TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Çerçeve Yasa'nın Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, yasada sürecin uygulanmasına yönelik üç ayrı "emniyet sibobu" bulunduğunu söyledi.

İLK EMNİYET SİBOBU: SİLAH BIRAKMA VE FESİH MGK TARAFINDAN TEYİT EDİLECEK

Kurtulmuş, yasanın yürürlüğe girmesi için terör örgütünün silah bırakması ve kendisini tüm unsurlarıyla feshetmesinin güvenlik birimlerince tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Bu tespitin ardından konunun Milli Güvenlik Kurulu'nda ele alınacağını ve kararın yayımlanmasıyla yasanın yürürlüğe gireceğini söyledi.

Kurtulmuş şöyle konuştu:

"Hazırlanan yasada üç tane emniyet sibobu yerleştirilmiştir yasanın içine. Bunlardan birisi, raporda kritik eşik olarak tanımladığımız, yani örgütün silahlarını bıraktığı, kendisini fethettiği, bütün unsurlarıyla kendisini fethettiği... E bunu biz tespit edecek değiliz. Bunun güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve güvenlik birimlerinin yapmış olduğu bu tespit, zaten rutin olarak Milli Güvenlik Kurulu'nda güvenlik meseleleri konuşuluyor. Milli Güvenlik Kurulu'nda konuşularak kararlaştırılması ve bunun yayınlanmasıyla birlikte yasa yürürlüğe girer."

Yasanın üçüncü maddesinde de aynı şartın yinelendiğini belirten Kurtulmuş, "Yani bir teyit ve tespit mekanizması olmadan ve bu da devletin en üst güvenlik birimi tarafından tespit edilmeden asla yasa uygulamaya girmeyecek. Bir, birinci emniyet sibobu mu" dedi.

İKİNCİ EMNİYET SİBOBU: DOSYA BAZINDA KARAR VERECEK KURUL

Kurtulmuş, ikinci güvenlik mekanizmasının ise yasayla oluşturulan kurul olduğunu söyledi. "Bunun bir genel af olmadığını" vurgulayan Kurtulmuş, kurulun her bir dosyayı ayrı ayrı değerlendireceğini belirtti.

Kurulun Cumhurbaşkanı yardımcılığında; Adalet, İçişleri, Milli Savunma ve Dışişleri bakanları ile MİT Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri ve MGK Genel Sekreteri'nden oluşacağını aktaran Kurtulmuş şöyle dedi:

"İkinci emniyet sibobu, bu bir genel af değildir diyoruz. Bir kurul koyuyor... kuruldu. Bu kurulun başkanlığını Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız yapacak. Adalet Bakanımız, İçişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Dışişleri Bakanımız, Milli istihbarat Teşkilatı Başkanımız, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterimiz, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterimizin olduğu bir yapı."

Kurulun, silahını teslim eden ve örgütsel bağının kalmadığını belirten kişilerle ilgili dosyaları tek tek ele alacağını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu yapı, bu bir genel af değil, tek tek her bir dosya hakkında; geldi, teslim oldu, silahını verdi, ben artık tamam sivil şeyin örgütsel bağım kalmadı dedi. Her bir dosyayla ilgili bu kurulda kararlar verilecek ve bu kurul verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek."

Kurtulmuş, kurulun gerekli görülmesi halinde idari, adli ve hukuki düzenlemeler yapılmasını teklif edebileceğini de belirterek, "Dolayısıyla ikinci emniyet sibobu budur" dedi.

ÜÇÜNCÜ EMNİYET SİBOBU: MECLİS'TE ÇOK PARTİLİ İZLEME KOMİSYONU

Kurtulmuş'un açıkladığı üçüncü mekanizma ise TBMM bünyesinde oluşturulacak izleme komisyonu olacak. Komisyonun bütün siyasi partilerin katılımıyla çalışmasının hedeflendiğini belirten Kurtulmuş, Meclis'in sürecin her aşamasını izleyeceğini söyledi.

Kurtulmuş üçüncü emniyet sibobunu şöyle anlattı:

YENİ Parti’den “birlik” mesajı: Özgür Özel’in arkasındayız
YENİ Parti’den “birlik” mesajı: Özgür Özel’in arkasındayız
İçeriği Görüntüle

"Üçüncü emniyet sibobumuz ise Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulacak, bütün siyasi partilerin de katılımıyla katılımının sağlanmasını ümit ettiğimiz bir izleme komisyonu. Bu izleme komisyonu vasıtasıyla da siyaset, meselenin her safhasını, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi her safhasını çok partili bir şekilde kontrol edecek, bir araya gelecek, toplantılar yapacak, sürece ilişkin tekliflerini ortaya koyacak ve bununla ilgili eğer kendi birtakım tespitleri varsa bunları da kurulla paylaşacak ve Türkiye kamuoyuyla paylaşacak."

