Kamu kurumlarında ter döken meslektaşları gibi aynı müfredatı anlatan, aynı pedagojik sorumluluğu üstlenen ancak "özel sektör"de özlük haklarından mahrum bırakılan binlerce öğretmen için yeni bir umut ışığı doğdu.
Kamuoyunda "yeşil pasaport" olarak bilinen hususi damgalı pasaportun, özel öğretim kurumlarında görev yapan eğitimcilere de verilmesi önerisi yeniden parlamentonun gündemine taşındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan yasa teklifi, ilgili komisyonda değerlendirilmeye başlandı. Düzenleme, özel sektörde çalışan öğretmenlerin de kamu çalışanlarıyla benzer haklara sahip olmasını hedefliyor.
10 YIL ŞARTI VE GÜVENLİK KRİTERİ

Hazırlanan teklife göre, özel okullarda en az 10 yıl boyunca görev yapmış olan öğretmenler bu haktan faydalanabilecek. Ancak bu hakka sahip olabilmek için belirli hukuki kriterlerin karşılanması gerekiyor. Teklifte, "devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör suçlarından kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan kişiler" kapsam dışında tutuluyor. Bu şartları taşımayan ve kıdem süresini dolduran her özel okul öğretmeni yeşil pasaport alabilecek.
"AYNI İŞİ YAPANLAR ARASINDA EŞİTSİZLİK VAR"
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın tarafından meclise sunulan teklifin gerekçesinde, eğitim hizmetinin Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir kamu hizmeti olduğuna vurgu yapıldı. Teklif metninde şu değerlendirmelere yer verildi:
"Eğitim hizmeti, Anayasa ile güvence altına alınmış temel kamu hizmetlerinden biridir. Bu hizmetin yürütülmesinde görev alan öğretmenler, ister kamu ister özel sektörde istihdam edilsin, aynı müfredatı uygulamakta, aynı pedagojik sorumlulukları taşımakta ve aynı nesilleri yetiştirmektedir. Mevcut uygulamada yalnızca kamu görevlisi statüsünde bulunan öğretmenlere hususi damgalı pasaport hakkı tanınmakta; özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler ise bu haktan yararlanamamaktadır. Oysa özel okul öğretmenleri de Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) denetimi altında görev yapmakta, kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim faaliyetini yerine getirmektedir."
ÇALIŞMA BARIŞI ZEDELENİYOR

Teklifte, mevcut durumun öğretmenler arasında ciddi bir ayrımcılığa yol açtığı ve çalışma barışına zarar verdiği belirtildi.
Eğitimde kalitenin artırılması ve öğretmenlerin uluslararası hareketliliğinin teşvik edilmesi açısından bu adımın kritik olduğu ifade edilirken, "Böylece eşitlik ilkesi ile kamu güvenliği arasında dengeli bir düzenleme yapılması amaçlanmaktadır" denildi.




