HABER: BURHAN KURTUŞMUŞ

İlber Ortaylı, 1963 yılının Eylül ayında, lise birinci sınıfı yeni bitirdiği dönemde çıktığı Bursa yolculuğunu anlattı. Zorlu bir eğitim yılının ardından sınavların bitmesiyle soluğu Bursa’da aldığını belirten Ortaylı, o günlerin Türkiye’sinde gençlerin kolayca otel bulamadığını hatırlattı.

1963’ün Bursa’sı: “Büyükannemin evi gibiydi”

Nilüfer’de 3 noktada yıkım
Nilüfer’de 3 noktada yıkım
İçeriği Görüntüle

O dönem Bursa’ya sabah çıkıp öğlen varıldığını, şehirde en az bir gece kalmanın adeta mecburi olduğunu aktaran Ortaylı, kenti şu sözlerle tasvir etti:

“Bursa büyükannemin evi gibiydi; temiz, ucuz, anane kokan.”

Henüz kalaylı tabaklarda döner kebap yenildiğini belirten Ortaylı, Uludağ’a çıkmanın başlı başına bir macera olduğunu ve şehri adım adım gezmenin tarifsiz bir zevk verdiğini ifade etti.

“Her sokağı ayrı bir büyüklük kokuyordu”

Bursa’nın her mahallesinin ayrı bir renk ve çekicilik taşıdığını vurgulayan Ortaylı, iki gece kaldığı şehirden ayrılırken doyamadığını söyledi. Çekirge’den şehir merkezine yaptığı yürüyüşü “dünyanın en zevkli turu” olarak tanımlayan tarihçi, Bursa’nın o yıllarda taşıdığı ruhun yeni bir devletin karakterini yansıttığını dile getirdi.

Ege Ovası’na doğru devam eden yolculuğunda duyduğu hayranlığı da paylaşan Ortaylı, genç yaşta Türkiye coğrafyasını keşfetmenin hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

“Bursa da İstanbul gibi eridi”

Bursa halkının misafirperverliğine ve Türkçesindeki kadim deyimlere dikkat çeken Ortaylı, bugün ise bu kültürel dokunun kaybolmaya yüz tuttuğunu ifade etti.

Bursa’nın, nüfus ve âdetler bakımından değişen yapısıyla eski kimliğini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu savunan Ortaylı, İstanbul’un yaşadığı dönüşüme benzer bir sürecin Bursa’da da görüldüğünü kaydetti.

700. Fetih yılında kritik uyarı

Bursa’nın 700. fetih yılına girildiğini hatırlatan Ortaylı, şehrin tarihî mirasının korunması gerektiğini vurguladı. Bugün Bursa’nın geçmişte yarattığı değerler sayesinde ayakta durduğunu belirten tarihçi, mevcut yapılaşma anlayışını ise sert sözlerle eleştirdi:

“O yarattıklarımız bir yerde altın yumurtlayan tavuğu kesmek gibi.”

Özellikle plansız yapılaşmaya dikkat çeken Ortaylı, isteyenin istediği yere bina yapmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Devlet önceliğiyle yapılan toplu konut projelerinin de kentin siluetini, trafiğini ve havasını olumsuz etkilediğini savundu.

“Derhâl ani bir planlama yapılmalı”

Ortaylı, Bursa’nın tarihî ve kültürel dokusunun korunabilmesi için acil ve kapsamlı bir şehir planlamasına ihtiyaç olduğunu belirterek çağrısını net bir ifadeyle tamamladı:

“Derhâl ani bir planlama yapılması gerekir.”

Tarihî mirası, kültürel dokusu ve doğal güzellikleriyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa için yapılan bu uyarı, kamuoyunda yeni bir tartışmanın da fitilini ateşleyecek gibi görünüyor.