"NASIL BÖLÜCÜ BİR YASA TEKLİFİ DENİLEBİLİR"

Kurtulmuş, üç ayrı mekanizmanın yasaya dahil edilmesini savunarak, düzenlemenin "bölücü yasa" olarak nitelendirilmesine tepki gösterdi. Kurtulmuş, yasanın Meclis'teki oylamasında 467 milletvekilinin kabul oyu verdiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

"Şimdi bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış, bütün emniyet sibopları ola ki en ufak bir eksiklik olmasın diye düşünülerek tasarlanmış olan bir yasa teklifine Allah aşkına nasıl bölücü bir yasa teklifi denebilir? Dolayısıyla siyasetten söylenebilir, bunu da, bunu söylerler. Ama bu siyasetten söylenenin hiçbir karşılığı olmadığı öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki oylamayla ortaya konulmuştur. 467 milletvekili çok büyük bir çoğunlukla bu yasaya evet demiştir. Milletimizin de kahir ekseriyetinin buna evet dediğini biliyoruz."

'AF YASASI' ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ

Sürece ve yasasına karşı olanların eleştirilerinden birisi de bu yasanın bir af mahiyetinde olduğuydu. Bu konu hakkında da açıklama yapan Kurtulmuş, eleştirilere şu şekilde yanıt verdi:

(Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan kurulu kast ederek)

Kurul, süreci bir genel af değil, tek tek her bir dosya hakkında; geldi, teslim oldu, silahını verdi, ben artık tamam sivil şeyin örgütsel bağım kalmadı dedi. Her bir dosyayla ilgili bu kurulda kararlar verilecek ve bu kurul verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek. Bu kurula da idari, adli ve hukuki düzenlemeler yapabilmeyi teklif etme yetkisi verildi. Yani sürecin içerisinde gerekli birtakım düzenlemeler olursa, kurul o günün şartları içerisinde, günün gerekleri içerisinde değerlendirecek.

ANAYASA MESAJI: PARLAMENTO BU MÜSAİT

İktidarın ve Erdoğan'ın uzun zamandan beri dile getirdiği yeni anayasa hakkında da konuşan Kurtulmuş, Meclis'in şu an buna müsait olduğunu ve yeni bir anayasanın da gerekli olduğunu savundu:

Yeni anayasa yapma Türkiye'nin boynuna borçtur. Siyasetin Türkiye'ye borcudur. Parlamento şu an buna müsait ve çok fikirli bir ortam var. Aritmetik olarak siyasi olarak uygun bir ortam var. Türkiye'de yeni uygun ve çağdaş bir anayasaya ihtiyacı vardır.

Hala 82 anayasanın ruhu orada durmaktadır. Vesayetin bir takım unsurları orada duruyor ve Türkiye bundan kurtulmalıdır. Türkiye'de siyasi iklim olgunlaşmıştır ve buna göre uygun ortam var.

"İSRAİL'İN PROVOKASYON YAPMA İHTİMALİ VAR"

Kurtulmuş, süreç için provokasyonlar karşısında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dış tehdidin olduğunu ve bunun İsrail kaynaklı olabileceğini kaydeden Kurtulmuş, zamanında Kürt sorunu için çaba gösterenlerin hedefe konduğunu, suikaste kurban gittiğini söyledi.

"Yani asla herhangi bir korku yaymak için söylemiyorum ama Türkiye'nin geçmiş tecrübelerinde, Allah rahmet etsin Turgut Özal zamanında, rahmetli Erbakan Hoca zamanında, daha evvel Demirel ve İn... şeyin de Ecevit'in de denemeleri var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde 2013'te denemeler var.

Türkiye hep bu terör örgütünden kurtulmak için siyasetçiler birtakım çabalar sarf etmiş. Ama bu sarf edilen iyi niyetli çabaların tamamına yakını birtakım şer odakları tarafından, bunu açık söylemek lazım, birtakım Türkiye düşmanı mahfiller tarafından, onların içerideki ve dışarıdaki unsurları tarafından akamete uğratılmış. Provokasyonlar yapılmış, suikastler yapılmış.

Yani Eşref Bitlis Paşa'nın suikastinden Uğur Mumcu suikastine, Bahriye Üçok suikastine kadar, rahmetli Özal'ın kongre salonunda kurşunlanmasına kadar, bütün bunlara baktığınız zaman, bunların hepsi Türkiye'de bir barış ve esenlik ortamı olmasın, bir kardeşlik ila nihaye tesis edilmesin diye gayret gösteren şer odaklarının eylemleri olduğunu biliyoruz.

Ne yazık ki bunların bir kısmı faili meçhul olarak kalmış. Dolayısıyla bunlara karşı uyanık olmak lazım. İlk sefer Türkiye'de, şunu rahat söyleyebiliriz, siyasi olarak, fikri olarak bu kadar büyük bir ittifak ortamı oluşmuştur. Bunun kıymetini bilmek lazım."

Kaynak: HALK TV HABER MERKEZİ