Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partinin Kadın, Çocuk ve Aile Başkanlığı tarafından Denizli’de organize edilen "Atatürk’ün Kızları Buluşuyor" programında Türk kadınlarına hitap etti. Partisinin 18-24 yaş grubunda yüzde 20 ile birinci sırada yer aldığını ancak kadın seçmen oranının yüzde 26 seviyesinde kaldığını belirten Özdağ; sığınmacı politikaları, güvenlik, ekonomi ve sosyal haklara dair partisinin çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.
KADIN SEÇMEN ORANINI ARTIRMA VE SIĞINMACI UYARISI
Gençlerin partiye olan ilgisinin aileleri de etkilediğini vurgulayan Ümit Özdağ, kadın seçmen oranını yukarı çekmeyi hedeflediklerini belirtti. Kontrolsüz göç hareketleriyle Türkiye'nin Orta Doğululaştığını savunan Özdağ, bu durumun en çok kadınların Cumhuriyet ile elde ettiği kazanımları ve sokak güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Ülkedeki sığınmacı ve kaçak nüfusun gıda enflasyonu, kira artışları ve eğitim niteliğindeki düşüş üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Zafer Partisi lideri, sığınmacıların ve kaçakların kararlılıkla ülkelerine gönderileceğini yineledi.
ANNELERE 2 YIL İZİN VE ERKEN EMEKLİLİK MODELİ
Türkiye'deki doğurganlık oranının 1,4 seviyesine kadar gerilediğine dikkat çeken Özdağ, aile yapısını ve kadınları desteklemek amacıyla hazırladıkları yeni sosyal politikaları duyurdu. Zafer Partisi iktidarında anneler için doğum iznini 2 yıla çıkaracaklarını açıklayan Özdağ, ilk yıl tam maaş, ikinci yıl ise yüzde 70 maaş ödeneceğini kaydetti. Özel sektörde çalışıp bu izni kullanmak istemeyen kadınlar için ise doğurulan her çocuk başına 1 yıl erken emeklilik hakkı tanıyacaklarını dile getirdi.
KADINA ŞİDDETE KARŞI 6 AYDA BOŞANMA FORMÜLÜ
Kadına yönelik şiddetle mücadelede somut adımlar atacaklarını belirten Özdağ, boşanma davalarının uzun sürmesinin şiddet riskini artırdığını kaydederek yargılama sürelerini maksimum 6 aya düşürmeyi hedeflediklerini söyledi. Karakollarda psikolojik eğitim almış polislerin görev yapacağı aile içi şiddet birimlerinin yaygınlaştırılacağını ifade eden Özdağ; uyuşturucu ve sanal kumarla mücadelede ise zorunlu tedavi modelini içeren "Tertemiz Türkiye Projesi" ile toplum güvenliğini yeniden inşa edeceklerini vurguladı.




