CHP Grup Başkanı Özgür Özel, gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e destek amacıyla yurttaşlarla birlikte belediye binasına yürüyor.
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in gözaltına alınmasının ardından partililer, belediye önünde adalet nöbetini sürdürüyor.
Eylemlerin üçüncü gününde seçilmiş CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yurttaşlarla birlikte Kuğulu Park'tan Çankaya Belediyesi önüne yürüyüş düzenliyor.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Özel, yürüyüş ile ilgili "Siyasi kumpasları Başkent Ankara'mıza taşımak isteyenlere karşı yürüyoruz. Seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmak için egemenliğin sahibi olan milletimizle yürüyoruz. Rakiplerini hapse atarak engellemeye çalışan bu yozlaşmış kara düzeni reddediyoruz. Milletin coşkun akan selinin karşısında hiçbir güç duramayacak!" ifadelerini kullanmıştı.
NE OLMUŞTU?
11 Temmuz Cumartesi günü sabah saatlerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Hakkındaki kararı yurt dışında öğrenen Güner, akşam saatlerinde KKTC'den Ankara'ya uçakla gelerek Ankara Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı.
İşte yürüyüş boyunca yaşananlar...
"'ÇANKAYA'YA OPERASYONLA ÖZGÜR ÖZEL'İN CANINI YAKIN' DEDİĞİNİ BİLMEYEN YOK"
"Eğri oturup doğru konuşalım Sayın Erdoğan. İki senedir Ankara'da 'Çankaya'ya operasyon yapın, Çankaya'yı alın, Çankaya'ya operasyon yaparak Özgür Özel'in canını yakın' lafını duymayan, bilmeyen kimse yok." diyen Özgür Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sonuna kadar konuşacağız, eğri oturup doğru konuşacağız. Sonuna kadar Ankara'daki Başsavcı vekilleri, savcılar; 'Biz belediyelerin usulüne uygun denetimle önümüze gelen raporuna, dava açılmasına göre bakarız. Suçüstü olmadan, rüşvete suçüstü falan olmadan; iddiayla, gizli tanıkla, onunla bununla ne yapalım?' dediler diye yargıdaki çeteyi hedef aldılar.
Sonra atamalarda Ankara'ya yeni bir düzen kuruldu. O düzen, İstanbul'daki sistemin Ankara'ya getirmenin düzeniydi. Bugün Çankaya Belediyesi'ne yapılan operasyon bir siparişin, uzun süredir sipariş edilen bir kötülüğün hayata geçirilmesinden başkası değildir.
Şimdi buradan Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Rakibiz ya, rakibiz ya! Bir gün güç elinde olsa, elindeki güçle suçun günahın yokken ben gelsem; birer beyi evinden çocuğunun, eşinin önünde aldırsam, haksız yere içeri koysam; sırf sana kinimden, seni yenemedim diye, seninle baş edemedim diye evladına saldırsam, torununa saldırsam... Tövbe haşa yapmam, yapmayacağım!
Ama bu yapılırsa ne hissedersen Sayın Tayyip Efendi, onu hissediyorum şu anda, onu hissediyorum! Şuracıkta vicdan varsa, şuracıkta Allah korkusu varsa, şuracıkta yiğitlik varsa bırak Hüseyin'i; gel hesaplaş, Özgür Özel burada! Özgür Özel burada!"
YURTTAŞLAR SEL OLDU BELEDİYE ÖNÜNE AKTI
Kuğulu Park'ta başlayan yürüyüş, Çankaya Belediyesi önünde sona erdi.
Yüzlerce yurttaş eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşün ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve CHP Grup Başkanı Özgür Özel açıklamalarda bulundu.
Burada konuşan Mansur Yavaş, "Bugün basına yansıyan ifadelere baktığımız zaman herhangi bir suç barındıran ifadelerin olmadığını gördük." dedi.
ÖZGÜR ÖZEL'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Yavaş'ın ardından söz alan Özgür Özel ise belediye önünde bir araya gelen yurttaşlara şöyle seslendi:
"Bugün burada Çankaya Belediyesi'nin önünde; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımızla, Ankara'nın belediye başkanlarıyla, belediye meclis üyeleriyle, milletvekillerimizle, partimizin yöneticileriyle birlikte, burada bize destek veren, seçtiğine, seçme hakkına sahip çıkan çok değerli meslek örgütlerini görüyorum, sendikaları görüyorum, siyasi partileri görüyorum, dayanışma gösteren tüm kurumlara saygıyla teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.
Şimdi buradan, şimdi buradan kimseye değil, kimseye değil; Recep Tayyip Erdoğan'a bir hikaye, bir yaşam hikayesi anlatacağım. Sonra bugün ne yapmaya çalıştığının, bunun ne anlama geldiğini kendisine tarih önünde şerh düşerek bırakacağım.
"Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanır. O Hüseyin, o Hüseyin Ankara Hukuk'ta hem derslerine çalışır hem dışarıda, dışarıda kendisini okutan, büyüten annesine yardımcı olmaya çalışır. O Hüseyin Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni dereceyle, en üst dereceyle, en kısa sürede iftiharla bitirmiştir.
O Hüseyin'in aklı halen savcılıktadır, hakimliktedir. O dönemde darbe girişimi olmuş, Adalet Bakanlığı makamları, 3500 kadro boşalmış ve 20 bin aday hakimlik savcılık sınavına girer. O Hüseyin, bizim Hüseyin, Can Hüseyin, Hüseyin Can Güner o zorlu sınava girer, 20 bin aday arasından 114. olur.
