Türkiye'de binlerce hasta yaşamını sürdürebilmek için organ nakli beklerken, uzmanlardan organ bağışı konusunda farkındalık çağrısı geldi. 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Merlin Bozkurt, tek bir organ bağışçısının sekiz kişiye kadar hayat verebileceğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 32 bin 936 kişinin organ nakli bekleme listesinde bulunduğunu belirten Bozkurt, her rakamın arkasında yaşam mücadelesi veren bir insan olduğunu vurguladı. Organ bağışının yalnızca bir kişinin değil, çok sayıda ailenin hayatını değiştirebilecek önemli bir karar olduğunu ifade etti.

İnegöllü fotoğraf sanatçısı 137 ülke gezdi: Hedefi dünyayı müzeye taşımak
İnegöllü fotoğraf sanatçısı 137 ülke gezdi: Hedefi dünyayı müzeye taşımak
İçeriği Görüntüle

BİR BAĞIŞÇI SEKİZ KİŞİYE KADAR HAYAT VEREBİLİR

Türkiye'nin organ nakli konusunda önemli bir tıbbi altyapıya sahip olduğunu belirten Bozkurt, bu alandaki başarıların daha fazla hastaya ulaşabilmesi için bağışçı sayısının artırılması gerektiğini söyledi.

Organ bağışının bir hastanın yeniden yürüyebilmesine, görebilmesine ve sevdikleriyle daha uzun yıllar geçirebilmesine imkân sağlayabileceğini dile getiren Bozkurt, vatandaşları bağış konusunda bilinçlenmeye davet etti.

ORGAN BAĞIŞI KARARI AİLEYLE PAYLAŞILMALI

Organ bağışı kararının çoğu zaman ailelerin en zor anlarında verilmek zorunda kalabildiğine dikkat çeken Bozkurt, bu kararın önceden alınarak aile bireyleriyle paylaşılmasının önemine işaret etti.

Yoğun bakım süreçlerinde ailelerin büyük bir duygusal zorluk yaşadığını belirten Bozkurt, bağış kararının önceden paylaşılmasının süreci kolaylaştıracağını ifade etti.

BEYİN ÖLÜMÜ KOMA VE BİTKİSEL HAYATTAN FARKLI

Organ bağışı konusunda toplumda yanlış bilinen konular bulunduğunu belirten Bozkurt, özellikle beyin ölümünün koma veya bitkisel hayatla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Beyin ölümünün bağımsız uzman hekimlerden oluşan bir kurul tarafından bilimsel kriterlerle belirlenen, geri dönüşü olmayan kesin bir ölüm tanısı olduğunu hatırlatan Bozkurt, organların alınması sürecinin büyük bir titizlikle yürütüldüğünü söyledi.

Organ bağışında beden bütünlüğüne ve ailelerin hassasiyetlerine saygı gösterildiğini belirten Bozkurt, bağışın kaybedilen bir yakına duyulan sevgiyi azaltmadığını, aksine başka insanların hayatlarında iyiliğin devam etmesine vesile olduğunu dile getirdi.

18 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip bireylerin organ bağışı iradelerini e-Devlet üzerinden veya hastanelerin organ nakli koordinasyon birimlerine başvurarak beyan edebildiğini hatırlatan Bozkurt, bağış kararından vazgeçmenin de mümkün olduğunu ifade etti.

Bozkurt, 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası dolayısıyla vatandaşlara çağrıda bulunarak organ bağışı konusunun aile içinde konuşulması ve bağışçı olma seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: BÜLTEN