastalarına bakım veren yakınlarda klinik düzeyde tükenmişlik ve depresyon oranının yüzde 60 civarında olduğunu ifade eden Sivrioğlu, bakım veren kişilerin kendilerine de zaman ayırması gerektiğini söyledi.
KİŞİ MERKEZLİ BAKIM VE EVDE GÜVENLİK ÖN PLANDA
BUÜ İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hicran Yıldız ise Alzheimer hastalarının günlük yaşamında uygulanabilecek bakım yöntemlerini anlattı. Her bireyin yaşam öyküsü, alışkanlıkları ve ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Yıldız, “kişi merkezli bakım” anlayışının önemini vurguladı.
Hastanın yapabildiği günlük işleri kendi temposunda gerçekleştirmesine izin verilmesi gerektiğini belirten Yıldız, karmaşık ifadeler yerine sade ve tek konulu cümleler kurulmasını, hastaya yanıt vermesi için zaman tanınmasını önerdi.
Ev içindeki güvenlik önlemlerine de değinen Yıldız; tutunma barları, kaymayan zeminler ve dengeli aydınlatmanın düşme riskini azaltabileceğini söyledi. Hastayı eve kilitlemenin veya tek bir odaya kapatmanın ise kaygıyı artırabileceğini ifade etti.
Alzheimer tanısı bulunan bireylerin yüzde 60’ının en az bir kez kaybolma riski yaşadığına dikkat çeken Yıldız, hastanın üzerinde güncel iletişim bilgilerinin bulundurulması ve fotoğraflarının hazır tutulmasının önemini vurguladı.
Program, katılımcıların sorularının uzmanlar tarafından yanıtlanmasının ardından Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ın konuşmacılara günün anısına hediye takdim etmesiyle sona erdi.