Hüseyin mülakata girer ve mülakatta elenir. Bunun üzerine, bunun üzerine çok üzülür, çok kahrolur. Biz Hüseyin'i Meclis'e gelişinden gidişinden, bize gönüllü danışmanlık edişinden, hukuk konularında genç yaşına rağmen çok önemli bilgisinden, birikiminden biliriz. O gün Adalet Bakanı, bugünkü AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül'dür. O zaman bakanlar Meclis'tedir, salondadır. Yanına varırım, derim ki: 'Bu Hüseyin böyle büyüdü büyüdü buraya geldi. Ankara Hukuk'u dereceyle bitirdi. FETÖ'cü olsa anasını kurumda tutar mıyız? PKK'lı olsa anasını kurumda tutar mıyız? Sizin Bakanlığınızın maaşından, kursağından ekmek geçen, devletin ekmeğiyle büyüyen, anası halen daha cezaevinde infaz koruma memuru olan bu çocuktan Adalet Bakanlığı neden çekinir?' derim. En yüksek puanı alanı nasıl eler?
Şaşırır Adalet Bakanı. Not alır Adalet Bakanı. Sonra bu konu çok konuşuldu. Sonra bir kez daha, bir kez daha mülakat yapıldı. Bu mülakatta daha çok, bir kez daha sınav yapıldı, daha çok öğrenci katıldı. Hüseyin daha iyi bir derece yaptı ama sonuçta yine ikinci mülakatta elendi.
Sonra, dinlesinler, sonra ombudsman raporu, ombudsman raporu Meclis'te görüşülürken Şeref Malkoç orada. Raporda not var, diyor ki: 'Adalet Bakanlığı'nın sınavlarında mülakatta subjektif kriterler uygulanması tenkit konusu olmuştur.' Çıktım kürsüye, anlattım bu hikayeyi Sayın Malkoç'un huzurunda. Dedim ki: 'Bu meseleyi acaba Kamu Başdenetçiliği binasında mı konuşursunuz, yoksa damadınız Adalet Bakanı ile mi? Çünkü damadınız Abdülhamit Bey.'
Ben bu hikayeyi anlattığımda 'Vah vah, daha iyisini mi bulacağız? Bu kadar eğitimli, yetişmiş, annesi Bakanlığım mensubu, daha iyisini mi bulacağız?' demişti de bir mekanizma yine de daha da yüksek puan almasına rağmen Hüseyin'i bir daha alıp elemişti. O Hüseyin avukat oldu. Bütün davalarımı ona verdim.
Şimdi o Hüseyin, ben Genel Başkan olunca; her yerde adayları, Ankara'da başkanım çalıştı, anketlerle çalıştı, milletin dileğiyle çalıştı. Ve Ankara'da sadece Çankaya'da ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanları gece yatınca, yastığa başını koyunca gözüne uyku girmesi için Çankaya'yı öyle sakat değil; 1. Meclis'i, 2. Meclis'i, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, partisini ve partilerin genel merkezlerini, Çankaya Köşkü'nü ve Anıtkabir'i Çankaya Belediye Başkanı'na emanet ederek uyuruz."
"PARTİMİZİ ALAMAZSAK YENİ YOL AÇIP İKTİDARA YÜRÜRÜZ"
Yürüyüş esnasında gazetecilerin sorularını yanıtlamayı sürdüren Özgür Özel, yeni parti söylentileriyle ilgili de konuştu.
"Önceliğimiz partimizi geri almak" diyen Özel, "Eğer alamazsak bugün gençlerin yaptığı gibi yeni bir yol açarız ve oradan iktidara yürürüz" ifadelerini kullandı.
KAYYUM KARŞITI PANKART İLE POZ VERDİ
Yürüyüş esnasında Özgür Özel'in, eylemde "Atamızın partisine kayyum kabul etmiyoruz! Kurultay istiyoruz"ifadelerinin yer aldığı bir pankart taşıyan yurttaşı yanına çağırarak poz verdiği görüldü.
YURTTAŞLAR CADDEYE SIĞMADI
"Hain Kemal", "Kurtuluş yok ya hep beraber ya hiçbirimiz" ve "Özgür Türkiye, özgür gelecek" sloganlarının da atıldığı yürüyüşe katılan yurttaşların caddeye sığmadığı görüldü.

YÜRÜYÜŞ BAŞLADI
Özgür Özel'in basın mensuplarına verdiği demecin ardından yurttaşların yoğun katılım sağladığı yürüyüş başladı.
Yürüyüş boyunca yurttaşlar "Hüseyin Başkan yalnız değildir", "Susma sustukça sıra sana gelecek" gibi sloganlar attı.
"PARTİMİZİN EVLADINA SAHİP ÇIKMAYA GELDİK"
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e destek amacıyla gerçekleştirilen yürüyüşün başlangıç noktası olan Kuğulu Park'ta yurttaşlarla bir araya geldi. Özel'e yurttaşların yoğun destek verdiği görüldü.
Güner'in hesap vermeyeceği bir şey olmadığını vurgulayan Özel, "Buraya; partinin seçildiğinde 30 yaşında olan, ömrü gençlik kollarında mücadeleyle geçmiş, 18 yaşını doldurduğu günden beri partili olan partimizin evladına sahip çıkmaya geldik" dedi.





